Welcome, Guest. Please login or register.
27 Oct 2020 - 01:49:55
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol  |  Takım Forumları  |  Utah Jazz  |  Topic: John Stockton 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: 1 2 [All]
Author Topic: John Stockton  (Read 11799 times)
e_smile
Guest
« on: 23 Nov 2004 - 12:55:46 »

Efsane oyuncu sonunda hak ettiği yeri aldı. Her zaman "yüzüksüz" oyuncuların saygı görmediğinden bahsedilir NBA'de; bence John Stockton bu sözün yakışmadığı en büyük isim.
Kariyeri boyunca Utah'ta oynayarak sayısız başarılara imza atmış adam gibi bir adam o. Hele şu son günlerdeki olaylardan sonra en çok eksikliğini hissedeceğimizi düşündüğüm oyuncu tipi.
Kariyeri boyunca sadece 22 maç kaçırmış, 9 sezon üst üste asist kralı olmuş, NBA'in en iyi 50 oyuncusu arasına girmiş, tarihi yazmış bir efsane..
Ne yüzük, ne para ne kariyer uğruna hiçbir şekilde yalnız bırakmamış takımını, tüm övgüyü sonuna kadar hak ediyor, helal olsun, büyüksün baba...

Pete Maravich, No. 7 (1985); Frank Layden, No. 1 (1988); Darrell Griffith, No. 35 (1993); Mark Eaton, No. 53 (1996); ve Jeff Hornacek, No. 14 (2002) ile beraber Stockton imzalı No.12, Delta Center'ın tavanında asılı kalacak.


Şurada iyi bir yazı var
Logged
Hornacek
Bjk6thman
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 1.302


View Profile
« Reply #1 on: 23 Nov 2004 - 14:43:33 »



sen şampiyon olmasan da
yüzükleri takmasan da
emekliye ayrılsan da Cry
seviyoruz işte...


“there will never be another like him – I guarantee you that.”
törene gelen Karl Malone'dan kısa ama öz bir cümle

"I will come around off a pick and in the split-second I am
open ,the ball will just be sitting there, waiting to be a shot."  bu da adamım Hornacek'ten



« Last Edit: 23 Nov 2004 - 14:49:40 by Hornacek » Logged
Кириленко
Forum Postacısı
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.175



View Profile
« Reply #2 on: 23 Nov 2004 - 18:25:42 »

bu takımımı tutmamı sağlayan 2 efsaneden biri oluyor kendisi, ulaştığı bireysel başarıları, kariyer istatiklerini geçen birini görebileceğimize ihtimal bile vermiyorum belki torunlarımıza, çocuklarımıza filan kısmet olur en yakın rakibi magic'ten bile %50 fazla asist yaptığını söylersem zaten onun büyüklüğü iyice anlaşılacaktır. günümüzde para uğruna yapmadığı şaklabanlık kalmayanlar gitgide artarken o , en harika zamanlarında bile para konusu mevzu dahi etmeden, değerini yükseltmek için biraz düşüniim ayakları yapmadan gelip imzayı atmayı bilmiştir. zekası, profesyonelliği, aile hayatı, adamlığıyla hayatım boyunca idolüm olarak kalıcaktır, asla hak ettiği değeri göremesede biz onu asla unutmayacağız..!  Cry
Logged

Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.966

I battle with monsters.


View Profile WWW
« Reply #3 on: 23 Nov 2004 - 19:03:33 »

Valla ben de unutmayacağım. Yolumuza az taş koymamıştı vakti zamanında. Yine de malone ile karşılaştırılınca melek gibi adam canım.

PS: Mark Jackson da Magic'ten fazla asist yapmıştır ama bu ondan daha iyi olduğunu göstermez. Bi de "Stockton to malone" paslarından biri coast to coast olmuş ve gelmiş geçmiş en iyi asist seçilmiştir, ben ona yanarım.
Logged

Gorky
Forum Kobe'si
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 4.445


View Profile
« Reply #4 on: 23 Nov 2004 - 19:32:27 »

Bende cok severim her seyiyle ornektir.Ne fizigi cok uygundur baskete ne de bana gore oyle yetenekli bir oyuncudur.Ama en azindan soylenenlerden bildigim inanilmaz hirsi ve calisma arzusu onu buralara getirdi ve de cok ornek bir kisilik.Umarim coach olarak doner ki donecektir Cool
Logged

GoKoBe
Newbie
*
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 56


4ever Lakers!


View Profile
« Reply #5 on: 23 Nov 2004 - 21:08:13 »

Utahlı olmamama rağmen, en çok sevdiğim oyuncuların başında yer alır. (Kobe, Stockton, Malone ) Belki de bu oyunu oynamış en iyi pg dır. Fiziğinin getirdiği dezavantaja rağmen mükemmel bir point guarddır. Özellikle oyun zekasına hep hayran kalmışımdır. Shocked Şampiyon olamadığı içinse en az Utah taraftarları kadar üzüldüm ve hala üzülüyorum... Cry Cry

Senin yerin ayrıdır asla unutulmayacaksın

Karl Malone un dediğini ben de tekrarlamak istiyorum...

"there will never be another like him - I guarantee you that"

Hoşçakal; Cry Cry Cry Cry Cry
Logged

If there's any question on anybody's mind who  the best player in the league is, call me call me collect if you want to I'll give u the answer...Stu on Kobe

Uğur
Guest
« Reply #6 on: 23 Nov 2004 - 21:12:52 »

Kesinlikle unutulmaz bir oyuncu.Bana göre NBA tarihinin en saf point guardı,görevini NBA tarihinde en iyi yapan adam. Rekorların adamı John Stockton.NBA'in en iyi 50 oyuncusu içinde en alçak gönüllü adamı diyebileceğim oyuncu Stocktondır.Ve ayrıca Malone'u Malone yapan etkenlerden en önemlisi Stocktondırbence .Gerçek bir sportmen.  Smiley Keşke bir de yüzüğü olsaydı. Undecided



Burda fotoğraflar var

« Last Edit: 23 Nov 2004 - 22:07:10 by Big Ben » Logged
Hornacek
Bjk6thman
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 1.302


View Profile
« Reply #7 on: 30 Nov 2004 - 17:53:33 »

geceden bazı resimler

Logged
AmarE32
Guest
« Reply #8 on: 9 Jun 2005 - 16:47:12 »

NBA'i seyretmeye basladim 80li yillarin sonundan beri bu kadar disiplinli,maksimum konstrasyonla oynayan bir oyuncu gormedim.Kendisi en saygi duydugum oyunculardan biridir(jordanzede).Muthis bir sportmendi,postaciyla yaptigi pick'n roll ler asla unutulmayacak.Igne deligindende olsa topu arkadaslarina iletir ve basketi yaptirirdi.
Logged
OscarRE
Stern'ün Çiftliği
Administrator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 6.357

ne bakıyon lan?


View Profile WWW
« Reply #9 on: 9 Jun 2005 - 18:20:48 »

babanın kariyerinde tek bir şampiyonluk ya da mvp ödülünün bulunmaması çok üzücü. bence hakettii deeri görmemiş adamların başındadır, herşeyden önce kendi takımında.

1990 yılında mvp ödülünü alan magic johnson'ın istatistikleri, 22.3 sayı, 6.6 rib, 11.5 asist, 1.7 top çalma, .48 fg, .89 ft
aynı yıl john stockton'ın istatistikleri, 17.2 sayı, 2.6 rib, 14.5 asist, 2.7 top çalma, .514 fg, .82 ft

1991 yılında mvp olan michael jordan'ın istatistikleri, 31.5 sayı, 6 rib, 5.5 asist, 2.7 top çalma, .54 fg, .85 ft
aynı yıl john stockton'ın istatistikleri, 17.2 sayı, 2.9 rib, 14.2 asist, 2.9 top çalma, .51 fg, .84 ft

1992 yılında mvp olan jordan'ın istatistikleri, 30.1 sayı, 6.4 rib, 6.1 asist, 2.3 top çalma, .52 fg, .83 ft
aynı yıl john stockton'ın istatistikleri, 15.8 sayı, 3.3 rib, 13.7 asist, 3 top çalma, .48 fg, .84 ft

bu 3 yıldan birini şimdi oynasa hiç tartışmasız götürürdü heralde ödülü. şanssızlıı en iyi sezonlarında 2 efsaneye çarpmış olması.
Logged

“With the caliber of guys on the team,’’ Wallace said, “with Paul, Kevin, Ray, Big Baby, a whole lot of guys, it’s going to be fun. We’re pretty much tired of beating up on each other and we’re looking forward to that first game against Houston"
http://torinolu.blogspot.com
Malonik Asit
Newbie
*
Offline Offline

Posts: 8


View Profile
« Reply #10 on: 7 Feb 2006 - 15:08:13 »

Adamım yaa gelmiş geçmiş en büyük oyun kurucudur gözümde, Malone'dan daha çok severim kendisini, oyunundan bu kadar zevk aldığım başka adam yoktur herhalde, büyüksün Stockton ...
Logged
villeneuve
Guest
« Reply #11 on: 10 Apr 2006 - 23:57:21 »

Aynen katılıyorum beyler. Magic kadar göz alıcı olmayan ama takımı oynatmayı en üst seviyede başarabilen oyun tarzıyla kesinlikle gelmiş gelmiş en iyi oyun kuruculardandır. Dürüst olmak gerekirse, bence tüm zamanlarda 2. en iyidir (Magic Johnson'dan sonra).  Ayrıca fiziksel handikapların kararlılık ve çalışmayla aşılabileceğini de kanıtlamıştır. Tabii 18 yılını geçirdiği Utah Jazz takımının, point guarda göre geniş fiziğe sahip, dolayısıyla daha iyi savunmacı olduğu düşüncesiyle Deron Williams'ı Chris Paul'un önünde seçmesi de trajikomiktir bana kalırsa. Franchise'ı adeta tanımlayan iki oyuncudan birinin, nasıl bir vücuda sahip olduğunu ve kariyerinin büyük kısmı süresince siyahi, atletik, razzle dazzle stile sahip, zaman zaman uzun ve/veya kilolu oyun kurucuları nasıl denize döktüğünü ve tüm zamanların en çok top çalan oyuncusu olduğunu unutarak böyle bir tercih yapmaları gülünçtür ama önceki draft seçimlerini referans alırsak anlaşılabilir.

Bu arada bunu sona bırakmam doğru mu bilmiyorum ama bu benim ilk mesajım; herkese merhaba.
Logged
Shaun Voxx
Jr. Member
**
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 293


Dr. Emmett Brown


View Profile
« Reply #12 on: 12 Apr 2006 - 01:19:26 »

Tabii 18 yılını geçirdiği Utah Jazz takımının, point guarda göre geniş fiziğe sahip, dolayısıyla daha iyi savunmacı olduğu düşüncesiyle Deron Williams'ı Chris Paul'un önünde seçmesi de trajikomiktir bana kalırsa. Franchise'ı adeta tanımlayan iki oyuncudan birinin, nasıl bir vücuda sahip olduğunu ve kariyerinin büyük kısmı süresince siyahi, atletik, razzle dazzle stile sahip, zaman zaman uzun ve/veya kilolu oyun kurucuları nasıl denize döktüğünü ve tüm zamanların en çok top çalan oyuncusu olduğunu unutarak böyle bir tercih yapmaları gülünçtür ama önceki draft seçimlerini referans alırsak anlaşılabilir.

şunu söyleme ihtiyacı duydum.deron ncaa finaline illinois i tek başına getirmiştir,bunu da takım arkadaşlarının hepsini daha iyi yaparak başarmıştır.başkalarını daha iyi yapan point guard denilince nba de jason kidd,steve nash gelio tabii, deron ise bunu fiziksel olarak büyük farklılıklara sahip olmasına ragmen kolejde başarmış,nba de başarabilecek potansiyele sahip olan bi oyuncu olarak karşımıza çıkmakta.utah tarafından seçilmesinin nedeninin de bu oldugunu düşünüorm.bunun yanında chris paul, jerry sloan'ın elinde aynı başarıyı tekrarlayabilir miydi? düşünmeden edemior insan..(sloan'a ,stockton dan sonra guard olmak kolay deil, kaç yaşında marc jackson falan oynadı bir ara point guardda gençlere tabi hemen sıcak bakmayacaktır)
stockton ın nba'e coach olarak dönmesi kesinlikle harika olur.ben gelmiş geçmiş en saf point guard ın coachu oldugu takımın ortaya koyacagı basketbolu şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum Afro
Logged


villeneuve
Guest
« Reply #13 on: 12 Apr 2006 - 23:34:00 »

Illionis konusunda haklısın. Büyük rol oynadığı doğru, tek başına denip denmeyeceği tartışmalı. Ama şöyle bir durum var tabii; burası NBA. Kolej kariyeri iyi bir referans ama bire bir tutmuyor. Bire bir tutsaydı Christian Laettner veya Danny Manning süperstar olurdu bu ligde. Ayrıca Williams bu sezonun büyük bir kısmı boyunca etrafındakileri daha iyi yapmaya çalışmaktan ziyade şut kullanmayı deneyen bir görüntü çizdi.
Jerry Sloan'un gençlere sıcak bakmadığına katılıyorum. Ama Utah'ta Williams değil de Chris Paul olsaydı, yine yılın çaylağı ayarında performans gösterirdi. Belki bu kadar erken dikkat çekmezdi ama yine de yılın çaylağı seçilirdi. Burada önemli olan Utah'ın istikrarlı performans gösteren bir oyuncuya şiddetle ihtiyaç duyması. (Pozisyondaki diğer adamlar Mcleod, Palacio... başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum). Sloan otoriter olmayı abartmış bir koç ama aptal olduğunu düşünmüyorum.
Logged
Shaun Voxx
Jr. Member
**
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 293


Dr. Emmett Brown


View Profile
« Reply #14 on: 13 Apr 2006 - 00:23:26 »

başkalarını daha iyi yapan point guard denilince nba de jason kidd,steve nash gelio tabii, deron ise bunu fiziksel olarak büyük farklılıklara sahip olmasına ragmen kolejde başarmış,nba de başarabilecek potansiyele sahip olan bi oyuncu olarak karşımıza çıkmakta.utah tarafından seçilmesinin nedeninin de bu oldugunu düşünüorm.
Ama şöyle bir durum var tabii; burası NBA. Kolej kariyeri iyi bir referans ama bire bir tutmuyor. Bire bir tutsaydı Christian Laettner veya Danny Manning süperstar olurdu bu ligde.
Jerry Sloan'un gençlere sıcak bakmadığına katılıyorum. Ama Utah'ta Williams değil de Chris Paul olsaydı, yine yılın çaylağı ayarında performans gösterirdi. Belki bu kadar erken dikkat çekmezdi ama yine de yılın çaylağı seçilirdi. Burada önemli olan Utah'ın istikrarlı performans gösteren bir oyuncuya şiddetle ihtiyaç duyması.
oyuncular belirli potansiyellere sahiptir ve draftı şekillendiren de budur.hepsi potansiyelini ortaya koyacak die bir şey söylemiyorum zaten tekrar bakarsan potansiyele sahip diorm. gösterir göstermez orası ona kalmış Roll Eyes
laettner,manning  örnekleri bence joe smith,robert raylor gibi örneklerin yanında cici bile kalıyor Wink saydıgın adamlar gerçekten yetenekli(hatta laettner 92 dream team kadrosunda yer almış bi adam,sadece havlu sallamış ama olsun)fakat laettner gibi alkol problemi vb. gibi olaylar yüzünden erken sönmüş oyuncular
eger sen chris paul utah'ta da roy olur dersen, bende channing frye da seattle da oynasa roy olur derim  bunu söylemek basit;fakat utah'ın hücum sistemine, savunma anlayışına, elindeki oyunculara bakarsan bunu söylemenin pek te anlamlı olmadıgını görürsün,oysa chris paul new orleans a takımın yıldızı olarak geldi.
bir çaylaktan istikrar beklemek hele sloan ın eline düşmüş bir çaylaktan istikrar beklemek imkansız gibi birşey. utah ın birincil olarak point guardının tecrübeli ve set oyununu seven bir guard olması lazım.ben gelecek sene deron williams ın çok daha iyi bir performans gösterecegini ve beklentilerin üstüne çıkacagını düşünüyorum çünkü tek eksigi tecrübe.
Logged


bLiSS
Guest
« Reply #15 on: 13 Apr 2006 - 05:37:25 »

son dönemlerine yetişmiş olsam da izlemesi gayet zevkli bir oyuncuydu. asistleri adamı yerinde hoplatan cinsten asistlerdi. malone - stockton ikilisi de benm için efsane bir ikilidir.
« Last Edit: 13 Apr 2006 - 05:38:47 by bLiSS » Logged
villeneuve
Guest
« Reply #16 on: 14 Apr 2006 - 21:30:30 »

Asıl konu bu değil ama tek nokta var katılmadığım onu söyleyeyim; Laettner yetenekli değildi (en azından lanse edildiği kadar yetenekli değildi). Orijinal dream teame haybeye çağrılmıştı. Henüz NBA kariyeri başlamamıştı, kimseye bir şey kanıtlamamıştı, çiçeği burnunda bir draft pick olarak **** bala çağırdılar zaten pek bir şeyde yapmadı sen de belirtmişsin. Bazı oyuncuların NCAA kariyeri NBA'de başarılı olabilecek potansiyele sahip olduklarını da göstermez. Orada çoğunlukla fiziksel bazı nedenlerle etkileyici şeyler ortaya koyarlar ama bu seviyede boylarının ölçüsünü alırlar. Laettner, Traylor böyle adamlardır. Bence Sean May de böyle bir eleman, zaman geçtikçe göreceğiz.

Oyun kuruculara gelince; roy muhabbetini örnek olarak, daha doğrusu iddiamı desteklemek amacıyla başlattım. Sen, önceki mesajında Jerry Sloan'ın elinde Chris Paul aynı performansı gösterir miydi? Düşünmeden edemiyor insan demiştin. Ben de burada da gösterirdi diyorum. Aşağı yukarı aynı performansı Utah'ta da gösterirdi ve bunun sonucu olarak yine roy ödülünü alırdı dedim. Utah'ın hücum sistemine ve savunma anlayışına Deron Williams'ın Chris Paul'dan daha çok uyduğuna ise kesinlikle katılmıyorum. Bence bu muhabbet şişirilmiş bir balon. Daha önce de dediğim gibi, fiziği oyun kurucuya göre geniş, savunma yapabiliyor diye gittiler Williams'ı seçtiler ve büyük bir hata yaptılar. Bu takımı yıllarca maestro gibi yöneten Stockton'ın fiziği nasıldı? Utah'ın savunma anlayışına çok mu uyuyordu? Tam tersi onun fiziği Paul'unkine çok daha yakındı. Tabii ki Paul kadar atletik değildi ama yaptığı savunma top çalma üzerine kuruluydu. Kariyerinin büyük kısmı boyunca da savunmada sırıtmadı. NBA TV'de izlediğim 'greatest game'lerde bu görülüyor. Tabii izlediğim bazı Lakers maçlarında Magic Johnson'ı o tutmuyordu, takdir edersin ki Williams olsa, Williams da tutamazdı. Hatta en uç örneğe bakarsak Jason Kidd'in bile tutabileceğini sanmıyorum.
Bunun yanısıra Utah'ın oyun kurucusunun set hücumunu seven bir guard olması gerektiğine de katılmıyorum. 90'ların başlarında Stockton-to-Malone fast breakleri tavan yaparken Jerry Sloan'un sistemi diye bir şey mi vardı? Bence bu sistem abartıldığı kadar sağlam temellere dayanmıyor ve sistem zaten fırsat varsa fast breake koşmayı, yoksa zorlamayıp kolay basketi arayan set hücumuna dönmeyi öngörüyor. Bence Utah'ı da finallere taşıyan ve yıllarca istikrarlı başarıyı getiren en önemli unsur JS ve KM'dan oluşan sağlam nucleustu.
Sistem onların etfrafında gelişmişti. Eğer onlar sadece geçici birer parça olsalardı dağılma süreci bu kadar erken başlamazdı.
Chris Paul Utah'a gelseydi New Orleans'tan çok da farklı bir ortama girmeyecekti. Tamam New Orleans sezona bir kaos ortamında başladı ve Paul'a sonsuz kredi verildi ama Utah'ın da draft ettiği oyuncudan büyük beklentisi ve desteği vardı. Sezona ilk beşte başlamazdı ama kendini gösterdikçe mutlaka ilk beşe yerleşirdi. Şimdikine de yakın bir performans gösterirdi.
Son olarak; Deron Williams'ın tek eksiğinin tecrübe, tek probleminin de oynadığı takım olduğunu düşünmüyorum. Asıl farkın Paul'la arasındaki kalite farkının olduğunu, takımlar değişse bile bu gerçeğin değişmeyeceğini düşünüyorum.
Logged
Majere
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.806


Ben acı yazıyorum


View Profile
« Reply #17 on: 14 Apr 2006 - 23:51:34 »

Yalnız Deron Williams'ın da savunma yapabildiği falan yok bu arada. Çok yavaş.
Logged
Jazz6th
Guest
« Reply #18 on: 15 Apr 2006 - 07:52:37 »


Sistem onların etfrafında gelişmişti. Eğer onlar sadece geçici birer parça olsalardı dağılma süreci bu kadar erken başlamazdı.


Dostum yazdıklarını zevkle okuyorum fakat bu kısmı anlayamadım. Dağılma süreci dediğin nedir ?

Stockton ve Malone gibi tarihin pozisyonlarında en iyi iki oyuncusuna sahipken sistemin bu ikisine bağlı olması çok eleştirilecek bir husus değil.

Keşke hala basketbol oynayabilseler. Onları çok özlüyoruz.
Logged
Shaun Voxx
Jr. Member
**
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 293


Dr. Emmett Brown


View Profile
« Reply #19 on: 15 Apr 2006 - 14:07:56 »

 ben yazımda ne deron, chris paul den iyi dedim ne de savunma özelligi yüksek dedim. sadece dedigim "takımını ncaa finaline çıkarması onun utah tarafından draftında birinci faktör oldu".utah ın şu anda nba in en yavaş basketbol oynayan takımı oldugunu söyleme geregi bile olmadıgını düşünüyorum ama konu oraya geldi.adamların geçmişte stockton faktöründen kaynaklanan bir fast break anlayışları oldugu dogru peki bu sene kaç tane fast break izledin? fast break ini geçtim kirilenko yu çıkar koşabilen kaç adamı var bu takımın?
 eleştirdigim konu ise bir oyuncunun hangi takımda oynarsa oynasın kesinlikle roy olacagı konusuydu. jordan mı kardeşim bu adam bu kadar kesin konuşuyoruz!
fizigi geniş oyun kurucu deyimiyle sana chauncey billups ı verebilirm örnek olarak adam da zamanında 3. sıradan seçilmiş ama gösterememiş kendini billups çok mu hızlı ya da detroit e gelene kadar savunmasıyla ün mü yapmıştı.adama şimdi mvp olmalı diyenler var(bak takım ne kadar önemliymiş!,oyuncunun kendi degerini göstermesi  takım faktörüne de baglıymış!)
jerry sloan ın elinde gelmiş geçmiş en iyi point guard ve power forward varken tabii ki sistemden yer yer bahsetmek saçma çünkü bu adamların gözgöze gelmesi sayı ile eşit gibi birşey ve coach olup "yok kardeşim bu oyun pick and roll a girmeyin sadece hornacek atsın" mı demek lazım sistem var diye.he demişin ki sistem yer yer fast break yer yer set öngörür. tabbi ki öyle ama fast break ten ve setten bulunan sayıların birbirine oranına bakmak lazım degil mi bunu söylerken.run 'n' gun gibi lafları dallas(vakti zamanında), phoenix takımları için öölesine kullandık,kullanıyoruz o zaman
elinde js ve km  olan her takım onlara uygun  sistem belirlerdi degil mi? sloan ın kendine has uygulattıgı bir sistem yok demek yanlış olmaz bu durumda ama sloan ın onların oyunundan kalan bir alışkanlıgı oldugunu ve point guard ından çok büyük şeyler bekledigi ve bunu yapamayınca(ki rookieler her maç şahane oynamayabilir!) canına okudugunu söylemek abesle iştigal olmuyor herhalde,dolayısıyla deron' un psikolojik olarak yaşadıgı baskı ile chris paul'ün yaşadıgı psikolojik baskıyı da karşılaştırmak lazım.(deron bir hata yapınca tamam haydi kenara moduna girerken paul diğer hücum hallederim diyebiliyor bunu da hesaba katmak lazım insanda özgüven denilen birşey var ve basketbolcularda insan!). ben deron, paul den iyi gibi birşey söylemiyorum sadece adam chris paul den önce seçildi diye "ne biçim oynuyor bak chris paul neler yapıyor bu adam öküz tühh senin kalıbına" demek bence haksızlık,bu adam hiç mi iyi maç oynamadı,istatistikleri yerlerde mi sürünüyor?.öte taraftan chris paul şimdiden garantilemiş oldugu roy ödülünü sonuna kadar haketmiştir bu konuda seninle hemfikirim
burada deginmek istedigim bir şey daha ;john stockton ın olaganüstü bir rookie yılı geçirmedigi tam tersine 18 dakka civarı alıp iyi bir asist ortalamasına ragmen(5 civarı) yerlerde sürünen bir dış şut yüzdesine sahip oldugudur(%18.2). dolayısıyla özellikle rookielerden konuşurken daha yolun başında olduklarını hatırlatmak isterim
Logged


villeneuve
Guest
« Reply #20 on: 15 Apr 2006 - 15:36:46 »

Öncelikle sistem ve parça mevzusu; ben sistemin Stockton ve Malone ikilisi üzerine kurulu olmasını tartışmıyorum. Öyleydi ve öyle de olmalıydı. Benim dediğim eğer sistem kavramı bu ikisinin üzerinde olsaydı onlar gittikten sonra bu kadar çabuk bocalanmazdı. 2003-2004 sezonu bir istisnaydı. Kontrat sezonunda olan oyuncular vardı falan ama çok mantıklı bir açıklamam yok bu beklenmeyen başarıya. İstisna olduğunu kabul ediyorum. Geçen sezona ise 4 pg ile başlandı; Lopez, Arroyo, McLeod ve Eisley. Çok uzatmaya gerek yok, neler olduğunu biliyoruz. Bu sezonki isimler; Williams, Palacio, McLeod ve yine performanslar ortada. Demek istediğim, sistem bu kadar belirleyici olsaydı iki sezondur sayısız deneme ve çoğunlukla yanılma ve sonuç olarak istikrarsızlık olmazdı.

Utah'ın şu an NBA'in en yavaş oynayan takımlarından biri olduğuna tabii ki katılıyorum. Başından beri dediğim şey şu; Chris Paul olsa böyle olmazdı.
Kirilenko dışında çok koşan adam yok ama bu "fast breakten kaçınalım bizim sistemimiz pek böyle değil" zihniyeti değişebilseydi, görünenden farklı şeyler ortaya çıkabilirdi. Bahsettiğimiz konu zaten bu; oyun kurucunun etrafındakileri daha iyi yapması. Bir de örnek vereyim; Devin Brown'un yapamadığı birçok şey var ama Chris Paul'la oynasaydı koşma ve zıplama özelliği ile herkesin gözünde farklı bir yerde olurdu şu anda.
Ayrıca benim zaten Chris Paul hangi takımda oynarsa oynasın yılın çaylağı seçilirdi diye bir iddiam yok. Şunu diyorum; UTAH JAZZ de oynasaydı da yılın çaylağı seçilirdi. Milicic'ten daha şanslı olduğu kesin ona lafım yok.
Billups örneği çarpıcı bir örnek. Ama Detroit takımı sıradan bir takım değil. Billups'ın etrafındakileri daha iyi yapma gibi bir özelliği yok. Zaten onun için daha önce kendini gösterememiş. Detroit'te de beraber oynadığı adamları sınıf atlatmıyor. O adamların iyi yapabildiği şeyler var ve bunları istikrarlı bir şekilde sahada uyguluyorlar. Billups da kendi yapabildiklerini yapıyor ve beşi biraraya gelince sağlam bir çark oluyorlar. Kısacası Billups çarkın kolay kolay zedelenmeyen bir dişlisi. Ama çarkı döndüren değil, olamaz da. Takım faktörü elbette önemli ama böyle etkili rol oyuncuları kaç takımda var? 3 takımda var; Detroit, San Antonio ve Dallas. Asıl önemli olan Nenad Krstic'leri Raja Bell'leri şimdiki konumlarına getirmek. Bence Chris Paul'de bu ışık var D-Will'de yok.
Benim savunduğum da bu. Paul,Williams'dan daha iyi bir guard.Psikolojik baskıyı, çaylak olmasını kabul ediyorum ama bir yere kadar. Bu konuyla ilgili de daha fazla yazmayacağım çünkü ikimizin savundukları şeyler belli. Zaten sanıyorum burada amaç uzlaşmak değil tartışmak.
Logged
Shaun Voxx
Jr. Member
**
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 293


Dr. Emmett Brown


View Profile
« Reply #21 on: 18 Apr 2006 - 00:32:54 »

Bu konuyla ilgili de daha fazla yazmayacağım çünkü ikimizin savundukları şeyler belli. Zaten sanıyorum burada amaç uzlaşmak değil tartışmak.
ya villeneuve biraderim madem uzlaşmak gibi bi derdimiz yok. yaz gitsin tartışabildigimiz kadar tartışalım.tartıştıkça leziz bi hale geliyor bu forum. Wink
Logged


Pages: 1 2 [All]
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol  |  Takım Forumları  |  Utah Jazz  |  Topic: John Stockton « previous next »
    Jump to: