Welcome, Guest. Please login or register.
25 Jun 2019 - 13:09:25
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Kalmasın Adabazar 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Poll
Question: Bu topiği yaşatalım yaşattıralım diyorlar ne diyorsunuz???
Yerim lan topiğinizi seçeneği - 34 (52.3%)
Bende tam böle bişey düşünüyodum seçeneği - 5 (7.7%)
Banane yaw seçeneği - 9 (13.8%)
Hem destekliyorum hemde destek olmayanı köstekliyorum tam adabazarlıyım seçeneği - 17 (26.2%)
Total Voters: 8

Pages: 1 ... 56 57 58 [59] 60
Author Topic: Kalmasın Adabazar  (Read 162180 times)
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #870 on: 11 Jul 2017 - 15:13:10 »

Otobüsten inmiş etrafına bakınıyordu. Nereye gideceğine bir türlü karar veremedi. İnternet kafeye arkadaşlarının yanına mı gitse, yoksa hemen eve gitse üstünü değiştirse sonrada baskete gelse bir iki blok verse miydi? Tam da karşıya mı geçse yoksa gerimi dönse durumunda kalan sokak köpeği edasıyla çarşıda dikilirken yanından son derece hızlı bir taksi geçti. "Adama bak 120 basıyor çarşıda" diye düşünürken az sonra olacaklardan habersizdi. Yanından hızla geçen taksi biraz gidip 30 metre uzaktaki altılı ganyan bayisinde durmuş arabadan da en az araba kadar hızlı iki kişi inmişti. Hızla içeriye girdiler. Herkes bir anda o tarafa doğru bakarak donup kalmıştı. Daha önce bu tip şeyleri görenler az çok olacakları tahmin edebiliyorlardı. Bunları bilseniz bile yerinizden kıpırdamak kolay değildir. Herkes dükkâna doğru bakmış, dükkan sanki bir aslan ne bileyim bir kaplan olmuş, eğer takip etmezlerse avlanacaklarmış gibi bakıyorlardı. Okuldan yeni gelmiş 20 yaşlarındaki genç çocukta aynı şekilde dükkana bakıyordu. İçerden yaklaşık 8-9 el silah sesi geldiğinde de yine aynı durağanlıkla dükkana bakmışlardı. Bu ani baskın belli ki aynı etkiyi içerdekilere de yapmıştı. Tek fark onlar dükkanın içindeydiler ve kapıya bakıyorlardı muhtemelen. Ani patlayan silah seslerinin bitmesiyle aynı hızla iki kişi arabaya geri koşmuşlardı. Kimse onları durdurmaya yada engellemeye çalışmamıştı. 100 metre ilerdeki polis bile bir şey yapmamış, araba yine aynı hızla yola atlayıp olay yerinden uzaklaşmıştı. Olay yaklaşık 15 saniyede olup biterken hemen yan taraftaki kahveden üç dört kişi dükkana girdi. 3 kişi işaret ediyorlardı.

Bu olay bir film gibi bir roman gibi geliyor insana. Lakin ondan sonra yaşananlar bu olayın gerçekliğini su yüzüne çıkarıyor;

Kahvede bir yandan çay içip bir yandan da tavla oynayan Kenan amca rakibi Özcan amcaya döndü. Belli ki merak içerisindeydi.

Kenan Amca : Ne oluyu ya kimi vurmuşlar?
Özcan Amca : Bişey yok ya. Altılı sahibi Selçuk varya.
Kenan Amca : Heaaa
Özcan Amca : Onu vurmuşlar ya. Yanındakilerde yemiş işte kurşunu.
Kenan Amca : Yapma ya vayanassını. Lan bende bişey sandım. Geçende vurdulardı birisini lan yinemi aynı meseleden?
Özcan Amca : Yok o başka. Orda iki kişi kendini vurdu kahvede daaa. Taş çalmış birisi, diğeri de nasıl çalarsın lan benim masamda deyip çekmiş vurmuş.
Kenan Amca : Heaa iyi yapmış şerefsize.

İşte burası Adabazar…….Başka yerde yok!

Yazımız haliyle yaşadığımız yoğun adabazar tecrübesiyle yazılacağı için yazacağımız anılardaki argolar için kusura bakmayın artık. Gerçi baksanız da pek önemli değil 

Şimdiye kadar birkaç kişiden ve topluluktan yoğun bir şekilde “abi birde adabazar yazısı yazsan ne güzel olurdu” cümlelerini duymuştum. Fırsat olmadığı için yazamadım ama nasip bugünlereymiş. Madem dedim talep var, madem dedim güzelde bir konu, madem dedim adabazar, oturup yazayım diye düşündüm.

Az sonra yazacaklarım adabazar yöresini anlatacaktır. Bunları anlatırken hiçbir şekilde, hiçbir kurum veya kişiyi, ırkı, yöreyi ve kültürü aşağılamak gibi bir düşüncem yoktur. Tam tersine adabazarını sevdiğimden bu yazıyı yazmaktayım. Bu sebeple kimse gücenmesin yada böyle bir duyguya kapılmasın. Şimdi bunu niye yazdım? Malum adabazarlı birisi okur, beni bulur döver-vurur falan ondan sonra başımıza iş almayalım.
Adabazarını anlatalım anlatmasın da nasıl anlatalım. Anlatmak mesele değil, nasıl anlatacağımız mesele. Çünkü adabazar il değil, adeta cumhuriyet gibi bir yerdir. Ayrıca gerçek adabazarlı bulursanız (ki çok var) hepsi ayrı bir hikaye, hepsi ayrı bir dünyadır. Burada tek bir adamın anılarını, yaşadıklarını yazsam şoka girip afallarsınız Allah belamı vermesin.
Atalarımız ne demiş? At, avrat, silah. Bir kere adabazarında bu söz Napolyo'nun “çalış,çalış,çalış” prensibinden etkilenip (ilerde anlattığımda göreceksiniz ki adabazarın adamı istediği şeyden istediği gibi etkilenir) bu deyişi “silah, silah, silah” yapmışlardır.
Silah adabazarında yanınızda taşıdığınız bir kalem, bir çanta, basket oynamaya giderken aldığınız basket topu gibidir. Yani herkeste vardır tabiri caizse.
Bir kere adabazarına geldiğinizde “nereye geldim lan ben böyle” demeniz normal ama bu yazı sayesinde bunu dışarıya belli etmeyip normal davranmanızı sağlayacağız. Yani inşallah.
Dediğimiz gibi burası ayrı bir ülkedir. Görüp göreceklerinizden etkilenmemelisiniz. "Neden?" diyenler ayrılsın onların cevabını ilerde vereceğim. Şimdi yola çıktınız. Adabazarda işiniz var veyahutsa öğrencisiniz vs. geliyorsunuz. Nasıl bir yer peki görünüş olarak? Şöyle canlandıralım biraz buyurun efendim;
1)   Şehre geldiğinizde eğer yaz dönemiyse içlere doğru gittikçe bir toz, gürültüyle karşılaşabilir “bu ne lan toz fırtınası mı?” diyebilirsiniz. Ya da bayanlar biraz daha kibar söyler ise “ayyy bu toz ne ya saçlarım kirlendiiii”. Neyse efendim biz cinsiyet ayrımı yapmadığımız için adabazar halkı olarak söyleyecekleri cümleler bizi ilgilendirmiyor. Toz bulutu bir yol çalışmasına aittir. Yani muhakkak bir çalışma eşme deşme işlemi vardır. Bizde de var demeyin. Bizdeki 24 saat 365 gün ve sürekli çarşıda yakınında sağında solunda olur. Ben kendimi bildim bileli sürekli kaldırım sökülür, yol yapılır, boru takılır, su patlar vs. vs. olur yani. Zaten adabazar girişinde tabelaya dikkatli bakarsanız şöyle yazar;
ADABAZAR
Nüfus : 352.000 Rakım: 42
Çevreye verdiğimiz Rahatsızlıktan Dolayı Özür Dileriz ADABAR BELEDİYESİ

Bu çalışmalar hiç bitmez. Tek’ ten başlayıp 2 km. boyunca çalışmalar hep devam eder. Kışında pis çamur olur. Ne zaman biter diye sakın sormayın.
2 ) Çok yağmurun yağdığı zamanlarda sakın ünv. Tarafına, serdivana, hastaneye, tren garına ulaşmaya çalışmayın. Zira Allah korusun aracınızla akıntıya kapılıp sürüklenebilirsiniz. Ben bir keresinde genç bir adabazarlıyken (ünv. 1.sınıfta hey gidi günler hey) böyle yağmurlu bir günde üniversiteye çıkayım dedim. Ama ne çıkış yaptım toplanın anlatayım.
Şimdi ben Sapanca'dan (adabazarının güzide yeri) bindim otobüse geldim adaya (adabazara ada derler bu arada). Yağmur çok kötü yağıyor. Bir sel var yolda benim dize geliyor nerdeyse. Bata çıka değil de hafif yüzerek geldim ben durağa. Ne insan var ne dolmuş (çömeziz nede olsa). Baktım benim gibi bir çömez daha geliyor sınıf arkadaşım. Ne yapacağız Allah'ım nasıl sınava yetişeceğiz derken arkadaş arabayla gelmesin mi? Bindik çıkıyoruz üniversiteye.  Nasıl çıktığımızı ise bir ben birde Allah bilir. Sular arabanın camına kadar geliyordu. Kötü yanı akıntı yönü de yandandı. Nehirden arabayla karşıya geçmeye çalışıyorduk sanki. Lakin burası nehir değil kampus yoluydu. Araba eğer istop etseydi bu anılar burada bir mazi olurdu sizde şekeri tanıyamazdınız. Lafı uzatmayalım çıktık sonuçta. Yukarda ilk önce bizi Camel Tropy ekibi karşıladı. Gelin Türkiye'yi temsil edin falan dediler de “adabazarlıyı bozar” deyip geri çevirdik. Ha bu arada sınavı yinede yapan adabazarlı hocamıza da artık birşey demiyorum.

3)   Sakın adabazında saçları jöleli dik saçla, güneş gözlüğü ile, billabong şortla, kola-dize-dirseğe gereksiz aksesuarla ve parmak arası terlikle gelmeyin (İzmir mi sandınız lan burayı!). Siz zaten normal bir şekilde gezseniz bile adabazarlı olmadığınız zebra sürüsü içindeki zürafa kadar aşikardır. Ha siz böyle gezip bir nevi boynunuza “yok mu beni döven” tavırla girerseniz ortama alırlar aklınızı. En kötü yanınızda bir adabazarlı bulundurun. Tanıdık birisi her zaman iyidir. Çünkü herkes birbirini tanır adabazarda.

4)   Sakın “burası dağ başımı? Hak hukuk var, polis var” demeyin. Poliste adabazarlıdır adabazarlıyı tutar. Bir şey olursa alttan alın, olayı büyütmeyin. Zaten poliste türk filmlerindeki ekipler gibi dayağı yedikten sonra gelir. Daha ben bir kere dayak anında polisin oralarda olduğunu görmedim.

5)   Giyimiz iyiyse (takım elbise falan) birileri yanınıza gelip;
a)   para isteyebilir
b)   sataşmak isteyebilir
c)   “Ne bakıyun artist?” diyebilir
d)   Gereksiz yere yardım etmek isteyebilir

Siz en iyisi böylede giyinmeyin

Şimdi az çok adabazarını tanımaya baladınız artık. “Peki ama burada hemen anlarlar diyorsun da abi nasıl anlarlar?” diyenleri duyar gibiyim. Nasıl anlarlar?
1)   Konuşmanızdan
2)   Giyiminizden
3)   Hareket ve davranışlarınızdan

Giyiminizi zaten anlatmıştık. Konuşma ve davranış ise adabazarlılara özgüdür. İçindekiler aslında normal olarak konuşur ve davranırlar. Sadece gerçek yöreliler kendini değiştirmeden konuşurlar.

Örnek olarak yaşadığım yer olan sapanca verilebilir. Şive dediğimiz olay böyle adabazarının değişik ilçelerinde kendine has bir üslup kazanmıştır. Bunlar Akyazı olsun Hendek olsun güzide mekânlarımızdır. Ama en özgünü Sapanca’dır. Burada kuracağınız bir iki cümleden adabazarlı olmadığınız anlaşılıverir. Zaten adabazarı laz-gürcü-çerkez-abaza karışıktır. ("Çerkez Abaza Allah muhafaza Laz Gürcü ürkütücü" diye de bir söz vardır) Ama ortak dilleri vardır. Adabazarda değişik telaffuzlar olduğu gibi en şiveli konuşanlar Sapancalılardır. Kendinizi belli etmemek için bu telaffuzu öğrenmelisiniz. Çünkü yerli adam hep sevilir ve dayak riski “tanıdıkları vardır” diyerek minimuma iner. Hemen bir misal yaparsak;

Ben arkadaşımla beraber ev arıyorum. Arkadaş üniversitede okuyor Gebzeli. Biz bir ev bulup zile bastık. Kapıya orta yaşlı ağabeymiz çıktı. Dedik biz ev arıyoruz kaça olur? Abide 250 ytl dedi. Bizi yeni öğrenci sanmıştı. Tabi ben hemen araya girip bir dizi cümle kurarak kendimizi tanıttım;

“Abi sen ne diyun ya? Biz ev arıyuz satın almıcaz oki.”
“Heaaaa siz buralısınız. Desenize daaa. Ayarlarız abim.”
“Sağol abi. Biz buraların çocuğuyuz da.”

Şimdi tekrar okursanız aslında zor olmadığını görürsünüz. Tek sorun yazıldığı gibi okunmamasıdır. Bir nevi yabancı dil yani. Ana tema sonlarda yapılan “u” harfini değiştirmektir. “Ne diyun ya” değilde şu şekilde okunur “Ne diyüuuun ya?”. “Arıyuz” değil “Arıyüuuuz” olacak. Birden u harfine geçmeniz lazım neyse bir iki yılda sökersiniz ehehe.

Eveet artık kelime okunuşunu da anlattım. Şimdi kalıp cümlelerle olayı biraz daha derinleştirelim.

1)   “Ne yapayım” İki kişi karşılaşır. Maksat nasılsın demektir. Ama normal olarak farklıdır;
-   Vay Halit ne haber? Ne yapıyun?
-   Ne yapayım. Sen ne yapıyun?
-   Ne yapayım. Hadi görüşürüz.
2)   “Ne diyun sen ya?” Bu genel amaçla kullanılır. Birisi bir şey anlattığında ona destek için kullanılır. Yada sinirlenince ters cevap olarak. Veyahutsa yargıya katılmadığınız zaman söylenir. (Ev örneğinde)
3)   “ehe” Arkadaş ben Türkiye'yi gezdim bitirdim böyle bir şaşırma anlamı görmedim. Şaşırma anında aniden söylenir. Adam yolda yürürken kafayı tabelaya çarpsa hemen patlatıverirler “ehe” diye. Evet “ehe” sadece. Tabi birisinin “ehe” demesi ilginç birden bire.
4)   “ahihihi” veyada “ahühühüü” Geceleyin naralar duyabilirsiniz. Korkmayın o has adabazarlı naralarıdır. Karşıdan bir grup böyle bir nara atarsa sizde atarsınız grup halinde adettendir.
5)   “hay çaçana” Helal olsun manasına gelen bir sözcük. Başarılı bir şey yaparsanız söylenen söz. Tuncay topu sürüp güzle bir gol atıca bağırılır “hay çaçana be” diyerek. Bende kullanırım arada bir.
6)   “heaaa” anladım demek. Birisi bir şey anlatınca uzatarak “heaaaaa” derseniz anladım demek oluyor. Bunu da sık kullanıyoruz.

Neyse size edebiyat yapacak değilim daha bunun gibi bir sürü kalıp varda biraz örnek verdim sadece. Peki efendim adamların konuşmasını da öğrendik yeterli mi? Değil tabiî ki. Adabazarının adamını tanıyın birazda;

1)   Adabazarının adamına her an her şey ters gelebilir. Bakarsın iki dakikada dönüp savunduğunun tersin söyleyiverir.
2)   Adabazarının polisine güven olmaz. Ama iyidirler yinede. Polis 54 plakaya ceza yazmaz adabazarda. Bunu unutmayın varsa plaka takıp gelin istediğiniz yere park edin hatta gidin polisin önüne park edin görmez.
3)   Adabazarının adamı agresiftir. “Hakkımı arıyacağım beyefendi” türü cümleler adabazarlıyı daha da sinirlendirir. Kötü dayak yersiniz bakın dikkat edin.
4)   “Ne yapacaklar lan canımı mı alacaklar” demeyin alırlar. %95’ini gaza getirirseniz her şeyi vurur. Vurmak falan diye cümleler varsa ortamda uzaklaşın. Alttan alın, destekler gibi hayran olmuş gibi kafa sallayarak “yapma yaa” deyin bol bol.
5)   Her an yanınızda birisini vurabilirler. Sakin olun. Ortalama adam vurma Sapanca'da 30 günde birdir. Tabiî ki çarşı içinde bu süre yoksa kimler gitmiştir kim bilir. Çocukluk arkadaşıyla okey oynarken olsun, kız meselesi olsun, ne bakıyun olayı olsun her an silahlar konuşabilir. Şansınızı yaratın gergin ortama girmeyin sakın.
6)   Birileri öldüğünde “insanlar hiç etkilenmedi” demeyin. Alışmış adamlar. Misal Kenan amca var arkadaşımın babası 78 yaşındadır kendisi. 100 vurulma olayı bilir yaşadığı. Ben 24 yaşımdayım 4 tane gördüm. Yani normal garipsemeyin işte.
7)   Öyle gelenleri çatır çatır vurmuyorlar merak etmeyin. Sadece çabuk sinirlenip hızlı karar veriyorlar. Sinirli adabazarlılara laf anlatmayın. Sonra konuşun veya konuyu kapatın.
Cool   Adam vurup yatıp çıkan kişi olayı anlatırken sanki Anadolu'yu kurtarmış gibi anlatır. Kafayı sallayıp “heaaa” deyin yeri gelince arada “yapma ya” ile beraber. Çoğu yaptığı şeyler için övünür. İşin ilginci de etrafındakiler “vayanasını” veya “hay çaçana abi” diyerek destekler.
9)   Eğer adam size bakıp bakıp “nerelisin abim sen” derse deşifre olmuşsunuz demektir. Yani her an her şey olabilir. Yabancı kokusu alıp dövebilirler sizi. İzin isteyip kalkıp gitmek en iyisidir.
10)    Herkes birbirinin amca yada dayı oğludur. Bu sebeple kavga etmeden evvel baya bir düşünün iki kere az gelir. Kavga olursa çarşıya kadar “bizim amcaoğlunu dövüyorlar” diye haber gelebilir. Kişiyi tanımaya gerek yoktur. Siz yabancıysanız seve seve gelip dövebilirler sizi. Sonrada göle atarlar. Askerde nöbete gitmeye üşenen adam sırf sizi dövmek için 5 km. yol yürüyebilir. Bir nevi görev aşkı.

Artık yazımızı sonlandıralım efendim. Son bir anıyla veda edelim okuyucularımıza.

İki arkadaşım vardı üniversiteden. Gelin Sapanca'ya gezelim dedim. Tamam dediler binmişler otobüse gelmişler terminale. Orda da aksi bir abi var. Lakabı da aksi zaten. Bunlarda gitmiş abiye “abi lise nerede bir arkadaşlar buluşacaktıkta?” demişler. Abide “ben yer tarif edicisi miyim?” demiş. Bizimkilerde “ne var ki abi adam gibi sorduk sadece” deyince abide “ne diyunuz lan siz” diyerek girmiş bunlara. Tabi peşinden etrafındakilerde girmiş. Tabi bunlar kaçmış gerisin geri izmit'e. Şimdi sorarım size suç adabazarlıdamı yoksa onu tanımayan çocuklarda mı?

Umarım adabazarını bir nebze olsun anlatabilmişimdir. Bu yazdıklarımı kötü şeyler olarak düşünmeyin. İçlerine girdiğinizde çok eğlenceli neşeli insanlar gerçektende. Yandaki karmaşa için “ne oluyu orda?” diye sorduğunuzda size sakin bir şekilde “bişey yok abi İstanbullu dövüyorlar” diyebiliyorlar.

Adabazarına bekleriz efendim. Yalnız temas kurup gelin ayrıca size olacaklardan dolayı hiçbir yükümlülük kabul etmeyiz. Geç bir yazı oldu ama zevkle okumuşsunuzdur umarım. Hoşçakalın nice yazılara…..
Logged

Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.961


I battle with monsters.


View Profile WWW
« Reply #871 on: 11 Jul 2017 - 16:33:44 »

Ben bunu paylasirim aga. Daglara taslara yazarim. Cheesy
Logged

Kayrakli
keeper
Pro. Member
*
Offline Offline

Posts: 2.393


View Profile
« Reply #872 on: 13 Jul 2017 - 12:14:07 »

benim soruma ne gibi bir cevap vermiş bu olay?
Logged
Kayrakli
keeper
Pro. Member
*
Offline Offline

Posts: 2.393


View Profile
« Reply #873 on: 13 Jul 2017 - 14:51:13 »

en çok buna güldüm:
...
5)   Giyimiz iyiyse (takım elbise falan) birileri yanınıza gelip;
c)   “Ne bakıyun artist?” diyebilir
d)   Gereksiz yere yardım etmek isteyebilir

...
6)   “heaaa” anladım demek. Birisi bir şey anlatınca uzatarak “heaaaaa” derseniz anladım demek oluyor. Bunu da sık kullanıyoruz.

aslında burada ki "heaaa" bir bok anlamadığı anlamında ya da sizi dinlemediği -ki bir adabazarı insanın başka birini dinleme olayı nadir rastlanan doğa olayıdır- anlamındadır.
Logged
Sheed
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.777


View Profile WWW
« Reply #874 on: 14 Jul 2017 - 02:50:39 »

hafta sonu sinan'ı izledim red bull'un 3x3 turnuvasında.

https://www.redbull.com/tr-tr/red-bull-reign-caddebostan-raporu

seneye bir batug.com all-star takımı kurup dördüncü olarak ilkan karaman'ı davet edebiliriz.
Logged

HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.152

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #875 on: 14 Jul 2017 - 17:58:58 »

hafta sonu sinan'ı izledim red bull'un 3x3 turnuvasında.

https://www.redbull.com/tr-tr/red-bull-reign-caddebostan-raporu

seneye bir batug.com all-star takımı kurup dördüncü olarak ilkan karaman'ı davet edebiliriz.

Cem öncelikle eline sağlık, belli ki oldukça keyifli ve heyecanlı bi organizasyon olmuş. Tabi eskisi kadar çok ve sık sokak basketbolunu takip edemesem de Red Bull Reign 3x3 Türkiye ayağının reklam anlamında oldukça pasif kaldığını düşünüyorum. Twitter'da takip edilebilen 2-3 hesap dışında özel ilgisi olmayan kimsenin kolay kolay takvime veya daha detay bilgilere ulaşabileceğini düşünmüyorum. Bunun aksine, tabi ki doğal olarak ta (tüm sezon takviminde yer alması, dünya ve Avrupa turu gibi farklı ayaklarının olması, vs) FIBA3X3'ün çok daha fazla aktif olduğunu çok rahat görüyoruz. Zamanla Türkiye'nin FIBA3X3 ayağında daha aktif olmasıyla (mevcut durumda A takımımız sıralamalardan dolayı yer alamıyor ama u18 takımı şampiyonlarda oynuyor diye biliyorum) bu durum değişecektir umarım, katılım ve ilgi arttıkça doğal olarak ulaşabilme de artar diye düşünüyorum...

https://www.redbull.com/tr-tr/red-bull-reign-elemeleri-devam-ediyor

Orkun'la birlikte hazırladığınız bu yazıyı da keyifle okumuştum, tekrar elinize sağlık

Şimdi kontrol ettim de, sizin bu yazınızdan bi süre önce 15.06.2017'de bizde Arda Bayazıt'la 3x3 basketbolda kurulabilecek optimum takım konusunu tartışmışız twitter'da. Tabi bu muhabbet, Lebron'un FIBA3x3 sitesi için kurduğu, Lebron-MJ-Magic takımı üzerinden çıkmıştır. Bizimki sizin yaptığınız gibi mevcut oynayan oyuncular arasından değil, tüm zamanlar listesiydi, benim kadrom MJ, Lebron ve prime time Barkley'den oluşuyodu, Bayazıt'ta direk Shaq'ı alır herkesi potaya sokarım diyerek çirkinleşmişti  Cheesy Cool Shaq'ın savunmada yaşaması muhtemel defektlerden falan bahsetmeye çalıştım ama 2000-2003 arası Shaq'ı düşününce her takıma lazım konusuna ikna oldum  Wink

Adabazar topiğinin de böylece ırzına geçmiş olalım...
Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #876 on: 15 Jul 2017 - 22:59:16 »

Sinan ne yapmış yenmiş mi yine herkesi hayvan gibi yüklenmiştir
Logged

Sheed
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.777


View Profile WWW
« Reply #877 on: 17 Jul 2017 - 01:49:51 »

Cem öncelikle eline sağlık, belli ki oldukça keyifli ve heyecanlı bi organizasyon olmuş. Tabi eskisi kadar çok ve sık sokak basketbolunu takip edemesem de Red Bull Reign 3x3 Türkiye ayağının reklam anlamında oldukça pasif kaldığını düşünüyorum. Twitter'da takip edilebilen 2-3 hesap dışında özel ilgisi olmayan kimsenin kolay kolay takvime veya daha detay bilgilere ulaşabileceğini düşünmüyorum. Bunun aksine, tabi ki doğal olarak ta (tüm sezon takviminde yer alması, dünya ve Avrupa turu gibi farklı ayaklarının olması, vs) FIBA3X3'ün çok daha fazla aktif olduğunu çok rahat görüyoruz. Zamanla Türkiye'nin FIBA3X3 ayağında daha aktif olmasıyla (mevcut durumda A takımımız sıralamalardan dolayı yer alamıyor ama u18 takımı şampiyonlarda oynuyor diye biliyorum) bu durum değişecektir umarım, katılım ve ilgi arttıkça doğal olarak ulaşabilme de artar diye düşünüyorum...

https://www.redbull.com/tr-tr/red-bull-reign-elemeleri-devam-ediyor

Orkun'la birlikte hazırladığınız bu yazıyı da keyifle okumuştum, tekrar elinize sağlık

Şimdi kontrol ettim de, sizin bu yazınızdan bi süre önce 15.06.2017'de bizde Arda Bayazıt'la 3x3 basketbolda kurulabilecek optimum takım konusunu tartışmışız twitter'da. Tabi bu muhabbet, Lebron'un FIBA3x3 sitesi için kurduğu, Lebron-MJ-Magic takımı üzerinden çıkmıştır. Bizimki sizin yaptığınız gibi mevcut oynayan oyuncular arasından değil, tüm zamanlar listesiydi, benim kadrom MJ, Lebron ve prime time Barkley'den oluşuyodu, Bayazıt'ta direk Shaq'ı alır herkesi potaya sokarım diyerek çirkinleşmişti  Cheesy Cool Shaq'ın savunmada yaşaması muhtemel defektlerden falan bahsetmeye çalıştım ama 2000-2003 arası Shaq'ı düşününce her takıma lazım konusuna ikna oldum  Wink

Adabazar topiğinin de böylece ırzına geçmiş olalım...

3x3 ile daha alakalı bir yere yazacaktım ama sinan ağır bastı Cheesy

seviyeyi ben de beklediğimin altında buldum açıkçası ama sezonu oynayan oyuncu havuzu da aşağı yukarı belli gibi, onların da büyük çoğunluğu red bull reign'e katılmış. zaten puan toplamaları için katılmaları da gerekiyor herhalde. u18 işi güzelmiş, ondan haberim yoktu ben de yeni yeni bakmaya başladım dünya turu'na.

üçlük yarışması 4/10 ile kazanıldı bu arada, artık kerem yılmaz'ın dönüş yapması gerekiyor!

Sinan ne yapmış yenmiş mi yine herkesi hayvan gibi yüklenmiştir

yok abi, çeyrekte kaybettiler kıvanç dinler'in takımına. onlar da şu an türkiye klasmanının zirvesinde zaten.

sinan çok fazla faul yaptı içeride, aslında biraz daha temiz savunsalar elerlerdi.
Logged

HotSauce21
Yalçın Şeker Fanatiği
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 8.152

4 touchdown one game Polk High -- all city


View Profile WWW
« Reply #878 on: 19 Jul 2017 - 14:04:25 »

3x3 ile daha alakalı bir yere yazacaktım ama sinan ağır bastı Cheesy

seviyeyi ben de beklediğimin altında buldum açıkçası ama sezonu oynayan oyuncu havuzu da aşağı yukarı belli gibi, onların da büyük çoğunluğu red bull reign'e katılmış. zaten puan toplamaları için katılmaları da gerekiyor herhalde. u18 işi güzelmiş, ondan haberim yoktu ben de yeni yeni bakmaya başladım dünya turu'na.

üçlük yarışması 4/10 ile kazanıldı bu arada, artık kerem yılmaz'ın dönüş yapması gerekiyor!

yok abi, çeyrekte kaybettiler kıvanç dinler'in takımına. onlar da şu an türkiye klasmanının zirvesinde zaten.

sinan çok fazla faul yaptı içeride, aslında biraz daha temiz savunsalar elerlerdi.

Bi süredir önce 1x1, şimdide 3x3'leri domine eden Kıvanç Dinler Trabzon doğumlu ama bildiğim kadarıyla ailesi Bursa'da yaşıyor, o yüzden bizim de sıkça katıldığımız Bursa'daki sokak turnuvalarına falan katılıyodu. 77 jenerasyonun üyelerinden biri olarak Hidayet'lerle falan Çavuşoğlu Kolejinde oynadı ama sonra akımın öncülerinden biri olarak NCAA'e gitti. Southern Illinois ve Tusculum'da okuyup bi yandan da oynadıktan sonra Türkiye'ye geri döndü ve 1-2 yıl 1. ligde oynadıktan sonra daha çok 2. ligde oynadı ve hatırladığım kadarıyla en son 2015'te Bölgesel Ligde Genç Karşıyakalılar takımında oynayıp bıraktı. Daha sonra da aynı takımda koçluğa başladı zaten. Red Bull King of The Rock turnuvaları geçen yıla kadar 1x1 formatında oynanıyodu ve Adabazar Sinan'la birlikte sırtı yasla çembere kadar götür stilinin öncülerinden olarak önce Türkiye sonra da 2 defa dünya şampiyonluğu yaşadı. Biri Tayvan diğeri de Türkiye'de gerçekleştirilen ve ikisinde dünya şampiyonu olduğu 1x1'lerde "aslında 2 turnuvada da Amerikalılar yoktu, olsalar hayatta şampiyon olamazdı" diye baya bi muhabbet çıktı ama o konuyu çok detaylı bilmiyorum açıkçası.

3x3 basketbolun olimpiyat takvimine de girmesi sonrasında Red Bull'da format değişikliğine gidip 1x1 formatını iptal edip onlarda 3x3'e döndüler. Kıvanç Dinler'de İzmir piyasası ve 3.ligde oynadıkları Genç Karşıyakalılar (KSK'nin altyapı takımı) takımından topladığı elemanlarla bi kaç yıldır Türkiye'deki sokak basketbolu turnuvalarını domine ediyo, onları uzun süre sonra yenen takımın da İstanbul değil de Kayseri'den çıkması da ilginç olmuş...
Logged


Reflector
1. Do the Sauce2k except when you catch it, catch it on the outer side of the ball like your hitting/reflecting it back to you
blastrula
Forum Amirali
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 6.010


Respect My Authoritaaaahh


View Profile
« Reply #879 on: 20 Jul 2017 - 03:15:19 »

Okudugum bir röportajinda Tazvan'daki turnuvada amerikalilardan bahsediliyordu. Yani amerikali katilmiyor degil ama bu adamlarin kistasi nedir, ondan bahsetmemisler.
Logged

Run, live to fly, fly to live, do or die
Run, live to fly, fly to live. Aces high.
ocean
Newbie
*
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 130



View Profile
« Reply #880 on: 21 Jul 2017 - 18:27:11 »

izmit'te askerleri dövmüşler http://www.cnnturk.com/turkiye/carsi-izninden-donen-askerlere-otobuste-saldiri?page=1
Logged
Kayrakli
keeper
Pro. Member
*
Offline Offline

Posts: 2.393


View Profile
« Reply #881 on: 7 Aug 2017 - 01:55:50 »

Hendekli eroin baronu, çakma "Breaking Bad" çıktı

Hendek İlçesindeki tavuk çiftliğinde 1.5 ton eroinle yakalanan 'Eroin Doktoru' lakaplı kimyacı Rıfat B.'nin 'Breaking Bad' dizisini bire bir taklit ettiği anlaşıldı."

memleket gibi memleket  Cheesy
Logged
Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #882 on: 10 Aug 2017 - 03:05:17 »

Zaaaaaa çok iyiymiş ya. Geçen yine benzer şekilde Hendek'te 1 tona yakın esrar yakalanmıştı. Bende sahilde yüzüyorum Sapanca'lılar ile.

Haberi okuduktan sonra yarısı iç geçirdi "gitti güzelim mallar" diye Smiley
Logged

Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #883 on: 15 Aug 2017 - 12:42:44 »

Dün akşam Yavuz geldi Adabazar'a. Daha doğrusu ülkemizin tehlikeli yeri Sapanca'dan Adabazar'a geçtik. Köfte yedik. Kayhan yine satış yaptı.

Baya muhabbet ettik Yavuz'la. Ülkenin ekonomik olsun, eğitim olsun, kültür ve insan hakları olsun nereden nereye geldiğini artık Almanya'nın ve elbette diğer ülkelerin nasıl kıskandığını doyasıya anlattık. Evet.

Sonra Yavuz ısrarla Bolu tünelinin kapalı olduğunu söyleyip erken kalkmak istedi. Ben ilk başta İstanbul'a gitmek isteyen bir insanın niçin Bolu tünelindne geçmek istediğini anlayamadım. Yani niçin insan Adabazar'dan çıkıp İzmit-Gebze-Tuzla-Ataşehir istikametine direk gitmez da Ankara istikametine gidip Düzce'yi geçtikten sonra Bolu tünelinden de geçip gerisin geri tekrar Bolu tünelini geçip Adabazarına geldikten sonra İstanbul'a gitmek ister. (Sanırım Yavuz tünelden gitmeyi seviyor).

Kendisini ikna ettikten sonra kısa bir Sapanca yürüyüşü yaptık sahilde. Hemen canlı bir tekme tokat kavgayı yerinde görme imkanı da oldu. Ne yazık ki canlı bir vurulma olayına rastlayamadık. Olsun bir daha ki sefere diyoruz.

Bunların dışında forum ahalisinin günübirlik bir köfte günü organizasyonuna sıcak bakacağını umuyorum. Şöyle tatilden dönünce baya aksattığımız bu buluşmayı gerçekleştirmek lazım arayı soğutmamak lazım arkadaşlar.
Logged

BabyShaq
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.094



View Profile
« Reply #884 on: 23 Aug 2017 - 00:11:22 »

Şeker yıllardır sözde köfte günü yapacağım diye bizi yiyordu. O organizasyon yapmayınca ben gittim. Pişman değilim, yine olsa yine giderim. Ev sahipliği için Şeker'e ve arkadaşlarına teşekkürler. Kayhan'la buluşamadık ama yine de satış yapmış sayılmıyor çünkü biraz plansız gittim Smiley
Logged
Pages: 1 ... 56 57 58 [59] 60
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Kalmasın Adabazar « previous next »
    Jump to: