Welcome, Guest. Please login or register.
23 Jan 2019 - 02:38:02
Google
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Tatil / Gidilecek Mekanlar 0 Members and 2 Guests are viewing this topic. « previous next »
Pages: 1 ... 20 21 22 [23] 24
Author Topic: Tatil / Gidilecek Mekanlar  (Read 84916 times)
tricktir
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 1.079



View Profile
« Reply #330 on: 21 Oct 2014 - 15:07:13 »

bir dahak, sefere yazın budva,kotor tarafına gitmeni tavsiye ederim
yazdım abi kafama eyvallah
Logged

başarılar gelir geçer asaletin bize yeter
http://twitter.com/tricktir
http://astrakhanatoly.blogspot.com/
mc
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 2.214


View Profile
« Reply #331 on: 2 Feb 2015 - 19:16:58 »

ufak bir update geçeyim:

zlatni bik ve burger house bıraktıkları yerden devam ediyorlar. burger house'un burgeri hala hayatımda yediğim en iyi burger, ass ripper diye bir de sos getirmişler dükkana, sırbistan'da yetişen dünya çapında acı biberlerden yapılan bir sos. mazoşistlik kıvamında acı severlerin denemesini tavsiye ederim.

berliner diye bir bistro açılmış, son dönemlerin çıkıştaki mekanlarından biriymiş. rezervasyon yok, dolayısıyla ilk gelen oturuyor. biz cuma akşamı 6 çeyrek gibi girdik mekana, aşağı yukarı bir yarım saat barda takılmak zorunda kaldık, daha sonra bir yere çökebildik. sırp microbrewery'si kabinet'ten envai çeşit alman birasına kadar, şehrin standartlarına göre geniş bir bira yelpazesine sahip bir mekan. yemek olarak da sadece sosis ve tavuk kanat servis ediyorlar. ben 450 gram sosis ve aşağı yukarı bir o kadar da patates kızartmasından oluşan trojka isimli tabağı sipariş ettim. fiyatı 750 dinar, sosis de çok iyiydi; ama patates kızartması sanırım hayatımda yediğim en iyi patates kızartmasıydı. mekanın öyle çok ahım şahım bir şeyi olduğunu düşünmüyorum; ancak değişik bira içmek için gidilebilir.

plastik'te bir olay yaşandı bir de ben oradayken; mekana birileri alınmamış, herifler de geri arabayla gelip kapıyı taramışlar, o sırada da vestiyerde ayakta duran bir türk (26 ya da 27 yaşında) kaza kurşununa hedef olmuş, en son yoğun bakımdaydı ben dönerken. sırp basınına böyle yansıdı olay, böyle bir mevzunun önlemini almak pek mümkün değil; ama bunu duyan nişanlım, "e plastik gibi yerler zaten içeri alınmayıp, mekanı tarayabilecek ayarda tiplerin uğradığı yerler" diye yorumladı olayı. kulağınıza küpe olsun.

bir de toplu taşımayla ilgili; sağda solda hep toplu taşımanın bedava olduğuna dair şeyler görüyordum sürekli. ben önceki mesajımda da belirtmiştim, toplu taşıma bedava falan değildi, sadece kontrolör piyasada yoksa bedavaydı. bu durum da artık böyle değil, daha doğrusu otobüse motobüse binerken biletinizi cebinize koyun mutlaka, çünkü gözümüzün önünde bir kız tutuklandı (!) sırf bileti olmadığı için ve otobüsünden tramvayına her bindiğimiz toplu taşımada da kontrol vardı istisnasız. tatsız bir sürprizle karşılaşmayın sonra.
Logged
tricktir
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 1.079



View Profile
« Reply #332 on: 10 Oct 2015 - 03:08:21 »

Kasımda hafta sonu iki günlük bir Zagreb planı var, var mıdır daha önce gidip gören tavsiyesi olan. Hazır Nisan'a kadar schengen var iki gün git kafayı boşalt dediğiniz yerler varsa da yeni fikirlere açığım. Gezmiş görmüş abilerden tavsiyeler beklenir.  Afro
Logged

başarılar gelir geçer asaletin bize yeter
http://twitter.com/tricktir
http://astrakhanatoly.blogspot.com/
blastrula
Forum Amirali
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 6.005


Respect My Authoritaaaahh


View Profile
« Reply #333 on: 11 Oct 2015 - 00:58:52 »

Zagreb'te hiç durmadan Rastoke üzerinden Plitvice Ulusal Parkı'na gitmeni öneririm.
Logged

Run, live to fly, fly to live, do or die
Run, live to fly, fly to live. Aces high.
Saban
Pelikan
Moderator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.699


Brow 💖 Boogie


View Profile WWW
« Reply #334 on: 11 Oct 2015 - 02:46:02 »

Kasımda hafta sonu iki günlük bir Zagreb planı var, var mıdır daha önce gidip gören tavsiyesi olan. Hazır Nisan'a kadar schengen var iki gün git kafayı boşalt dediğiniz yerler varsa da yeni fikirlere açığım. Gezmiş görmüş abilerden tavsiyeler beklenir.  Afro

Schengen varsa Prag da olabilir, hele kış döneminde filan oteller de ucuzlar iyice, bir haftasonunda rahat rahat kafa dağıtılır.
Logged

BlackandWhite
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.307


Sefasini surduk;cefasini cekeriz


View Profile
« Reply #335 on: 14 Oct 2015 - 15:26:47 »

wingoda balkanlara sahane kampanya var 320 lilaya gider donersiniz
Kacirmayin eger o tip bir dusunceniz var ise
Logged

<br /><br /><br />
HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.150

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #336 on: 3 Jun 2016 - 14:16:24 »

Malum, Belgrad bu topiğin son sayfalarını domine etmiş durumda. Başta MC'nin çooook değerli yorumları olmak üzere bir çok arkadaşın tavsiyeleriyle bizde 5 günlük bi Belgrad patlattık. Yanımızda ufaklıkta olduğu için Old City bölgesinden pek fazla dışarı çıkmayıp, gece hayatını da otomatik olarak pas geçtik, o yüzden yorumlarım daha çok lokal olacak. Mutlaka gidilmesini önerdiğim Belgrad için hazırladığım rehber 1-2 kişi dahi olsa umarım birilerine yardımcı olabilir...

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İlk konu ulaşım ve konaklama; konaklama konusunda verebileceğim en iyi tavsiye olarak, şehrin Old City bölümü yani Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği aşağıdaki haritada gezilecek rakamların bol olduğu, yarım adanın bulunduğu bölgeyi söyleyebilirim. Taksim ve çevresini andıran Old City bölgesindeki çoğu eski bina ev sahipleri tarafından daireler restore edilip modern bir şekilde dekore edilerek genellikle 1+1 apart şeklinde kiralanıyor, apartların şehir merkezinde olmasından dolayı da konaklama ve ulaşım oldukça rahat ve kolay yapılabiliyor.

Seyahatleri genelde booking.com üzerinden gerçekleştirdiğimiz için yine oradan bulduğumuz ve oldukça memnun kaldığımız http://www.booking.com/hotel/rs/apartments-petra.tr.html Petra Apart’ı tavsiye edebilirim. Yorumlar ve puandan da görebileceğiniz üzere oldukça güzel bir apart. Yeri, * haritada 7 numara ile gördüğünüz Cumhuriyet Meydanı olarak geçen yani bir nevi şehrin tam merkezinin 1-2 sokak aşağısında, Skadarska Caddesinin hemen başında yer alıyor. Özellikle akşam yemeği için tercih edilecek restoranların çoğuna rezervasyon yaptırmanın az çok gerekli olduğu düşünülürse evdeki telefonla mekanları daha öncesinden arayıp rezervasyon yapıp kapıda kalma durumunu yaşamamış olursunuz. Kalınacak yer konusunda daha detaylı araştırmayı size bırakıyorum, booking.com ve airbnb.com.tr adresinden kesenize ve zevkinize göre oldukça güzel apartlar bulabilirsiniz.

Nikola Tesla Havaalanından şehir merkezine ulaşım için 72 numaralı, bildiğimiz halk otobüsü seçeneğini bir kenara bırakırsak 2 farklı seçenek mevcut. İlki tahmin edileceği gibi taksi. Biz şehre gidişte macera arayıp birazdan anlatacağım diğer seçeneği denedik ama taksi konusunda havaalanı kapısından çıkışta yer alan taksi kontuarına gidip gideceğiniz yerin adresini verirseniz size bir fiş verip ödeyeceğiniz fiyatı yazıyorlar, sizde taksiciye bunu verip İstanbul’daki turistler gibi tokatlanmamış oluyorsunuz. Her yerde olduğu gibi Belgrad’ın bazı taksicileri de turistleri çarpmak için yer aradıkları ve daha şehre yeni adım attığınızdan dolayı mesafe ve ücretleri bilmediğinizden dolayı taksi seçecekseniz bu yöntemi denemeniz faydanıza olacaktır, ha yok ben taksiciyle yaka paça pazarlık yaparım diyorsanız onun keyfini de size bırakıyorum tabi. Havaalanına dönüşte küçük bir pazarlıkla 15 EUR yani 2.000 Dinar gibi bir ücrete gittik ki bu rakam bence 1.500 dinara kadar rahatlıkla çekilebilir. Ulaşım için diğer bir seçenekte havaalanı kapısından çıkar çıkmaz sola döndüğünüzde göreceğiniz A1 numaralı midibüs şeklindeki transit araçlar. Şehir merkezine yaklaşık 30 dakikada ulaşan ve son durağı olan Slavija’ya kadar arada sadece 2-3 durakta duran A1 hatlarına kişi başı 300 dinara binebilirsiniz. Son durak olan Slavija’dan Old City bölgesindeki çoğu yere tramvayla aktarım yapabilirsiniz ama elinizde çok bavul vs varsa ve 3-4 kişilik bir grup halindeyseniz benim önerim fazla maceraya girmeden taksi ile gideceğiniz yere kadar gitmeniz olacak. Bu arada hem A1 hattı hem de şehirdeki diğer tüm ulaşım araçlarında biletleri araç içinde şoförden veya büfe kıvamında hemen her köşede yer alan “kiosk” lardan alabilirsiniz.

Bilet olayından bahsetmişken Sırbistan’da Dinar geçerli. Havaalanında hem otomatik change-exchange makinaları hem de ofisler mevcut. Ama işin güzel tarafı Sırpçası “Menjacnica” olan change ofisleri Old City bölgesinde hemen her sokakta bulabilirsiniz o yüzden havaalanında tüm paranızı dinara gömmenize gerek yok, ihtiyaç oldukça bozdurup harcamanız daha mantıklı olacaktır.

Ne yapılır ne edilir faslına ufaktan giriş yapacak olursak, bir defa şehir genel anlamda düz, gezilmesi tavsiye edilen yerlerin arası da maksimum 30-45 dakika civarında olduğu için bol bol yürümenizi tavsiye ederim. Şehir denizden oldukça uzak olmasına rağmen şehrin tam göbeğinden geçen ve hatta kesişen Tuna ve Sava nehirleri şehri hem güzelleştirip hem de kurak havadan çıkartıyor. Ve tabi en güzeli şehrin gerçek anlamda yemyeşil olması. Bu yüzden herkesçe gezilmesi tavsiye edilen ilk yer, haritada yarımadanın tam ucunda kalan Kalemegdan (Kale Meydan) Parkı. Bahsettiğim yeşillik bizdeki gibi “buyur burayı da çimen yaptık işte ama basmayın çünkü yassak” gibi dımdızlak bir yeşillik durumu değil, tamamı asırlık ağaçlarla dolu göz alabildiğine uzanan park ve yeşillikler. Hava da güzelse Kale Meydan’da birkaç saat rahatlıkla geçirebilirsiniz, şehrin diğer taraflarında yapacağınız yürüyüşlerden sonra gerek çimlerin üstü gerekse banklarında dinlenmek büyük huzur veriyor.
Kalemegdan: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d8375754-Reviews-Festung_Kalemegdan-Belgrade.html

Tüm iç duvarları mozaiklerle kaplı St. Petka Şapeli, hemen yan tarafında yer alan, dışı tamamen sarmaşıklarla kaplı ve adını önündeki güllerden alan Rose (Gül) Kilisesi ve hayvanat bahçesi de Kale Meydan’ın içinde yer alıyor. Yalnız, Şapel ve Kilise sanırım bilenler gelsin düşüncesi de olabileceği için kolaylıkla karşınıza çıkabilecek bir yerde değil, en kolay tarif olarak Kale Meydan Teras Restoranın girişinin olduğu sokakta olduğunu söyleyebilirim. Yine Hayvanat Bahçesi de Kale Meydan’ın içinde yer alıyor, giriş ücreti yanılmıyorsam kişi başı 400 dinar (10-11 TL gibi)
St. Petka Şapeli: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d600441-Reviews-Saint_Petka_s_Chapel-Belgrade.html
Rose Kilisesi: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d536409-Reviews-Church_of_the_Holy_Mother_of_God_Crkva_Ruzica-Belgrade.html  
Belgrade Zoo: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d324046-Reviews-Belgrade_Zoo-Belgrade.html

Haritada Kale meydan ile 7 numaralı Şehir Merkezini birbirine bağlayan caddenin adı Knez Mihajlova (6 no). İstiklal Caddesi tadındaki caddenin 2 tarafında mağazalar var, yeme konusunda 1-2 tavsiyeyi de bu cadde çevresinde vereceğim. Caddenin ortasında göreceğiniz sebillerden gönül rahatlığıyla su içebilirsiniz…
Knez Mihajlova: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d550326-Reviews-Knez_Mihailova-Belgrade.html

Haritada 8 numaralı bölge Skadarlija ve bölgenin en ünlü caddesi de Skadarska. Şehrin nadir yokuşlarından biri ve taşlı bir yol, sokağın 2 yanında özellikle akşamları oldukça hareketlenen bar ve restoranlar mevcut.
Skadarlija: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d536408-Reviews-Skadarlija-Belgrade.html

Yine haritada 9-12 numaralarda yer alan Sava Katedrali ve Tesla Müzeleri 7 numaralı şehir merkezine en fazla 20-25 dk yürüme mesafesinde olan ve ziyaret edilebilecek yerlerden bazıları. Sava Katedrali dünyadaki en büyük Ortodoks katedrali ama kaba inşaatının restorasyonu bitse de iç tarafın tamamen sıva halinde olmasından dolayı içi bomboş bir katedral olarak çok bir numarası olduğunu söyleyemem. Yürüyerek 5 dakika mesafedeki Tesla Müzesi’de 2 katlı bir bina. Tesla’nın icatları ve kişisel eşyalarına ait sergi ve gösterim sadece giriş katta gerçekleşiyor ve giriş bilet ücreti kişi başı 500 dinar. Öncelikle yarım saate yakın Tesla’nın hayatıyla ilgili bir film gösterimi oluyor daha sonra da icatlarıyla ilgili 1-2 küçük gösteri. Müze ve katedral ziyaret edildiğinde haritada Tesla Müzesinin biraz üst tarafında kalan Tasmajdan (Taş Meydan) parkında da soluklanıp, ağaçların arasında takılabilirsiniz.
Sava Katedral: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d550310-Reviews-St_Sava_Temple_Hram_Svetog_Save-Belgrade.html
Tesla Müze: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d1584393-Reviews-Muzej_Nikole_Tesle_Nikola_Tesla_Museum-Belgrade.html

Benim asıl önerim ise birkaç saatlik güzel bir aktivite olarak şehir merkezine yaklaşık 5 km mesafedeki Ada Ciganlija. Sava Nehrinin üstünde yer alan bu Ada gerçek bir spor ve doğa cenneti. Zamanın da Tito’nun halkı için yaptırdığı bu Ada’yı ve insanların spor sevgisini görünce Yugoslavya’dan miras olarak Sırp’ların neden spor konusunda başarılı olduklarını anlamak mümkün. Ada üzerinde göz alabildiğine golf sahaları, yan yana 3 er 5 er adet futbol ve basketbol sahalarını ve hatta beyzbol oynayanları bile görmek mümkün. Ve daha da güzeli, Sava Nehri ile Ada’nın karşılıklı plajları var, zaten 2 sahil birbirine paralel ve muhtemel aralarında 200 mt gibi bir mesafe var, plajlarda güneşlenen ve suya girenlerle, suyun üstündeki kulvarlar arasında kürek çekenleri de görebiliyorsunuz. Zamanı denk getirildiğinde bu bölgede yapılan kürek yarışlarını izlemek te mümkün. Ada’ya gidileceği gün için önerim bizim yaptığımız şekilde bisiklet kiralayarak hem gidiş yolunu keyifli hale getirmek hem de oldukça büyük bir alanda yer alan Ada’nın çoğu yerini daha rahat gezebilmek. Haritada 5 numara ile gösterilen Prenses Ljubica Evi’nin Kale meydan ile kesiştiği bölümün Sava Nehri kıyısında kalan bölgesinin adı Beton Hala. Nehir kıyısında sıra sıra şık ve gerçekten keyifli mekanların yer aldığı bu bölgedeki restoranlara daha sonra değineceğim. Ada’nın içinde bisiklet kiralanacak yerler var ama şehir merkezinde konaklayanlar için Knez Mihajlova caddesi yürüyerek 10 dk mesefadeki Beton Hala’nın bulunduğu yerdeki bisikletçiden kiralamak çok daha mantıklı olacaktır. Beton Hala’dan Ada’ya yürüyüş mesafesi 1.5 saat civarında olacağı için o kadar yolu yürümek yerine nehrin hemen kenarından giden manzaralı yoldan bisikletle çok daha hızlı bi şekilde adaya ulaşmak bence en mantıklı tercih. Ada içinde de bisikletle yine yeşilliklerin içinde gezip, plajların bulunduğu bölgedeki kafelerde oturmak, bir şeyler içmek ve yine aynı yoldan geri dönmek Ada’da geçireceğiniz süreye göre birkaç saatinizi alacak keyifli bir aktivite olacaktır.
Ada Ciganlija: https://www.tripadvisor.com.tr/Attraction_Review-g294472-d324043-Reviews-Ada_Ciganlija-Belgrade.html

Bunların dışında bizim vakit ayıramadığımız için gidemediğimiz şehrin Zemun tarafı da (Sava nehrinin sol tarafındaki yarımada) Tuna nehri kıyısındaki birkaç şık restoranıyla ün yapmış durumda. Old City bölgesi daha çok Taksim-Cihangir atmosferini andıran eski binalar ve turistlerle dolu iken Zemun bölgesi daha çok yerli halkın yerleşiminin olduğu bölge olarak biliniyor. Gezip görmediğim için yanlış bilgilendirme yapmak istemem ama o bölgeye de vakit ayırmanız durumunda 2 restoran için oldukça iyi duyumlar aldığımı söyleyebilirim;

Salon 5: Steak,ördek, tatar bifteği ve tiramisunun tavsiye edildiği şık restoran bir apartman dairesi içinde olduğu için adresi bulsanız da doğru zili bulmak için biraz uğraşmak gerekiyor sanırım  https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d6219116-Reviews-Salon_5-Belgrade.html
Saran: Tuna nehri kıyısındaki lüks restoran da özellikle deniz mahsülleri tavsiye edilmiş. Çocuklu aileler için pek konforlu olmadığı ve rezervasyonun şart olduğu de özellikle belirtiliyor
https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g1898555-d1097824-Reviews-Saran-Zemun_Belgrade.html

Yavaş yavaş denediğim restoranlarla ilgili yorumlara sıra geldi sanırım ancak daha önceden de uyardığım gibi özellikle akşam yemeği için bazı restoranlara rezervasyon konusunu tekrar hatırlatmak isterim, yeme-içme fiyatları oldukça uygun olduğu ve turist sayısı da oldukça yoğun olduğu için sokak arasındaki birçok mekan dahi yoğun ilgi görebiliyor, sonra pişman olmayın. Benim önerim, ya bizim kaldığımız gibi apartın telefonu varsa gideceğiniz mekanları 1-2 gün önceden arayıp rezervasyon yapın veya şehri dolaşırken gördüklerinize gündüzden uğrayıp akşam için yer ayırtın. Yemek konusundaki tavsiye ve denemeleri tamamen karışık yazıyorum, daha çok kaldığımız süreçte ziyaret etme sırasına göre yazmaya çalıştım bunun dışında herhangi özel bir sıralama yok…

Burger House: Burger sevgimden dolayı şehre gelmeden önceki araştırma ve tavsiyelerden de yola çıkarak ilk gün öğlen yemeğinde tercihim Burger House oldu. Knez Mihajlova caddesi üzerinden Kale Meydan’a doğru giderken “Beba Kids” tabelasını gördüğünüz sokaktan sola girdiğinizde solda birkaç dükkan ileride mekanı görebilirsiniz. 150 gr et ve 200 gr etin olduğu 2 çeşit burger var. Bu burgerlarda da domates, turşu, özel soslar gibi malzemeler sabit, isterseniz bunların içinden çıkartma yapabilirsiniz tabi. Menünün sağ tarafında ise eklemek isteyebileceğiniz diğer malzemeler var ki bunlar cheddar, mantar, bacon gibi aslında olmazsa olmaz seçenekler. 200 gr etin olduğu Big Burger’i seçip ekstra malzemelerden de full+full porsiyona girmenizi gönül rahatlığıyla öneririm. Bunların dışında mozarella sticks ve patates kızartması gibi yancıları zaten söylemiyorum, özellikle kabuğu soyulmadan kızartılan parmak patatesler benim gerçekten çok hoşuma gitti. 1 adet 200 gr (2 ekstra malzemeli) burger+ 1 adet 150 gr (2 ekstra malzemeli) burger+ 4 adet mozarella sticks+ patates kızartması+2 kola için 1.650 dinar yani 45 TL hesap ödedik ki gerek lezzet gerekse hesap konusunda TR ile karşılaştırılamaz diye düşünüyorum.
Burger House: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d4458196-Reviews-Burger_House-Belgrade.html

Berliner: Akşam yemeği için Sava Nehrinin en yukarısında yer alan köprünün hemen altı olan Brankova bölgesindeki Berliner’i tercih ettik. Bistro-pub havasında mekan Sava Nehri kıyısında olduğundan dolayı nehir manzarası karşısında uzun süre vakit geçirilebilir diye düşünürken, bir arka sokakta yer aldığını ve bodrum katı gibi basık bir mekan olduğunu görünce ilk hayal kırıklığımı yaşadım açıkçası. Yine de ön yargı olmasın lezzet konusu ön plandadır deyip, okuduğum yorumlardan yola çıkıp sosis, kanat, patates ve bira denedik. Menünün yanılmıyorsam 4-5 sayfası biradan oluşuyor. İçim kolaylığı ve tadı sebebiyle en sevdiğim bira olan Hoegaarden’in TR’de 33 cc’liğinden başka boyutu bulunmazken burada 50 cc’lik büyük bardakta servis edilenini bulmak büyük keyifti ama keşke daha soğuk servis edebilselerdi, bir diğer hayal kırıklığı da bu oldu diyebilirim. Tavuk kanat konusunda acılı, sade, barbekü soslu, vs gibi çok çeşit mevcut, biz barbekü sosluyu tercih ettik, ortalama üstü lezzet te diyebilirim ama yanında servis edilen patates kızartmasının çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Sosis, domuz etinden olduğu için tercih etmeyenler olabilir, yorum yapacak kadar da kayda değer lezzeti olduğunu söyleyemeyeceğim. Sonuca bakıldığında yolunuzun üstündeyse 1-2 bira vs içmeye uğranabilir, onun dışında fazla esprisi olmayan bir mekandı. 1 adet 33 cc’lik yerel bira Jegen, 1 adet 50 cc’lik Hoegaarden, 1 adet sosis (yanında patatesle servis ediliyor) ve 1 kanat tabağına (yanında patatesle servis ediliyor) 1.735 dinar yani 47 TL hesap ödedik.
Berliner: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d7378830-Reviews-Berliner-Belgrade.html

Red Bread: Sabah kahvaltısı için tercih ettiğimiz mekan Skadarlija caddesinin paralelinde ki caddede yer alan Red Bread oldu. Belgrad’da “Pekara”lar yani bizdeki adıyla pastaneler dışında kahvaltı için farklı alternatif bulmak pek kolay değil, o yüzden Red Bread türünün ender örneklerinden ve en başarılılarından kesinlikle. Mekanın dekorasyonu ve çalışanların ilgisi çok iyiydi. 1 adet mantarlı omlet, 1 adet muzlu pancake, 1 adet yumurta tabağı ve 1 adet mozarella lı tost yedik. Yanında da bizdeki atom meyve sularına benzer çeşitli meyve karışımlarından yapılan taze meyve sularından denedik. Öncelikle yiyip içtiğimiz her şeyin lezzeti çok çok başarılıydı. Mekanla ilgili eksi puan verebileceğimiz tek şey, aslında Belgrad’ın genel sorunu olan kapalı alanlarda sigara içme mevzusu. Çocuklar için oyuncak, mama sandalyesi vs bile düşünülen mekanın kapalı kısmında az sayıda da olsa birilerinin sigara içmesi ister istemez rahatsız edebiliyor, bunun dışında lezzet olarak kesinlikle tavsiye ediyorum. Yukarıda saydıklarımız için toplam 2.000 dinar yani 55 TL hesap ödedik ama 2 adet taze meyve suyunun 900 dinar olduğu düşünülürse diğer yediklerimiz lezzet/performans olarak çok çok başarılıydı bence.
Red Bread: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d6691516-Reviews-Red_Bread-Belgrade.html

Gradska: Öğle yemeği için tercihimiz diğer restoranlardan daha farklı bir bölgede, Old City’nin kuzeyindeki siteler arasındaki parkta yer alan Gradska’ya merkezden 15 dk yürüyerek ulaşılabiliyor. Yine tavsiyelerin dışına çıkmayarak restoranın spesiyali güveçte mantarlı dağ kuzusu ve kaymaklı patatesi denedik. Öncelikle porsiyonlar gerçekten oldukça büyük o yüzden güveç ve patates 2 kişi için oldukça doyurucu. Bizdeki kuyu kebabı mantığı gibi 3 saat boyunca güveçte mantar ve sebzelerle birlikte yavaş yavaş pişirilen dağ kuzusu gerçekten yumuşacık ve oldukça lezzetli. Patates ise kızartma şeklinde değil, elma dilim olarak haşlanarak ve üzerinde bölgeye has bir lezzet olan kaymakla birlikte ikram ediliyor. Yemekten sonra da yerel erik rakısından denedik. Tadı bizdeki rakıdan çok farklı olmasa da sunumu oldukça ilginçti, deney tüpüne benzer bir tüpte sek olarak servis ediliyor ve soğukluğunu korumak için içi buz dolu büyük bir bardakta içim bitene kadar muhafaza ediliyor. 1 adet kuzu güveç, 1 adet kaymaklı patates, 2 adet 50cc’lik bira ve 1 erik rakısı için 1.730 dinar yani 47 TL hesap ödedik ki fiyat/performans anlamında bence en başarılı yerlerden biriydi, çalışanların ilgi ve güler yüzünü de düşündükçe kesinlikle tavsiye ediyorum.  
Gradska: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d6954644-Reviews-Gradska-Belgrade.html

Toro Latin Gastrobar: Akşam yemeği için tercihimiz Kale Meydan’ın Sava Nehri kıyısında kalan tarafında, yan yana şık restoranlardan oluşan Beton Hala bölgesinde yer alan Toro. Mekanın ambiyansı, müzikleri, hizmeti, güler yüzü ve lezzeti gerçekten çok başarılı. Akşam saatlerinde güneşin batışı eşliğinde lezzetli bir şeyler yemek için kesinlikle tavsiye ediyorum. Bölgede gece klüpleri de olduğu için, Toro’da yiyeceğiniz yemeğin üstüne, zaman geçtikçe artan müziğin sesiyle gerçekten birlikte oldukça lezzetli kokteyllerden de içerek Belgrad gece hayatına yatay geçiş için hazırlıkları tamamlayabilirsiniz. Yalnız uyarayım, rezervasyon yaptırmayı kesinlikle unutmayın, hava güzelse dış mekan için yaptırmanızı da özellikle belirteyim. Başlangıç olarak soslu karides ve baharatlı kalamar denedik. Karidesin lezzeti sosun biraz gerisinde kaldığı için çok iyi diyemem ama sebze ve baharatlarla süslenen kalamar gerçekten lezzetliydi. Yemeklerden önce servis edilen kendilerine özgü ikram aperatiflerde aynı şekilde oldukça orijinal lezzetlerdi. Ana yemek olarak ta yine ekte fotosu olan Toro Steak tercih ettik. Belgrad’da “kötü et” e denk gelme şansı hemen hiç yok zaten ama iyi et yemek için işin sırrının da pişirmeden geçtiğini bilinir. Pişirme tercihinize göre tam istediğiniz kıvamda pişirilen, yanında patates kızartması, zeytinyağı ve pişmiş soğanla birlikte servis edilen kocaman ve doyurucu bir steak i afiyetle indirebilirsiniz. Toro Steak için 1.300 dinar yani 35 TL ödedik ki fiyat/lezzet performansının TR’deki muadilleriyle karşılaştırılmayacak seviyede olduğunu zaten söylemeye gerek yok…
Toro: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d4422148-Reviews-Toro_Latin_Gastrobar-Belgrade.html  

Moritz Eis: Belgrad’da dondurma konusunda açık ara en başarılı mekan. Burger House gibi Knez Mihajlova caddesinden Kale Meydan tarafına doğru giderken, Burger House’un sokağına gelmeden 2 önceki sokaktan sola girince biraz ileride karşınıza çıkıyor. Her gün tüm çeşitler çıkmasa da ortalama 10-15 çeşitten seçme şansınız oluyor. İşin güzeli, siz “şu nasıl, bu nasıl” diye garsonla sesli düşünürken küçük kaşıklarla denemeniz için size ikram ediyorlar ve damak tadınıza en uygunlarını seçiyorsunuz. Zevkler ve renkler farklıdır ama fındıklı ve beyaz çikolatalı olanlar bence efsaneydi. Külahta veya kapta tercih edebiliyorsunuz ve çalışanların eli oldukça bol, koydukları 1 top baya büyük, o yüzden her seferinde 2 top yeterli olacaktır. 1 top dondurmanın fiyatı 130 dinar yani 3.5 TL
Moritz Eis: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d3573788-Reviews-Moritz_Eis-Belgrade.html

Lovac: Sava Katedrali ve Tesla Müzesine gidildiği gün tercih edilecek mekanlardan biri Lovac. Biz program gereği öğle yemeği için tercih ettik ama rezervasyon yaptırarak akşam yemeği içinde tercih edilebilir. Av etleriyle ünlü mekan için tavsiye edilen geyik ve ördek etleri için gittik ama son av çok başarılı geçmemiş olacak ki maalesef geyik eti yoktu. O yüzden 1 adet vişne soslu ördek 1 tane de geyik sosisi deneme şansımız oldu. Ördek eti yumuşaklığı ve lezzetiyle aslında geçer not alsa da üstüne dökülen vişne sosu biraz ağır geldi. Üstüne dökmek yerine tabağın yanında servis ediliyor olsa daha verimli olabilirdi diye düşünüyorum. Geyik sosisinin (foto ekte) doyuruculuğu ve lezzetini oldukça beğendim ki hardalla çok alakası olmayan biri olarak yanında servis edilen hardalı da en az sosis kadar beğendiğimi söyleyebilirim. Restoranın genel görünümü, servisi ve özellikle bahçenin ferahlığı güzeldi, av etlerini denemek isteyenler için mekanı tavsiye edebilirim. 1 ördek, 1 geyik sosis ve 2 bira için 2.900 dinar yani 80 TL hesap ödedik…
Lovac: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d3332825-Reviews-Restoran_Lovac-Belgrade.html

Little Bay: Akşam yemeği için tercihimiz mekanın fotolarına da bakınca göreceğiniz gibi oldukça ilginç konseptiyle dikkat çeken Little Bay oldu. Rezervasyon konusunu hatırlatmak istediğim restoran Skadarska Caddesinin paralelinde yer alıyor, kahvaltı için tavsiye ettiğim Red Bread’in 1-2 sokak üstünde. Mekan, barok tarzda opera atmosferinde, localar, üst kattaki localar ve ortadaki masalar… Haftanın çoğu günü farklı opera sanatçıları siz yemeğinizi yerken akşam 20:30 gibi canlı sahne alıyor ve gerçekten farklı bir deneyim yaşıyorsunuz. Başlangıç olarak, yorumlar ve mekanın önerdiği ıspanaklı ve kaşarlı mantarı denedik, evet güzel bir aperatif ama çok özel bir lezzet olduğunu pek söyleyemem. Ana yemek olarak ta dana fileto denedik, et yine oldukça yumuşak ve lezzetliydi. Yanındaki minik patates ve mantarlarla sunum ve doyuruculuk iyi seviyedeydi. Tatlı olarak aldığımız beyaz çikolatalı ve orman meyveli cheesecake bence çoook başarılıydı.
Little Bay: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d1159647-Reviews-Little_Bay-Belgrade.html

Caribic Pizza: Kahvaltı veya şehri dolaşırken aperatif bir şeyler yemek için TR’deki ayak üstü dilim pizza satanların muadili olan ve şehirde 4-5 şubesi olan mekan. Biz Knez Mihajlova caddesinin hemen başındaki şubesini denedik, koca bir pizzayı 4 e bölüp dilim dilim satıyorlar ki 1 dilimin gerçekten baya doyurucu olduğunu söyleyebilirim. Dilimin fiyatı pizza çeşidine göre 120-220 dinar arası değişiyor, bu arada domuz etli yemek istemediğimizi söyleyince pizzanın 1 dilimini bize özel olarak domuz etsiz yaptılar, aklınızda bulunsun…
Caribic: http://www.caribic.rs/

Rusmir: Sava Katedrali ve Tesla Müzesine gidildiği gün tercih edilecek mekanlardan biri Rusmir, tercih edilecek diyorum ama domuz konusunda hassas olanlar bu alternatifi direk silip atabilir çünkü mekanda sadece 2 alternatif var, domuz sosisi ve domuz kaburgası. Küçük bir mekan ama hem dekorasyonundaki esprili detaylar hem de çalışanların cana yakın ve güler yüzlü hizmeti güzel detaylardı. Özellikle sosis konusunda baya iddialılar. Siparişin başında acılı, acısız veya karşılık olarak seçebileceğiniz sosisler patates, hardal ve özel soslarıyla servis ediliyor, porsiyon kallavi. Domuz kaburgası da daha önce karşılaştığımız meşhur kaymakla birlikte kocaman bir kase/derin tabak içinde servis ediliyor. Sosisteki gibi porsiyonun baya büyük olduğunu söyleyebilirim. 1 porsiyonda 2 büyük kaburga geliyor ama oldukça yağlı olduğu için sağlam işçilikle etleri ayırmanız gerekiyor. Etin bol yağlı olmasından dolayı çatal değdirseniz bile dağılacak kadar yumuşak bir et.  
Rusmir: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d7991285-Reviews-Rusmir-Belgrade.html      

Lorenzo&Kakalamba: Tesla Müzesinin kuzey tarafında, haritada “Palilula” olarak belirtilen bölgede, yürüyerek Tesla Müzesine 10 dk, Partizan’ın Pionir Spor Salonu’na 5 dk mesafedeki ara sokaklardan birinde yer alan restoran görüp görebileceğiniz en ilginç iç dekorasyonlardan birine sahip. Mekanı bulamazsanız vazgeçmeyin, bulunduğu sokağa göre yargılama yapmayın, mekana girince ne demek istediğimi anlayacaksınız. Biraz sapa bir yerde yer almasına ve hafta içi akşam gitmemize rağmen mekan tıka basa doldu, o yüzden rezervasyon şart oğlu şart. Çalışanlar güler yüzlü ve oldukça cana yakın. Mekanın iç dekorasyonunda o kadar ilginç detaylar var ki etrafınıza bakıp bunları incelemek bile uzun vaktinizi alıyor. Aşağıdaki linkten restoranın fotolarına bakmanızı mutlaka öneririm. https://media-cdn.tripadvisor.com/media/photo-s/09/79/15/a6/lorenzo-kakalamba.jpg Masamızda bebek sandalyesi de olduğu için resimde girişte soldaki ilk masayı rezerve etmiştim, masanın hemen altındaki camekandan, yemeklerin yapıldığı alt kattaki mutfağı görüyorsunuz. Tuvaletlerde de tuvalet kağıdınızı bir şövalye tutuyor, yani keyifli konseptiyle baştan aşağıya detaylara boğulacağınız bir mekan. Yemeklere gelirsek, portakal soslu ördek bize göre Lovac’taki vişne soslu ördekten daha başarılıydı, sebebi bu sefer sosun ördeğin üstünde değil tabağın yanında servis edilmesi ve portakal sosun vişne sos kadar yoğun olmaması olabilir. 4 peynirli pizza lezzet ve doyuruculuk olarak iyi seviyedeydi, yalnız yanında içtiğimiz Somersby-Elma Şarabını muhakkak öneriyorum. TR’de tahminimce Makro Center’lar da vardır, çünkü ben pek karşılaştığımı hatırlamıyorum ama hem lezzeti hem içimi inanılmaz keyifli. Restoranın menüsü oldukça zengin, zevkinize göre farklı lezzetleri deneyebilirsiniz…
Kakalamba: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d2287452-Reviews-Lorenzo_Kakalamba-Belgrade.html#MAPVIEW

Toma Pekara: Pekara’nın pastane olduğunu daha önce söylemiştim, Toma Pekara’da tam şehir merkezinde Knez Mijahlova caddesi girişinde yer alıyor. Daha önce önerdiğim Caribic Pizza ve Red Bread’de şehir merkezinde veya çok yakınında olduğu için kahvaltı için bu 3’lüyü tercih edebilirsiniz. Börek, poğaça, dilim pizza, macaron vs birçok çeşit bulmak mümkün ve 24 saat açık olan bu mekanda sirkülasyon fazla olduğundan ürünler de hemen hep taze oluyor.
Toma: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d1942990-Reviews-Pekara_Toma-Belgrade.html                

Red Bar: Çoğu kişi tarafından Asmalımescit-Cihangir benzetmesi yapılan Skadarska caddesi üzerinde karşılıklı yer alan restoran ve barlardan bir tanesi Red Bar. Girişteki veranda bölümü ve üst kattaki terasında Skadarska cadde manzarasıyla, iç kısmında ise tam bir bar ortamında birbirinden lezzetli kokteyllerin tadına bakabilirsiniz. İçeride çok sıcak bir ortam var ve işten çıkanların yavaş yavaş hücum etmesiyle birlikte akşam saatlerinden itibaren mekan iyice hareketlenmeye başlıyor. Akşam yemeği öncesi veya sonrası günün yorgunluğunu atıp güzel müzik ve kokteyller için tavsiye edebilirim…
Red Bar: https://www.tripadvisor.com.tr/Restaurant_Review-g294472-d6222845-Reviews-Red_Bar-Belgrade.html

* Harita görüntüsünü aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz...
https://www.google.com.tr/imgres?imgurl=x-raw-image%3A%2F%2F%2F83be0898368645015e89a15df0397a2f4b0a78f2a56f4f7ed931acc00d9800ed&imgrefurl=http%3A%2F%2Fwww.belgradegreeters.rs%2Fcontents%2Fbgvodic%2FCityBreak_May.pdf&docid=BivuTix3sVZ0RM&tbnid=AUWGNpgIvoOg-M%3A&w=1184&h=830&safe=active&bih=877&biw=1280&ved=0ahUKEwjKx4n7vYvNAhUK6xQKHXYICF4QxiAIAg&iact=c&ictx=1
« Last Edit: 3 Jun 2016 - 14:23:34 by HotSauce21 » Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
blastrula
Forum Amirali
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 6.005


Respect My Authoritaaaahh


View Profile
« Reply #337 on: 3 Jun 2016 - 14:35:18 »

Eline sağlık Kerem ya, çok güzel bir yazı olmuş.
Logged

Run, live to fly, fly to live, do or die
Run, live to fly, fly to live. Aces high.
Kayrakli
keeper
Pro. Member
*
Offline Offline

Posts: 2.393


View Profile
« Reply #338 on: 3 Jun 2016 - 16:15:21 »

eline sağlık kerem güzel olmuş. benim anladığım türkiyede yeme konusunda bize iyi atlıyorlar, genelde 50tl civarı ödemişsiniz sadece geyik olayında 80e çıkmış fiyat. ki senin ne kadar yiyebildiğini bilen biri olarak bunlar türkiyedekine göre 1buçuk porsiyondur. adapazarında ki kıçıkırık mekanlarda bile 2 kişi sıradan yemek+kola/ayran (evet alkollü mekan yok adapazarında) 50den aşağı çıkman imkansız gibi bir şey. istanbulda bu rakamın 70-80den aşağı olacağını sanmıyorum.

istanbulda nusret, virginia, bibuçuk gibi mekanlarda yemek+alkol olayını belgrad fiyatında çıkarmak imkansız gibidir.
Logged
gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #339 on: 3 Jun 2016 - 16:42:51 »

Kerem bende bayramda bir makedonya turu yapabilir miyim diye kazınırken (üsküp-kalkandelen-ohrid-manastır)
şimdi acaba yanına 1 gün belgrad sıkıştırabilir miyim diye düşünüyorum. Sence 1 tam gün yeter mi Belgrada
Tabi heryerini gezme şansımız olmaz ama panoramik şehir turu tadıında bir gezi olabilir mi ?

Logged

Son Turnuva Şampiyonu
HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.150

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #340 on: 3 Jun 2016 - 17:15:56 »

Gökhan, gezme anlamında benim kaçırdığım bir yer var mı bilmiyorum ama önceki yorumlardan ve Belgrad'a gitmeden dersime iyi çalışmış olmama dayanarak söyleyeceğim, sadece gezme için diyosan 1 günde bahsettiğin panoramik turu her türlü çıkartırsın. Kale Meydan, Tesla Müzesi, Knez Mihajlova, Beton Hala ve vakit kalırsa da Ada Ciganlija, bitti gitti. Ama işin içine yeme içmeyi sokayım dersen o zaman işler değişiyo işte, tavsiye ettiğim hemen her mekan gerçekten çok özel ve denenmesi gereken yerler bana göre...

Kayhan, dediğin gibi fiyatlar zaten burasıyla kıyas götürmez ki porsiyonların da çoğu yerde buradan çok daha sağlam olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Virginia, Bibuçuk gibi muadillerde en az 2 katı olacaktır da Nusret'te falan 2-3 katını ödersen öpte başının üstüne koy derler...
Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
ai#3
ai#3
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.053


mezara kadar


View Profile WWW
« Reply #341 on: 3 Jun 2016 - 17:19:45 »

kerem çok iyi bir yazı olmuş eline sağlık.
Logged

gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #342 on: 3 Jun 2016 - 17:59:35 »

Kerem eyvallah ,
Yeme içme gezisi zor bahsettiğin yerleri görmek yeterli benim için ... Yalnız yazı ç.ok sağlam olmus mutlaka bir yerde paylaş
Logged

Son Turnuva Şampiyonu
HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.150

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #343 on: 3 Jun 2016 - 19:59:32 »

Herkese çok teşekkür ederim, valla tamamen amme hizmeti olsun diye yazdım, maksat gidilen yerin biraz da olsa hakkını vermek.

Valla bloğum falan yok malum, o yüzden yayınlıcak bi yerimde yok, isteyen istediği yerde yazıyı paylaşabilir benim için hiç sıkıntı yok arkadaşlar...
Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
McGiven
Sr. Member
****
Online Online

Posts: 945


Naber?


View Profile
« Reply #344 on: 14 Jun 2016 - 03:24:56 »

THY'nin direkt panama seferi ile seyahat süresi iyice kısalmış durumda. Bu sebepten ötürü ikinci Guatemala seferimde, şehrin başkenti Ciudad de Guatemala'dan kat be kat daha fazla beğendiğim Antigua Guatemala (Antik, eski Guatemala gibi bir anlamı var sanırım) şehrini ciddi anlamda öneriyorum.

İki tane yanardağın dibinde (Agua -su- ve Fuego -ateş-) kurulmuş bir şehir, başkent Guatemala City'e nazaran daha güvenli ve daha çok turist var. Renkli renkli, ufak tefek binaları ile tam bir butik şehir. Telefonum henüz gelmediği için maalesef fotoğraf paylaşamıyorum ama bir google aramasıyla ne kadar güzel bir yer olduğu görülebilir.

Lufthansa ve Copa Airlines sağolsun, 40 saatlik bir yolculuk geçirdiğimiz için kafam yerinde değil ama döndükten sonra daha net bir yazı yazabilirim hakkında. Bir de işten güçten gezmeye vakit bulabilirsem elbet daha detaylı bir anlatım yapabilirim.

THY (IST - PANAMA ya da IST - BOGOTA) ile iki şehirden birine ulaşıp Copa Airlines & Avianca seçeneklerinden istediğiniz biriyle direkt Guatemala seferlerine bakabilirsiniz.

İlk geldiğimde Guatemala City, Zacapa ve Chiqimula şehirlerini gezmiştim iş sebebiyle. Turistik olarak pek bir şey sunmuyor bu şehirler. Antigua'nın kahvesi ve kakao'dan üretilmediğini iddia ettikleri çikolataları meşhur. Hatta bir de bu çikolata ile yaptıkları bir tatlı mevcut. İspanyolca ile aram iyi olmadığından aklımda tutamıyorum isimleri ama kızarmış muz'un üstüne bu çikolatayı dökerek tüketiyorlar. Bana aşırı tatlı geldiği için bitiremedim ama tadı güzel, çikolata da bir değişik.
« Last Edit: 14 Jun 2016 - 03:29:29 by McGiven » Logged

o konuda stern'e ben de çok kırgınım
Pages: 1 ... 20 21 22 [23] 24
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Tatil / Gidilecek Mekanlar « previous next »
    Jump to: