Welcome, Guest. Please login or register.
23 Feb 2020 - 05:59:55
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: İş 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: 1 ... 11 12 13 [14] 15 16 17 ... 21
Author Topic: İş  (Read 84606 times)
riketsia
forummorum
Sr. Member
****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 876



View Profile
« Reply #195 on: 21 Jul 2012 - 19:58:59 »

şeker pm attım.. çokda konuşmak istemiyorum bu konuyla ilgili.
herkesin hakkında hayırlısı olsun.
Logged

McGiven
Sr. Member
****
Offline Offline

Posts: 946


Naber?


View Profile
« Reply #196 on: 22 Jul 2012 - 05:13:30 »

ben de suna takildim, herkes fikrini soyluyor ama dogru ama yanlis. bu fikir, baskasina mantikli gelmedi diye neden sacmasapan oluyor?
Logged

o konuda stern'e ben de çok kırgınım
Kensai
2. En Azılı Blazers Düşmanı
Global Moderator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.992



View Profile
« Reply #197 on: 22 Jul 2012 - 14:26:13 »

babuş, orada yazan paragrafı "fakirler görgüsüzdür" ana fikrine indirgeyebilen muhteşem zekalar her şeyi götlerinden anladıkları için zihinlerine sığdıramadıkları şeyleri saçma sapan olarak değerlendiriyor ve bari şuna iki laf sokuşturayım da millet çocuğu koydum zannetsin moduna geçiyolar. yapıcak bişey yok, sonuçta senin söylediğinin anlamı, karşıdakinin algılayabildiği kadar. böyle genel ülke ortalamasının üstünde bi ortamda söylesen bile aradan bi çürük yumurta çıkıyor.
Logged
absolutue
Newbie
*
Offline Offline

Posts: 144


View Profile
« Reply #198 on: 22 Jul 2012 - 14:51:18 »

Quote
fakir kesimin ezici çoğunluğu bu durumun hükümetten/yönetimden kaynaklandığını bilecek kadar bilgili, görgülü, eğitimli insanlardan oluşmuyor da ondan...

şu yukarıdaki cümleden ben, fakirlerin ortadaki durumu anlayacak kadar bilgilerinin, görgülerinin, eğitimlerinin olmadığını ve senin gibi eğitimli insanlar gibi durumu anlayamadıkları  anlamını çıkarıyorum. ve diyorum ki sen adamlara bu şekilde cahil muhamelesi yaparsan bir ömür boyu da seni dinlemezler. neyse dediğine göre yanlış anlamlar çıkarıyormuşum. yapacak birşey yok. çürük olduğum için hep bunlar.

edit: daha da mesaj yazmayayım. sekerford' un yazdıklarına kısmen katılıyorum bende. benim derdim şu: madem ortada bahsettiğiniz bir kesim var.gidip bu kesimle birlikte örgütlenmek yerine bunlara bok atıp, sizin yüzünüzden böyleyiz denmesine tepki gösteriyorum. meseleyi de çok uzattım. kusura bakmayın..
« Last Edit: 22 Jul 2012 - 15:53:41 by absolutue » Logged
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #199 on: 22 Jul 2012 - 15:19:14 »

Çıkarttığın anlam doğru zaten, bunun aksini iddia etmek bana mantıksız geliyor. Nasıl oluyor, halk cahil mi gibi gereksiz geyiklere girmenin ötesinde kesinlikle cahil olduğunu söylememiz lazım. Ama bunu siyaseten değil, hayatın her alanında görüyoruz ve örneklendiriyoruz sürekli. İşte pikniğe giderken ağaç dibi arayan ve piknik bitince ağaç dibine çöplerini bırakanlar, işte kırmızı ışığın neolduğunu bilmeyen sürücü ve yayalar, işte elektriği kaçak kullanana küfür edip kendisi nasıl kaçak kullanırım diye yollar arayanlar vs. Siyaseten de örneklerimiz; işte dini kendi mezhebine sıkıştıran din kodamanları, işte ırkını hepsinin üstünde gören milliyetçiler, işte ben atatürkçüyüm devrimciyim deyip bir devrimi bir ilkeyi anlamayan okumayanlar vs.

Bunları burda konuşuyoruz, tartışıyoruz ama bir yerde bir şeylerin hakkını vermek lazım. Yaşayanların yarısından fazlası ilkokul mezunu ver her türlü görüşten birşey bilmeyen insanlar bir şekilde belli pozisyonlarda çalışıyorlar hatta. Kusura bakmayın ama bu kişilerin geçtim ülke yönetimini, kantin işletmesini bile beceremeyecek adamların peşinden gitmesini eleştiririm.

Ha burda "cahil" diye adlandırdığımız küme, kimleri kapsıyor bununda sınırlarının iyi belirtilmesi lazım. Karşısındakini cahil diye nitelendirenlerin de pek öyle farklı bir düşünce yapısında olmadıklarını görmek üzücü. Görünen, "cahil bunlar" diyenlerin seçeneğininde pek farklı bir noktaya gitmeyecek olması aslında kople bir cehaletin göstergesi.

Herhangi bir tarafı gözetmiyorum gerçekten, siyasetende konuşmak istemiyorum fazla ama geçmişini bilmeyen, ülkesindeki olayları belli bir süzgeçten geçirememiş, dünyadaki bilimsel gelişmeleri takip etmeyen, dünyadaki demokrasi adımlarını analiz edemeyen, bencil, sinirli, gazete dahi okumayan, okuduğunu da anlamayan bir toplum; muhafazakarına yobaz, milliyetçisine faşist, sosyalistine anarşist kominist der ve bununda ötesine gidemez zaten.

Özetle; diğer gelişmiş ülke toplumlarının hepsinin kesinlikle zeki ve eğitimli olduklarını söyleyemem, lakin kardeşim bir hırsızlık var ise bir adaletsizlik var ise onların bukadar sessiz kalmayacağını çok iyi söylerim. Toplumumuz eğitimsizdir cahildir ve neyazıkki üniversite okumayla da bu cehaletin kaldırılamayacağını görmek çok üzücü
Logged

BlackandWhite
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.307


Sefasini surduk;cefasini cekeriz


View Profile
« Reply #200 on: 22 Jul 2012 - 19:30:56 »

   Turkiye de secimlerde verilen oylar,tamamen hayat gorusu veya etnik kimligine goredir. Cok partili secimlerden beri,bu is boyledir.Insanlar dusunceleri yapisina gore oy verirler.Hani sen,cahil,gorgusuz kafasiz dersin karsisina;ama senin verdigin oyda o adamla ayni dogrultudair.Sende projeyi ikinci kisma atarsin,hayat gorusune gore oyu verirsin. Zaten secimlerde bunun alanen gostergesidir. Her kesimin oy orani bellidir ve onun ustune cikamaz.Sadece partilerin oldugu kesimdeki,parti sayisina bakar oy bolunmesi

    Eger ortada bir yanlis var ise, karsi tarafi korlukle cahillikle suclayanda ayni seyi yapiyor,diger kesimde. Ozelte "tozum kadar beyazsin" a giriyor is. Yoksa olayin ne siyasetindeyim,ne de baska seyinde. Sadece en nefret ettigim sey"Kibir" e tepkim
Logged

<br /><br /><br />
tolgatmac
Full Member
***
Offline Offline

Posts: 665


JoRdAn


View Profile
« Reply #201 on: 22 Jul 2012 - 21:53:36 »

şu cahillik konusunda üniversitede yaşadığım bir olay aklıma gelir hep.5-6 arkadaş bir akşam evde toplanmıştık.her zamanki gibi muhabbet iskambil oyunları falan derken bir an konu siyasetten açıldı.yakın tarihle ilgili işte 80 darbesi kenan evren'den falan konuşmaya başladık bir arkadaşla.

sonra diğerleri biz tartışırken bön bön bakmaya başladılar.sonra  onlara da konuyla ilgili sorular sormaya başlayınca yakın tarih konusunda hemen hemen hiçbir şey bilmediklerini farkettim.80 darbesini kenan evreni falan az çok isim olarak bilen var da konu 1960'a veya 1971' gelince veya adnan menderes kimdir veya çok partili seçimlere kimin döneminde geçildi?.93 yılında ne oldu kimlere suikast düzenlendi sivas'ta ne oldu falan diye sorunca ortamda büyük bir bilgisizlik,cahillik işte (veya adına ne derseniz) olduğunu gördüm.ki bu adamlar üniversite sınavında ilk 15000'e girmiş kafası çalışan adamlardı.hani derinlemesine bilgi sahibi olmasını kimseden beklemem ama oy kullanan insanların en azından bilgisi ve yüzeysel de olsa bir fikri olması gerektiğini düşünmüşümdür hep.

sonradan tabi bu konularla çok ilgiili,çok bilgili sürekli muhabbet ettiğim arkadaşlarım da oldu ama sayıları çok az açıkcası.

şimdi istanbul'da sokağa çıkıp 1960'da türk siyasi tarihi açısından hangi olay olmuştur veya büyük ortadoğu projesi nedir diye 100 kişiye sorsam kaç kişinin doğru cevap verebileceğini hep merak etmişimdir.veya anadolu'nun bir köyünde.bana yüzde 30-40'ı geçmez gibi geliyor.
« Last Edit: 22 Jul 2012 - 21:54:41 by tolgatmac » Logged
TiMert
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 1.677


Kawh-I Believe


View Profile
« Reply #202 on: 22 Jul 2012 - 22:35:38 »

Günümüzde ne kadar istismar edilse, anası bilmem ne yapılsa da demokrasiye ve onun gereklerine inanıyorsak, siyasi partiler arasındaki mücadelenin de bu zeminde olması konusunda hem fikir olmalı herkes. Zamanında anayasalar yapılırken tartışılmış mesela, bugün Aysun Kayacı ile dalga geçiliyor, ancak o günün en büyük hocalarından bazıları "oy vermek belirli kesimlerin hakkı olsun" diye önermeler sunabilmiş. Buna rağmen 61 döneminde bu anlayış kabul görmemiştir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu "köylü milletin efendisidir" diyebilen bir adamken sen "köylüler oy vermesin" önerisiyle gelemezsin veya yöneticileri seçme hakkını belli bir sosyal veya akademik düzeye , belli sınıflara indirgeyemezsin. Keza partiler de bu işe böyle yaklaşmalı, hamama giren terler. O bulgur dağıtıyorsa sen pirinç dağıt. Hee sıkıntı şurda, 2008'de kapatılma eşiğine gelen, devlet hazinesi yardımından mahkum bırakılan bir parti kendine devlet partisi rüştü yapıştırıp maddi manevi bütün imkanları seferber ederek haksız rekabete yol açıyor. Onun miting yaptığı gün hastaneler pastaneler kapatılıyor... Esas tartışmamız, yoğunlaşmamız gereken nokta burası. Ve tabi ki insanlarımızın bir avuç pirince muhtaç durumda olması veya kasten o durumda bırakılıyor olması.

Türkiye'deki bir diğer problem de demokrasinin sınırının çizilebilir olması. Daha doğrusu, iktidarın verdiği kadar demokrasiye sahip olmamız. Anayasa veya yasaların öngördüğü kadar değil... Burada yasama organının kudretini tartışmıyorum, ancak bazı hakları bu millet kendisi kazanmadığındandır sanırım, ne kullanmasını biliyor, ne de kıymetini. 5000 senedir "lider" ile yönetilmişsin, sonra liderlerin lideri gelmiş, bu hakkı sana devretmiş. Sen de aptal gibi apışıp kalmışsın. Bekliyorsun ki hala gelip birileri beni yönetsin, birileri bana hakkımı versin, beni yaşatsın... Oysa bu insanların yetkisi bizzat senden kaynaklanıyor. Mert'in söylemek istediği konu ve bizim vatandaşımızın kavrayamadığı nokta işte burası bence. Batılı hesap sorar gibi bakarken liderine, bizim insanımız hesap verir gibi bakıyor. Ondan sonra da adam çıkıp istediğine istediğini yapma hakkını kendinde bulur tabi. Bir güzel bunların hukuki zeminini de oluşturur, istediğini içeri atar, istediğine ihale atar, istediğini de milyoner yapar. Sen de bön bön bakarsın.
Logged
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #203 on: 23 Jul 2012 - 16:21:00 »

Yalnız bana da söylenmiş gibi bir şey hissettim. Kimse kusura bakmasın, bunun kibirle falan alakası yok. En çok eleştiriyi zaten muhalefet kanadına yapıyorum. Yoksa, şöyle yapılmış böyle edilmişe girersek yönetim nezdinde sabaha kadar yazarım konuşurum.

Kesinlikle bazı arkadaşların belirttiği gibi olayın temeline gelinmesi lazım. Geçmişte, 100 yıl kadar önce bu adımlar atılmaya çalışılmış. 1940 lara kadr devam etmiş. Sonra işlerin bozulduğu, yapılan eğitim kalkınmasının yapılamadığı gözlenmiş. Çünkü kurulan sistemin temelinde iktidarını halkın temellerine dayandırır isen doğru yolu bulman mümkün oluyor. Bunun başı cahil diye nitelendirdiğimiz köylünün eğitim meselesi. Elbetteki bunun karşısında mücadele edilecektir, bu da çok normaldir. Bunları yapmak için gerekli devrimsel adımların devamı gerçekten gelmemiş.

Tolga, bunu çok partili döneme getirsede ondan da evvelki dönemde yapılanların tutmadığı bazı bilimsel kaynaklardan okuyarak gözlemlediğimi söyleyebilirim. Mesela burdan da tavsiye ettim mi bilmiyorum Prf. Mediha ESENEL in Geç Kalmış Kitap isimli eserinde bir toplum bilimci olarak 1940-50 arası köylerde araştırmalarını yansıtmış. Hala gelen adama koyun kesen, avul zurnayla karşılayan beyim beyim diye götünde gezen toplumun devam ettiğini yazmış. Birşeyler yanlış gidiyor, ilerisi iyi değil demiş 1940 ta mesela.

İlkönce eğitimsizlik tabi, imkansızlıklar ve bilinçli bir toplum yetiştirmek için yapılan uğraşların çok etkisiz kalması halkı başkalarının eline düşürmüş. En önemli olay mesela tarihte toprak reformlarının yapılması. Ağalığın ve feodalitenin kaldırılmaması benim gözümde. Çok partili dönemde, bu reformları yapacak bakanlıkların başlarına kimlerin geldiğine baksanız neden buradayız anlarsınız zaten. Mecliste, "toprak reformu komunist sistemde vardır, neyapacak köylü toprağı" diyen bakan olur mu? Halk bu adamları destekler mi veya neden destekler? Tabi toplum bilimcilerin bunları incelemesi lazım gerçi incelemiş okuyan anlıyor.

Uzun oluyor ben yazıncada neyse artık, bazı şeyleri siyaseten olduğu için giremiyorum ama kendisi demokrasi istemeyen, reform talep etmeyen, okumak istemeyen, rüşvetle tanıdıkla işini görmeye çalışan, kadın-erkek eşitliğini talep etmeyen ve eleştiri kültürü olmayan bir yapıdayız. Bunların toplum tarafından talep edilmesi gerekmekte ki yapılması zor olan bu şeyler bir başarıya dönüşsün. Ama tabii sabahtan akşama kadar yazalım, konuşalım talep edilmeyen şey için mücadele etmek her geçen zaman daha da zorlaşıyor. Yanındakine haksızlık yapıldığında susmak erdem olmuş bizde. Konuşan dik başlı olmuş.

Aklıma geldi, Mediha hanım amerikaya okumaya gittiğinde doktora için bir anısını anlatmış 1935 lerden. Bir gün hoca derse gelmemiş, beraber gittiği türk arkadaşları ders boş diye sevinirken, diğer öğrenciler "biz bu derse para ödedik, hoca gelmek zorunda neden gelmiyor" diyerek sanırım sitem edip şikayette bulunmuşlar. O zaman, öğrencilerin bu hareketinden dolayı şaşırmışlar bizde hala (1940 lar için söylüyor) öğrenciler öğretmen derse gelmediğinde sevinirler diye eklemiş. İşte yaklaşık 100 yıl sonra, liseyi falna geçin hadi doktora derslerinde ki durum aynıysa demek ki olmamış dayı eğitimde birşeyler eksik kalmış.

Ben çok uzun yazarım buralara nasıl geldiğimizide buraya uygun olmayacağı için siz yazdıklarımdan anlarsınız. İşadamlarının desteklediği, feodal ağaların desteklediği partiler diyim hadi herzaman yine aklıma geldi Mumcunun 1975 tespiti vardır bu konuyla alakalı ama yazamıyorum buraya neyse artık
Logged

nats
Guest
« Reply #204 on: 23 Jul 2012 - 23:43:00 »

Genel olarak Şeker abiye katılmakla birlikte aslında olayın temelinden daha da aşağıya inmek gerekir. Her ne kadar günümüz gelişmiş toplumların, özellikle Avrupa ülkeleri, belli bir eğitim seviyesine ulaşıp bugünkü modern hallerini almış olsalar da şuanki yapılarını daha çok ekonomik yatırımlara borçlular bence. Ticareti, iş hayatını ve hayatı yorumlama şekilleri bizim çok üzerimizde ve bu yetiyi eğitimden almıyorlar. Daha çok orta çağ sonrası oluşturdukları ekonomik kültürden alıyorlar.

Tolga'nın değindiği bilgisizlik cahillik olayı emin olun her toplumda var. Bugün okuma yazma oranı ve kişi başına düşen gazete oranı Türkiye ile karşılaştırılmayacak kadar yüksek olan ABD'de sokağa çıksanız, geçtim 50 yıl önceki tarihlerini 2003 Irak işgalini bile hatırlamayanlar var. Kendi ülkesini haritada gösteremeyen de. Ve bu insanlar belli bir ekonomik güce ve saygınlığa sahip insanlar. Görece az olmasına rağmen Avrupa'da da var. Fakat eğitimden önce oluşturmuş oldukları ekonomik yapı bugün belli bir duruşa sahip olmalarının en büyük etkenlerinden biri. Ayrıca bunu temelleri de 500-600 yıl önce atıldı.

Türkiye ise bu noktada henüz çok ham. Biz kendi ülkemizde orta çağın modern halini yaşıyoruz. Cahillikten ziyade organize olmuş bilgisizliğin sıkıntıları var şuan bu toplumda. Ceza koyucunun ve uygulayıcının soyut bir kavram olduğunu düşünüp hayatını ona göre şekillendiren çoğunluk durumundaki zümreye bunu kullanıp rant sağlayacak yöneticiler gelirse demokratik toplum anlayışı yok olur. Hee şöyle de bir gerçek var, herkesin demokrasinin en büyük taraftarı olarak gördüğü Atatürk bile insanları bir düzene sokmak için demokrasinin son derece yanlış bir yönetim sistemi olduğunu görüp, anti demokratik davranmıştır. Hatta belli bir düzen oluşturduktan sonra kontrollü olarak çok partili sisteme geçmiş, 1 sene içinde ne yapıyorum ben diyerek vazgeçmiştir. Çünkü görmüştür ki, inanç değerleri ve alışkanlıkları böyle olan bir toplumun demokratikleşme şansı eğitim ve türevi araçlarla mümkün değildir. Hatta bu bütün dünyada böyle olmuştur yüzyıllar boyu. İşte Hristiyan toplumlar bunu ekonomiyle sağladı. Şöyle ki, bugün demokratikleşmenin kilometre taşı olarak gösterilen köleliğin kaldırılması bile, aslında feodal yapıyı güçlendirmek adına yapılmış dahice bir hamledir. Toprak ağasına ailesi ile birlikte10 birim maliyeti olan köleyi sözde özgür bırakarak onu taşeronlaştırmış, hem üzerindeki fazladan yükü atmış hem de elindeki ekonomik güç sayesinde köleyi daha rahat sömürmüştür. Dolayısıyla artık demokratik toplum, Avrupa şöyle, ABD böyle demenin örnek göstermenin hiçbir mantığı yok. Zira şu aralar Türkiye'ye de uygulanan model bu. Önce ekonomik olarak bir seviyeye ulaştığını hissetti insanlar, tüketebildiğini gördü. Şimdi çıkıp güneydoğuyu, doğu'yu Karadeniz'i örnek gösterip bu mu ekenomik rahatlık diyen arkadaşlar olacaktır ama o arkadaşların tavsiyem, ÖTV'nin zirve yaptığı, petrolün uyuşturucudan pahalı olduğu bir toplumda dışarıdaki arabaları gözlemlemelerini isterim.

Belli bir dünya düzeninin olduğu, belli zümrelerin ülkeleri parmağında oynattığı şu zamanlarda ki, bunun tarihi 500-600yıl öncesine dayanıyor. Kimse eğitimli, cahil karşılaştırması yapmasın. Düzene uyum sağlayan ve sağlayamayan olarak ayrılacağız. Ya aslında çok var yazacak şey. Din olgusunun etkisi özellikle, bu modern torak ağalarının ılımlı islamı kullanarak sadece Türkiye değil, hem enerji kaynağı hem de süper bir tüketim pazarı olan doğu coğrafyasını etkileyip hem ekenomik çarkın durmasını engellemek hem de inanılmaz rant peşinde koşmaları. Fırsat olsa yüz yüze konuşulacak şeyler işte.
Logged
Kensai
2. En Azılı Blazers Düşmanı
Global Moderator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.992



View Profile
« Reply #205 on: 24 Jul 2012 - 05:17:20 »

Eğitim ve ekonomik kalkınma birbirini destekleyen konular zaten. Eğitim düzeyin arttıkça ekonomik durumun gelişir, ekonomik durumun iyileştikçe eğitim düzeyini arttırabilir veya daha kaliteli eğitim alabilirsin. Bu yüzden eğitime harcanan paraya acımaz batı toplumu, geri dönüşü olacağının neredeyse garantisi vardır oralarda. Ancak bizim gibi ülkelerde, ülkenin en iyi okullarından mezun olsan, bilmemkaç dil bilsen..vs bile kazanacağın para piyasadaki rekabet şartlarına göre belirlenir ve bu şartları senin gibi donanımı olmayan adamlar çok aşağılara çeker. İşverenin işin nasıl yapıldığını değil, işin yapılıp yapılmadığını umursadığı, global pazarda rekabetçi olduğun hemen her piyasada kalite değil, ucuzluk sunduğun bir ortamda senin donanımın, yaptığın işin kalitesi çok arka planlarda kalır, ne kadar iş yaptığın önemsenir. Senin yaptığın iş miktarını daha düşük kalitede ancak çok daha ucuza yapan adamlar iş bulurken kalifiye adamlar işsiz kalır. Bu durum kalifiye elemanın iş bulabilmek için kalite standartlarını düşürüp ucuza çalışmasına yol açar. Zamanla kaliteli iş yapacak adam bulamayacak hale gelirsin. Zira o adamlar ya mesleki deformasyonla sıradan elemanlardan farksız hale gelmişlerdir, ya değerlerini buldukları ülkelere yelken açıp senin yüzüne bakmayacak durumdadırlar, ya da biraz şanslı adamlarsa onlar da İşveren sınıfına dahil olmuşlardır.
Logged
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #206 on: 24 Jul 2012 - 05:37:55 »

Negüzel yazdınız lan peşimden teşekkür ediyorum gerçekten. Tabii fırsat olsada konuşabilsek bu konuları. Gerçi, biz etrafımızda konuşuyoruz da birşey olmuyor. Etrafımda ki farklı siyasi cepheden arkadaşlara birçok tartışma dalında fikir alışverişim oldu ama daha siyasi paritsini değiştirene rastlamadım "hadi ya" deyip.

Ben şeyi merak ediyorum, bundan 20 yıl sonra ülkenin geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? Arada kalan ve karşı cephedekierin durumu tahmininiz ne olacak? Hiçbirşeye karışmamak ve basit bir işle uğraşmayı ben genel olarak gerçekten düşünüyorum. Açık konuşayım muhtemelen mühendis veya benzeri bir işte çalışmayacağım gibi duruyor sanırım. 20 yıl boşa okudum gerçekten de belkide ve birkaç kişiyi çok pis dövesim var
Logged

nats
Guest
« Reply #207 on: 25 Jul 2012 - 01:14:32 »

Bence sıkıntılı dönemler yeni başlıyor. Zira öyle bir coğrafyada öyle karışık bir toplum içinedeyiz ki, bu din dil ırk köken olarak da böyle, iç savaşa ya da karışıklığa gebeyiz. Hele ki, tarihin dereinliklerine baktığımızda 17 devlet kuran bir milletin 16'sının aynı sebeplerden yılılmış olduğunu da düşünürsek. Üstüne, bulunduğumuz coğrafya dünyanın en değerli bir yandan da en lanetli alanı. Batı ile doğu arasında sıkışmış toplumların coğrafyası. Hem ekenomik, hem de siyasi istikrarsızlık kaçınılmaz. Burda Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarını uzun vadede etkileyecek şey küresel sermaye ile nasıl geçindiği ve bunun yanında Arap havzasını nasıl dengeleyeceği olacak bence. Belli başlı azınlıkların da rahat etmesi için, iç dinamiklerin rayına oturması için malesef şu istihbarat örgütü felaket olan iki belki üç ülkeyle iyi geçinmek zorundayız ki, hükümete karşı cepheler de rahat etsin, hükümet de rahat etsin. Zira küresel sermaye radikal islamı da yobazlığı da sevmez.
Logged
mutu1314
Newbie
*
Offline Offline

Posts: 37


View Profile
« Reply #208 on: 3 Jan 2013 - 17:46:37 »

İş sebebi ile Çerkezköy'e taşınma ihtimalim var. Çerkezköy nasıl bir yerdir? Kiralar ne seviyededir? Nerelerde ev tutmalıyım? Sosyal hayat ve İstanbul'a ulaşım konusunda bilgi verebilecek forum sakini var mıdır?
Logged
HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.152

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #209 on: 3 Jan 2013 - 18:34:23 »

Askerlik sebebiyle Çerkezköy'de bulunmuştum. Asker çerçevesinden bakıp değerlendirme ihtimalim yüksek ama en azından 1-2 yorum yapabilirim sanırım. Öncelikle Esenler-Çerkezköy arası otobüsle 45 dakika falan sürüyodu. Tabi Mahmutbey gişelerden sonra İstanbul'a ulaşım tamamen iki ucu açık bir değerde olduğu için ulaşımı düşündüğün saatlerde bu sürede değişken olabilir ama 45 dakikalık süreç az çok aklında bi fikir oluşturabilir sanırım. Tekirdağ'ın kendisinden daha büyük ilçesi Çorlu'ya falanda yarım saat uzaklıkta diye hatırlıyorum. (evet rapor ve istirahat almak için Çorlu asker hastanesine gidecekler listesine adımızı yazdırıp, 1 günü yerdik, ne günlerdi be!) Sanayinin hızla arttığı bi yer ve iş imkanları oldukça artış gösteriyo diye biliyorum son dönemde. Çerkezköy'ün zaten nüfusu belirli seviyede olduğundan merkeze yürüme mesafesindeki tugaydan askerlerin hafta sonları akın akın şehri işgal ettiklerini tahmin etmek çok zor değil. Sosyal hayat konusunda da son dönem değişiklikleri nedir bilmiyorum ama 1-2 outlet center dışında elle tutulur bi mekan olduğunu da hatırlamıyorum. Ha tabi Çerkezköy'ün ücra köşelerine yapılan dağ-tepe! manzaralı villalarda kumar-fuhuş ortamında eğlenceli sosyal ortamlar yaratılıyo olabilir ama askerken götümüz yemedi tabi oralara gitmeye açıkça söylemekte fayda var...
Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
Pages: 1 ... 11 12 13 [14] 15 16 17 ... 21
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: İş « previous next »
    Jump to: