Welcome, Guest. Please login or register.
13 Nov 2019 - 09:32:07
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol  |  NBA  |  Topic: Bilmediklerim??? 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: 1 ... 144 145 146 [147] 148 149 150 ... 164
Author Topic: Bilmediklerim???  (Read 424281 times)
Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.966

I battle with monsters.


View Profile WWW
« Reply #2190 on: 6 Aug 2011 - 14:08:12 »

Quote
Originally Posted by Larry Coon
-If the lockout lasts an entire season, what will happen with the 2012 draft? How will the draft order be determined?

-If the season is canceled and the sides come to an agreement by next June, the 2012 draft should go on as planned. The draft order will be a little tricky. There will be no season upon which to determine the order, and they can't just repeat the 2011 draft order -- that would "reward" teams twice for the same bad season in 2010-11.

The NHL was faced with this dilemma when it lost its 2004-05 season to a lockout. The league settled on a weighted lottery that included all 30 teams. The weighting was based on playoff appearances over the previous three seasons and first overall picks over the previous four seasons.

The NBA would likely adopt a similar system should the 2011-12 season be canceled. It would be a one-time occurrence -- the league would revert to its usual system the following year.

Şöyle birşey denmiş ki sanırım en mantıklısı bu olur. Son 3-5 senedeki draft performanslarına göre top dağılımı yapılabilir.
Logged

Kensai
2. En Azılı Blazers Düşmanı
Global Moderator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.992



View Profile
« Reply #2191 on: 6 Aug 2011 - 20:07:28 »

Bence hatalı olur bu durum. Malum bu draft class acaip derin ve neredeyse 2 tane draft'ın birleşimi gibi olacak bu sezonki çekilmeler sebebiyle. Geçtiğimiz yıllarda tepelerden seçip belirli bir çekirdek kuran ve artık yavaş yavaş play-off'a oynaması beklenen veya oynamaya başlamış takımlara bir de bu drafttan top10 pick verilirse yaşlanan ve çaptan düşen takımlara haksızlık yapılmış olacak. Örneğin Knicks, Clippers, Memphis, Nets gibi takımlar Spurs'den, Suns'dan, Rox'tan falan çok topa sahip olacak ki bence dengeleri koruyacak bir durum olmaz bu. Eğer ligi iptal ediyorlarsa draftı da bir sene yapmasınlar, seneye tarihin en derin draftını görelim. Hem peynir ekmek gibi 2. tur hakkı dağıtan takımlara bi ders verilmiş olur, hem de scouting'in önemi artar. Unselected rookielerden bile önemli oyuncular çıkabilir, iyi çalışan teknik ekibe ödül verilmiş olur.
Logged
kubilay
Administrator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.343


View Profile WWW
« Reply #2192 on: 6 Aug 2011 - 20:54:26 »

e draft yapmazsan kolejde son yılını geçiren oyuncuları ne yapacaksın? eşek kadar herife sen bi sene daha oku ya da 'bu yıl alım yapmıyoruz' demek de haksızlık.
« Last Edit: 6 Aug 2011 - 20:55:22 by kubilay » Logged

Gorky
Forum Kobe'si
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 4.445


View Profile
« Reply #2193 on: 10 Aug 2011 - 14:35:01 »

e draft yapmazsan kolejde son yılını geçiren oyuncuları ne yapacaksın? eşek kadar herife sen bi sene daha oku ya da 'bu yıl alım yapmıyoruz' demek de haksızlık.
Kesinlikle buna katiliyorum. Draft olmamasi soz konusu olamaz. NCAA'in de bir yuruyusu var. Butun sezonunun iptal olmasi hala kesin degil. Oralara kalmayiz insallah. NFL ders olmali bu lige.
Logged

talhafatih
Ice Man
Jr. Member
**
Offline Offline

Posts: 411



View Profile
« Reply #2194 on: 12 Aug 2011 - 20:39:35 »

6th man ödülünü kazanmak için en az kaç maça yedekten başlamak gerekiyor ?
Logged

Saban
Pelikan
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.699


Brow 💖 Boogie


View Profile WWW
« Reply #2195 on: 13 Aug 2011 - 03:18:12 »

Bobby Jackson 56 maçla kazanmıştı, bildiğim kadarıyla net bir oran yok, kanaate bakıyor biraz durum.

edit: 59 maçta oynayıp bunların 26'sında ilk beş çıkmış Jackson ödülü kazandığı sene.
« Last Edit: 13 Aug 2011 - 03:23:11 by Saban » Logged

Kivanc1Mac
Full Member
***
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 530



View Profile WWW
« Reply #2196 on: 13 Aug 2011 - 16:52:39 »

Oynadığı maçların yarısından en az bir fazla maçta yedekten gelmesi gerekiyor diye bir şey okuduğumu hatırlıyorum vakt-i zamanında. Çok pis uydurmamışımdır umarım.
Logged

siriusjames
Guest
« Reply #2197 on: 13 Aug 2011 - 23:31:07 »

Oynadığı maçların yarısından en az bir fazla maçta yedekten gelmesi gerekiyor diye bir şey okuduğumu hatırlıyorum vakt-i zamanında. Çok pis uydurmamışımdır umarım.

ben de öyle biliyorum.
Logged
airness
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.025


View Profile WWW
« Reply #2198 on: 18 Aug 2011 - 00:27:00 »

Tex Winter'ın Hall of Fame konuşmasını yapan oğlunun sağlık sorunu falan mı var? Konuşmasında ve ellerinde bir sıkıntı var gibiydi. Ve konuşmanın sonuna doğru bir hata yapıyor tam çözemedim orayı çok utanç verici falan diyo ama...
Logged

talhafatih
Ice Man
Jr. Member
**
Offline Offline

Posts: 411



View Profile
« Reply #2199 on: 18 Aug 2011 - 15:24:31 »

Nba2k11 de 6th man ödülüne adaydım. Bi sakatlık geçirdim yaklaşık 22 maç kaçırdım ondan sonra sezonun geri kalanında gene kenardan gelerek yaklaşık aynı istatistikleri yakaladım. Fakat 6th man ödülün bana verilmedi. Sıralamaya bile giremedim. Kazanandan daha iyi dereceler elde etmeme rağmen. Soruyu bunun için sormuştum sezon sonunu beklemek istedim ama gene değişen bişi olmadı. Kenardan 60 maç oynamama rağmen.
Logged

gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #2200 on: 18 Aug 2011 - 15:46:37 »

nba 2k yı referans alma ben 30 sayı 15 rb 2 blk ile ligi bitridim MVP olamadım yılın caylagı oldum hadi o onemli degil
final serisinde 38 sayı 16 rb ortalama ile oynadık ve 4-0 seriyi aldık finals mvp olamadım
Logged

Son Turnuva Şampiyonu
talhafatih
Ice Man
Jr. Member
**
Offline Offline

Posts: 411



View Profile
« Reply #2201 on: 18 Aug 2011 - 16:26:01 »

Mvp de lig sıralaması çok önemli sanırım oyunda da. Benim sezonda Kobesayı ve asist konusunda bariz önceyken sadece ribauntta Lebron'un gerisindeydi ama ligi Heat önde bitirdi diye Lebron Mvp oldu. Final serisinde olanlara ohaa diyorum.Kim oldu o istatistiklerine karşı final mvp'si ?
Logged

gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #2202 on: 18 Aug 2011 - 17:31:29 »

joe johnson 19 sy 4 rb gibi birsey ile
Logged

Son Turnuva Şampiyonu
BabyShaq
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.094



View Profile
« Reply #2203 on: 18 Aug 2011 - 17:35:53 »

nba 2k yı referans alma ben 30 sayı 15 rb 2 blk ile ligi bitridim MVP olamadım yılın caylagı oldum hadi o onemli degil
final serisinde 38 sayı 16 rb ortalama ile oynadık ve 4-0 seriyi aldık finals mvp olamadım

Oyun istatistiğe oynadığını anlayıp, takım oyunu oynayanı ödüllendirmiştir Tongue
Logged
Ilkkan
Sr. Member
****
Offline Offline

Posts: 947


View Profile
« Reply #2204 on: 18 Aug 2011 - 18:41:04 »

yalnız jerry west de final serisini 38 sayı ortalamasıyla bitirip, seriyi kaybetmelerine rağmen finals mvp olmuştu. tabi bunda 7. maçı 42 sayı 13 riband 12 asist ile bitirmiş olmasının ve daha finals mvp olayının ilk kez verilmesininde payı yok değil. oyunun bu yönü hatalı olabilir.

normal sezon olayını da karalamıştım bi yerde, bulabilirsem editleyip koyarım bu mesajı.

edit: buldum.

İstatistiklerden çok, takım başarısı daha önemlidir. O yüzden NBA'in en iyi bireysel performansları genelde MVP ödülünü alamadı. Bunun nedeni basit; takım başarısı önemli demiştik, fakat o performansı göstermeniz için sizin normalde olduğundan daha çok top kullanmanız gerekir ve topu daha çok elinizde tutmanız gerekir. Bu da güçlü bir takımla olacak birşey değil pek. Artık güçsüz mü dersiniz, çok mu güçsüz dersiniz bilemem ama o tarz bi seviyede anca bu performansları yakalayabilirsiniz, öbür türlü zor.

Hazır konu MVP'likten açılmışken, zamanında MVP kriterleriyle ilgili yazdığım bir yazı vardı, onun da köşede kıyıda bi yerde durmasını isterim;

MVP'nin her zaman seçimleri tartışmaya konuk olmuştur, en basitinden 08-09 sezonundaki Wade'in 3. olması (ki rahatlıkla MVP olmalıydı denen bi' sezonuydu), Kobe'nin 05-06 sezonu (hani şu 81 attığı, evet, 81 dedim),06-07 sezonundaki LeBron (30-8-7 ortalamaları hani) ve eski yıllar. Öncelikle tartışılan sezonlara bakalım ve sonra anlatmak istediğim kriterlere geçelim.

05-06 sezonu:

- Kobe: %45 FG ile 35 sayı 5 riband 4 asist, 45 galibiyet (Batı 8.'si).

- Nash: %51 FG ile 18 sayı 4 riband 10 asist, 55 galibiyet (lig 4.'sü).

Bu sezonu güncel olanlardan açık ara en çok tartışıldığı için incelemeye alıyorum.

Ödülümüzü Nash aldı diye diğerlerine gerek duymadım. Şimdi bu çok tartışılan ödül kesinlikle doğru bi' karardı, hatta kıyaslanmayı dahi hak etmeyen şekilde. Çünkü MVP ödülü daha çok takım galibiyetiyle alakalıdır, ''en değerli oyuncu'' dediğine tam olarak aldanmayın, en iyi performansı gösteren yada en dominant oyuncuya verilmiyor bu ödül.

Kobe'nin 45 galibiyeti vardı, Nash'in takımı ise 55. Zaten 45 galibiyet almış bi' takımın oyuncusunun bu ödülü alma şansı 0'a yakındır (imkansıza inanmam, n'apıyım, huyum bu). ''ama efendim adam tek başına oynuyor, takım arkadaşları yetersiz, kendisi n'apsın'' denilebilir, doğrudur, buna yanlış da diyen yok nitekim ama bu ödül hiç bi' zaman böyle verilmedi (belki 54-55 sezonu hariç, gerçi o da tartışmaya açık bi' sezon).

45 galibiyet demişken, MVP ödülünü en az galibiyetle alan Michael Jordan ve Wilt Chamberlain'dir. Wilt 49 galibiyetle (henüz çaylakken), Jordan ise 50 galibiyetle almıştır. Tabi, takımın kalitesiyle de oyuncunun bireysel performansı her zaman ters orantıyla gitmiştir. Daha iyi takım demek, daha az top kullanmak ve topu daha az elinde tutmak demek, bu da daha az sayı ve asist ortalaması demek (aynı mantıkla en iyi bireysel performanslar güçsüz takımda iken çıkarlar, hani şu ''tek başına oynuyo'' modundayken). Tabi ikisinin de performansı en az Kobe kadar iyi olmakla beraber, Jordan'ın performansı çok daha ayrı bi' boyuttaydı (Wilt de daha iyi performanslar gösterdi elbet ama ödülü alamadı, oralara da geleceğim).

Aslında Kobe'den bahsettim hak etmedi diye ama ondan daha iyi oynayıp  alamayanlara da göz gezdirelim.

87-88 sezonu:

- Jordan: %53 FG ile 35 sayı 5 riband 6 asist 3.2 top çalma 1.5 blok, 50 galibiyet.

Jordan o yıl hem sayı kralı hemde yılın savunmacısı seçilmişti. Yani her iki tarafında da ligin 1.'si olmuştu bi' nevi (Tabii yılın savunmacısı ödülü de daha çok rakamlara göre verilen bi' ödül, bu da zaten ayrı bi olay). Bunu da NBA tarihinde başka yapabilen olmadı. Bruce Bowen, Tayshaun Prince, Andrei Kirilenko gibi üst düzey savunmacıların bile bu ödülü alamadığı düşünülürse (evet, rakamlara göre veriliyor, yapcak bi' şey yok) ve Jordan'ın hücumda 35 sayı gibi insanın anatomisine aykırı derecede yoracak şekilde bi' performans göstermesine rağmen alabildi bu yılın savunmacısı ödülünü. Hatırlayın en son 35 sayı ortalamasıyla oynayanları, 05-06 normal sezonunun Kobe'sini artık halinin kalmadığını yada 08-09 play-off'undaki LeBron'un Orlando serisinde artık yere düşüp bayılacak seviyeye gelmesinin (tabii normal sezon yorgunluğuyla asla bir tutulmaz, birinde aşağı yukarı 15 maç, öbüründe 80). Üstelik süperstar'ların genelde hücuma güçleri kalsın diye savunmaya fazla kasmadıklarını da belirtmem gerekiyor (eleştirmiyorum, zaten çok doğru bi' düşünce).

Modern basketbolda %50 ile 30 sayı ortalaması tutturan sadece Jordan ve LeBron var (29.7'yi de 30 yaptım yuvarlak hesap). Daha çok sayı atabilmek için, daha çok top kullanmalısın, daha çok top kullanma da yüzdeyi düşürür, Jordan 35 sayı atmasına rağmen (ki 30 sayı ortalama tutturan biriyle aynı yüzde de olması beklenemez zaten) %53 gibi en dominant pivotu bile kıskandıracak bi' yüzdeye sahip olmuştur. Bunun yanında 3.2 top çalma ile ligin top çalma kralı, 1.6 blok ile gard'lar arasında 1. olmuştur ve 6 asist gibi 35 sayının yanında yapılması için oyun hilesi gerektiren bi' rakamı da yapmıştır. Bunları anlatmamın sebebi ise, bunları yapıp üstüne 50 galibiyetle ligi bitirince anca ödülü alabilmektir. Belki de tüm zamanların en iyi bireysel performansıydı bu ama bundan önceki ve sonraki 2 sezonu daha var Jordan kişisinin, onlar da da bi' bu kadar mükemmel. Tek farkları, bunda ödülü almıştır, onlarda ise hiç bi' şeyi.

86-87 sezonu:

- Jordan: %48 FG ile 37 sayı 5 riband 4 asist 3 top çalma 1.5 blok, 40 galibiyet.

%48 gibi tartışmaya açık dahi olmayan iyi bi' yüzdeyle sezonu toplamda 3.000 sayı ile tamamladı desem yeterli olur heralde, ki bunu geçebilen sadece Wilt'tir, o da 44 ve 50 sayı ortalamalarıyla. Ayrıca NBA tarihinin en dominant 5 performansı arasına rahatlıkla girebilecek türden, hatta zirveye bile oynayabilecek türden ama gel gör ki bu sezon Jordan MVP olamadı. Çünkü takımının galibiyet sayısı sadece 40'tı ve görüldüğü üzere böyle bi performansa 40 galibiyet de yetmiyor. Tek başına olması veya ''daha n'apsın'' durumları da geçerli değildi ve hala da değil. En büyük yardımcısı zaten hücum gücü düşük olan kasap Charles Oakley'di (Dwight Howard kadar ribandcı olduğu dönemler) ama bu yine de gerçekleri değiştirmiyor. Haticeye değil, neticeye bakılıyor.

88-89 sezonu:

- Jordan: %53 FG ile 32 sayı 8 riband 8 asist 3 top çalma, 47 galibiyet.

%53 gibi skorer bi kısanın tutturabilmesi için 20 sayılarda gezmesi gerecek türden bi' şut yüzdesinden mi bahsedeyim yoksa LeBron James gibi isviçre çakısı kadar all-around olan bi' oyuncu kadar all-around ortalamalarından mı... bilemedim. İstatistik canavarı LeBron James'in hemen hemen aynı  performansı olmasına rağmen burun veya herhangi bi' uzuv farkıyla Jordan'ın performansının daha iyi olduğunu söylemeliyim. Tabii Jordan böylesine bi' sezonunda da MVP olamadı. Nedeni basit; 47 galibiyet.

İş iyiden iyiye Jordan vs Kobe&Wade&LeBron eksenine girmeden, diğer örneklere geçiyorum.

Bireysel bi' ödül olmasına karşın daha çok takımının etkisiyle verilen bi' ödüldür, hatta kabaca bi hesapla %60-70 takımın başarısı önemlidir bunda.

Oyuncunun sevilmemesi, oy veren otoriterlerin sevmemesi, komisyoner'in işin içinde parmağının olması, play-off'ların vs. hiç bi' etkeni yoktur. Hele ki play-off'ların. Zaten bunun etkisi olsa Dirk Nowitzki alamazdı. Kendisi 67 galibiyetle ligi bitirdi ama ilk turdan elendi.

61-62 sezonu:

- Wilt: %50 FG ile 50 sayı 25 riband, 49 galibiyet.

- Oscar Robertson: %47 FG ile 30 sayı 12 riband 11 asist, 43 galibiyet.

- Bill Russell: %45 FG ile 19 sayı 23 riband 4 asist, 60 galibiyet.

İşte bu ödülün gerçekten anlam kazandığı asıl yıl. Wilt Chamberlain ve Oscar Robertson'un prime sezonunu geçirdiği ve riband dışında çok mütevazi rakamları ve bi' uzun için ciddi düşük kabul edilebilecek şut yüzdesine sahip olan Bill Russell.

Wilt'in 100 sayı attığı yıl bu, NBA tarihinin en yüksek sayı ortalaması. Oscar'ın ise triple double ortalamayla bitirdiği 2 sezondan biri, üstelik 10-10-10 gibi değil, 30-12-11 şeklinde, ucundan kıyısından değil yani ve düşük sayı ortalamalı ama bi' o kadar da dominant takımda oynayan (7 sezon üst üste şampiyon olduğu dönem) Bill Russell. Wilt'in bi' nebze şansı olmasına karşın 49 galibiyet her halukarda çok düşüktür ve riband ve savunması dışında etkileyici performansı olmayan Bill Russell'ın 11 galibiyet fazlası yetiyor, evet, 11 galibet böylesine devasa bi' performans farkını yenebiliyor ve doğru bi' seçimdi, tabii kendi kriterlerine göre. Gerçi ödülü de NBA verdiğinden, onların kriterleri esastır, Ali, Veli veya Adonal Foyle'un değil.

Oylamada ise 297 - 152 gibi bi' oy farkıyla Bill Russell ezmiştir. Bunun birine sempati, öbürüne antipati yada ünle-şöhretle olmayacak şeyler olduğunu da belirtmek isterim. Üstüne üstlük en çok 1. seçim oy alan 3. oyuncu olmuştur o Wilt, hani o 100 sayı attığı sezon. Hatta Oscar da 135 almıştı, ikisini toplasanız dahi 1 tane Bill Russell etmiyor. Hele ki Bill Russell'ın 51 tane, Wilt'in 9 ve Oscar'ın 13 tane 1. seçim oyu almasına başlamasam çok daha iyi olacak.

Ha tabii bu ''en iyi takımın en iyi oyuncusuna veriliyor ödül'' anlamına gelmiyor. Sadece galibiyet sayınızın yüksek olması lazım, tabii kısmen galibiyet sayısı artınca sıralamanız da artıyor ama şöyle bu konuya en iyi örnek ise şudur kanımca;

05-06 sezonu:

- Billups: %41 FG ile 18 sayı 3 riband 8 asist, 64 galibiyet.

Billups'ın takımı NBA 1.'si olur, 64 galibiyet gibi her NBA 1.'sinin tutturamayacağı über bi' galibiyet sayısını tuttururlar ama gel gör ki o sene Billups MVP sıralamasında 5. olur. Üstüne üstlük 49 galibiyetli bi' oyuncunun da MVP olduğu düşünülürse, bunun sırf takım performansına da göre verilmediği söylenebilir, sadece çok daha büyük bi' katkısı var. Unutmadan, 06-07 sezonunda Golden State play-off'a son sıradan girmiştir ve galibiyet sayısı da Wilt'in çaylakken MVP olduğu takımının galibiyet sayısıyla eşittir, 49.

Yani güncel tarihten 06 yılındaki Kobe, 09 yılından Wade yada 07 yılındaki James'e bi' haksızlık yapıldığı falan yok. Çok doğru seçimler bunlar. Biri 45, biri 38 ve öteki 45 galibiyetli takımlar. Üstte saydıklarım en az bunlar kadar iyi olmakla beraber, çok daha iyi performanslar kabul edilebileceği gibi 47, 49, 43 gibi galibiyetli takımlarda oynamışlardır. En iyi performansların 40'lı galibiyetlerde bile yeri yokken, 30'lu galibiyetlerle nası bi şey olur, bunu da siz düşünün.

Ayrıca kriterler budur ve görüldüğü üzere 50 yıl öncesine dayanan bi kriterdir. Bu adamlar hak etmemiştir, daha doğrusu takımları yüzünden hak edememiştir, takım arkadaşlarının yetersizliği de kendilerinin suçları değildir, istersen triple double ortalamasıyla sezonu bitir (hehe, oscar robertson yapmıştı gerçi bunu ve kazanamamıştı), yada 100 sayı at yine de yapacak bi' şey yok. En az 50 galibiyet gereklidir, 45-48'e ihtimal veremiyorum çünkü onun için bilgisayar oyunlarındaki performanslar bile yetemiyor, kaldı ki 50 galibiyetten az olup MVP olan kişi sayısı da 1'dir.

Daha 27-17-5 yapan Kareem, 23-13-6 yapan Garnett, 44-24-3 ve 37-22-5'lik Wilt, 32-6-5 yapan T-Mac, 33-7-6 yapan Jordan, 31-10-11 ve 30-10-9'luk Oscar Robertson diye de uzar gider liste, bu performansları da anmamak saygısızlık olurdu.

Toparlamak gerekirse; bu ödül 50 yıl öncesinde bile aynı kriterle verilen bi' ödüldür. Kimseye fazladan tolerans verilmeyen (belki 10 sene NBA'de olup bu ödülü alamamış biriyle 2-3 sezondur NBA'de bulunan biri arasında seçim yapılırsa, 10 senelik adama tolerans uygulanabilir, eski yıllar için, belki), play-off'la ilgisi olmayan, komisyoner'in istemesiyle de bi' ilgisi olmayan bi ödüldür. Bu ödülü de biz vermediğimiz için ''MVP bence bu olmalıydı, çünkü hede hödö hede hödö'' gibi fikirler de ne yazık ki sınıfta kalıyor çünkü bu ödülleri de biz vermediğimize göre, bizim kriterlerimiz geçersizdir, anlamsızdır. Ödülün kendi kriterini sadece eleştirebiliriz dediğim gibi ama bu kriterle 50 yıldır hep doğru ödüller verilmiştir. İsmi biraz aldatıcıdır, evet ama şimdi bunun kriterini değiştirmeye kalksak da, geçmiş 50 yıldaki kazanamayan oyunculara (başta bilgisayar oyunu tarzında olan performanslara) haksızlık etmiş olmaz mıyız?

« Last Edit: 18 Aug 2011 - 18:45:19 by Ilkkan » Logged

Pages: 1 ... 144 145 146 [147] 148 149 150 ... 164
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol  |  NBA  |  Topic: Bilmediklerim??? « previous next »
    Jump to: