Welcome, Guest. Please login or register.
12 Nov 2019 - 12:10:08
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Çoluk Çocuk, Torun Tombalak 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: [1] 2  All
Author Topic: Çoluk Çocuk, Torun Tombalak  (Read 6031 times)
Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.966

I battle with monsters.


View Profile WWW
« on: 22 Dec 2012 - 11:55:35 »

Bence bu topiğin vakti geldi. Şimdi nasıl yetiştiriyoruz bunları?  Smiley Muyu, Volkan!

Aşı konusundan başlamak istiyorum. Kızamık aşısı yaptırdınız mı çocuklarınıza? "İstanbul'da salgın başlıyor gibi" dedi geçen gittiğimiz doktor, siz duydunuz böyle bişi? Hiç yaptırmayıp, hastalığı geçirerek bağışıklık kazanma konusunda ne düşünüyorsunuz?
Logged

abay
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 2.730


View Profile
« Reply #1 on: 22 Dec 2012 - 14:46:04 »

Aman Hocam,sakın !!! Aşı şart.Çok pis bir hastalıktır kızamık,ölümcül olabilir,ciddi sekel bırakabilir.
Logged

ai#3
ai#3
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.054


mezara kadar


View Profile WWW
« Reply #2 on: 22 Dec 2012 - 16:41:06 »

 Şimdi nasıl yetiştiriyorsun dedin mi buraya sayfalarca yazı yazmak gerek ama ana hatları ile bir kaç şey söyleyeceğim;

 Aga şimdi her takıma her oyun sistemi nasıl uymuyorsa her çocuğada her sistem veya program uymuyor, beş parmağın beşi bir değil meselesi işte; şimdi milletin ağzına pelesenk olmuş bir laf var "herşey anne babada bitiyor" diye öyle bir şey yok abicim herşey çocuğun gen lerinde bitiyor(aşkımızın meyvesi aytek misali), bir çocuğun akıllı,yaramaz,uyumlu,sosyal veya asasyol oluşu vb verdiğin şeyleri alması vs herşey çocuğa bağlı o yüzden sen sade yön verebiliyorsun olumsuz alışkanlıkları daha başında iken bitirmeye çalışıyorsun o kadar.
 Örneğin yaramaz çocuk ile yaramaz olmayan çocuk yetiştirmesi bambaşka mesela ben eşimle psikolojik sorunlu olma yolunda ilerliyoruz sadece şöyle bir örnek vericem uzatmıyacam kızımın yüzünden evdeki mobilyalar bile değişti onu söyleyim yeter, bu arada benim çocuğum çok yaramaz acayip yaramaz diye övünen bunu bir güzel birşey gibi sunup yaramazlığı diğer çocuklara göre bir meziyet akıllı insan davranışı gibi sanan ebeveyn leri direk ruh hastası olarak görüyorum
 Abi aşı konusunda bizim çocuk zaten biliyorsun belçikada doğdu türkiye de sistem nasıl bilmiyorum ama burada bebek anne karnındayken başlıyarak bir ajanda hazırlıyorlar oraya her ay anne sağlığı ile bebeğin sağlık durumu ve gelişimi not ediliyor anneye kitapçık veriliyor, çocuk doğduktan sonra 2. ayrı bir kitapçık var bütün aşılar ve reaksiyonlar oraya yazılıyor o ajandada hangi ayda hangi aşılar vurulacak hepsi yazıyor zaten bazı aşılar burda kanunen zorunlu ve bu ajandalar ölene kadar tutuluyor ve belirli aylarca bununla ilgili çocuk kontrolü var bunlar zaten zorunlu.
 
 
Logged

airness
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.025


View Profile WWW
« Reply #3 on: 22 Dec 2012 - 16:49:01 »

Ben kendi yetişmemden söyleyeyim bebekken aile doktoru diye bi doktor seçmiş bizimkiler ve o doktor bi ajanda içine bütün aşı tarihlerimi vs yazmış ve  bütün o aşıları olmuşum. Hatta 2023'te mi ne bi aşım daha var. O derece. Aşı çok mühim. Hepatitler tetanozlar kızamıklar falan mühim.
Logged

karakancd
Sr. Member
****
Offline Offline

Posts: 878


"a defensive specialist"


View Profile
« Reply #4 on: 22 Dec 2012 - 17:57:23 »

Aşı konusunda kendimce ufak çaplı bir bilgilendirme yapmak isterim .

  Aşının ne olduğunu yazmayacağım , zira bu forumda ne olduğunu bilmeyen yoktur herhalde. Sadece aşının kullanılış amacının sadece hastalığı geçirtmemek olmadığını söylemek istiyorum . Aşılar bazı durumlarda hastalığa engel olamaz . Bazı durumlarda hastalığının komplikasyonlarını engellemek için kullanılır . Örneğin tbc aşısı , verem olmanızı engellemez ama milier tüberküloz dediğimiz komplikasyonu engeller . Bu durumda "tbc hastalığı engellemiyor diyip " saçma bir yaklaşım . İnternetten araştırma yapıp ,bunu gören anne babalar ;"tbc vurdurmayız" diye direniyor. Bu benim hekimlik uygulamalarımda gördüğüm önemli bir sorun . Bunu yazıp içimi dökmek istedim .

   Şimdi gelelim kızamık aşısı konusuna. Kızamığın prevalansı son 20 yılda inanılmaz derecede azaldı . Fakat bu durum aşıyı vurdurmamız gerektiğini göstermez . Unutmayın ki bu virüs eredike olmadı . Yani tamamen dünyadan kalkmadı. Kızamak aşısını vurdurmak diyen anne babalar olabiliyor . Yalnız unuttukları şey ise şu ; Türkiye'de kızamık olmamasına rağmen , çocuğunuz ilerde yurtdışına çıkabilir yada yurtdışından bir taşıyıcı ile bu hastalık ülkemize dönebilir . Kızamık denilen hastalığın mortalitesi oldukça yüksektir.(ölüm oranı) Benim tavsiyem ; internette kimin tarafından yazıldığı belli olmayan bilgileri dikkate almamanızdır. Asıl ve en doğru bilgiyi sadece hekiminizden alabilirsiniz.

  Kızamık aşısı şu an için ülkemizde tek olarak bulunmamaktadır . Bu aşı KKK(kızamık-kızamıkçık-kabakulak) dediğimiz karma bir aşı . Kızamık aşısını vurdurmayan insanlar dolaylı yoldan kabakulak ve kızamıkçık aşısını da yaptırmamış oluyor . Aşı olmayan insanların bu iki hastalığa yakalanma ihitmali çok çok yüksek. O yüzden bu aşı %100 yapılması gereken bir aşı.

 Peki bu kızamık aşısının hiç mi zararı yok ? Unutmayın ki vucuda dışardan verilen her maddenin zararı olabilir . Bir hocamın sözünü burada yazmak isterim :" Her ilaç aynı zamanda bir zehirdir. Önemli olan miktardır. Kayısı çekirdeğinde siyanür vardır ama zehirlemez . 20 litre su içersen su zehirlenmesi yaşarsın " Kızamık aşısı canlı bir aşıdır . Yani aşının içinde hastalık yapma etkisi azaltılmış canlı virüs vardır. Ender olarak bu virüs , çocukta kızamık gelişmesine neden olabilir . Fakat virüsün patojenitesi azaldığı için genellikle komplikasyonsuz iyileşir. Bunun yanında her aşıda görülebilecek olan ;alerji ,ateş , bilinç kaybı , nöbet gibi komplkasyonlar olabilir ama genelde iyi tolere edilir.

  Kızamık aşısının en önemli komplikasyonu ise SSPE(subakut sklerozan panensefalit)'dir.Aslında bu aşıya bağlı olarak gelişmez . Kızamık virüsünün kendi komplikasyonudur .Şu an tam olarak oranını hatırlamamakla beraber gelişme ihtimali 100.000/1 gibi bir şey. Fakat burada önemli olan şey bunun aşıdan değil virüsten kaynaklanması . Yani kızamığı doğal yollardan geçirenlerde de 100.000/1 gibi bir oranla bu sonuç gelişebilir. Bu komplikasyon virusün vucuda alınmasından 20-30 sene sonra gelişir . Ne yazık ki %100 öldürücüdür.

  Şimdi gelelim en önemli meseleye : Hangi aşıları vurdurmayalım ?

1- Aşıların içinde etkinin arttırılması için adjuvan dediğimiz maddeler bulunur . Bu maddelerin bir çoğu güvenlidir ama bir tanesi hariç :squalene. Bu madde aslında ilerde alzheimer hastalarının tedavisinde kullanılmak istenen bir madde ama hakkında yeterli araştırma yok . Etkilerinin anlaşılabilmesi için bazı firmalar güvenli adjuvanlar yerine bu maddeyi kullanıyor .Bu aşıları da 3. dünya ülkelerine gönderiyor . Ne yazık ki Türkiye'de bunlardan bir tanesi . Aynı firma ABD'de kullanılan aşıda güvenli adjuvan kullanırken , Türkiye'ye sattığı aşıda squalene kullanıyor . Bu maddenin şuan için kanıtlanmış bir etkisi yok ama hakkında çok sayıda iddia var. Zaten amaçta bu iddiaların doğru olup olmadığını test etmek . Çocuğunuza aşı vurdurmadan önce bu maddenin olup olmadığını kontrol edin ve evladınızı kobay olarak kullandırmayın . Gerekirse aynı aşının squalenesiz olanını piyasadan parayla alın derim ben .

2- Türkiye'de son zamanlarda bir saçmalık dönmeye başladı. Hepatit A aşısı . Hepatit A'yı toplumun %95 zaten geçirmiş . Bu hastalığı çocukken geçirenlerde neredeyse hiçbir belirtisi olmuyor . Soğuk algınlığı olarak sandıklarımızdan birisi Hepatit A oluyor genelde. Yani %95 'imiz bu hastalığı farkına varmadan geçirdik bile. Şimdi ise bu aşının rutine koyulması gündem de . Maalesefff. Hiç bir mantığı yok gerçekten . Nedeni ise şu ; Bu hastalığa çocukken geçirince hissetmiyoruz bile , ama ergenlikten sonra geçirenleri öttürüyor . Bu yüzden herkesi aşılayalım diyorlar. ( Net şekilde ilaç firmalarının zırvası) .Bunda tüm dünyanın uyguladığı ve doğru olan yola gelirsek . 15 yaşına kadar beklenir ve sonra basit bir tahlille hastalığı geçirip geçirmediğine bakılır . Geçirmişse zaten sıkıntı yok . Eğer geçirmediyse o zaman 2 doz aşılama yapılır . Bu aşı ömür boyu koruyucudur. Yani boşuna aşı yapılmaz ama Türkiye'de mantık başka işliyor .


Bana göre en önemli ve bilinmesi elzem olan konular bunlar. Bunun dışında bir sıkıntı olursa elimden geldiğince açıklamaya çalışırım . Herkese sağlıklı günler .



Logged

Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #5 on: 22 Dec 2012 - 18:24:47 »

Ya madem aşı bahsi geçti bende bir anımı anlatayım Smiley

Askerdeyken bizim askerlere Hepatit B ve tetenoz sanırım aşısı vuruyorlardı sırayla. Vurulana üç gün istirahat veriyoruz. Ulan bize vurmadılar iyimi. Ne güzel adamlar koğuşta yatarken biz dışarıda koşturuyoruz. Ben o zaman iki aşı ile istirat alan askere kızıp boşa izin yaptıklarını düşünüyordum. Doktor teğmen arkadaş fazladan aşı var sana da vuralım gitsin dedi.

Vurun ulan dedim bende. Bir sağa bir sola vurdurdum sabahtan. Anam bir saat sonra benim ateş yükseldi, sağ kolu kaldıramıyorum iyimi habire selam duruyoruz. E başım ağrımaya başladı falan dönüyor kafa. Mesai bitiminde vurdum kafayı ertesi gün anca kendime gelmiştim.

Demek ki neymiş; artistlik yapmayacaksın aşıyla şaka olmaz Volkan Smiley
Logged

ai#3
ai#3
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.054


mezara kadar


View Profile WWW
« Reply #6 on: 22 Dec 2012 - 19:51:26 »

Demek ki neymiş; artistlik yapmayacaksın aşıyla şaka olmaz Volkan Smiley

barış la karıştırdın galiba beni şeker Smiley
Logged

blastrula
Forum Amirali
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 6.010


Respect My Authoritaaaahh


View Profile
« Reply #7 on: 22 Dec 2012 - 22:15:42 »

geçen de bir topicte doğuşla beni karıştırmıştı. adam iddaa bayiinde takıla takıla kafası olmuş handikap.
Logged

Run, live to fly, fly to live, do or die
Run, live to fly, fly to live. Aces high.
Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.966

I battle with monsters.


View Profile WWW
« Reply #8 on: 23 Dec 2012 - 17:02:16 »

Bizim arkadaş "kizamik aşisi da %100 önlemiyor hastaliği, hasta olarak geçirse bu yaşta (2.5 yaşinda çocuk) yetişkinken geçireceğinden daha az tehlikeli." diyor.

Dandik aşilarin Türkiye'ye postalanmasi konusu doğru ama.
Logged

Sekerford
şampiyon
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 5.989


Forum Raşidi


View Profile
« Reply #9 on: 23 Dec 2012 - 17:41:27 »

evet kafayı yedirdiler olm bana artık her an her şey olabilir
Logged

Tspark
Forum Bücürü
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.453


TNT Yorumcusu!


View Profile
« Reply #10 on: 24 Dec 2012 - 01:04:23 »

Aşı işini çok dert etmeye gerek yok, her yer çocuk doktoru zaten, hiç durumum yok diyorsan aile hekimi var, sağlık ocakları var. Onlara bebeği götürdüğünde hangi aşının ne zaman, nasıl vurulması gerektiği, ne zaman ne yapacağını söylerler, zaten bu aşı olayının kanunla belirlenmiş şartları var, belli aşıları vurdurmak zorundasın. Arada bir kontrol için gelirler, aşı kartından aşılar tam mı eksik mi kontrol ederler, sen atlasan da devlet atlamıyor yani.

Çocuk bakımında ise anne babanın rolü yoktur demek göz nizam ve bilimi hiçe saymak demektir. Elbette bir çocuğun karakterinde, sosyal ve mental gelişiminde ebeveynlerin ciddi rolü ve etkisi vardır ama bazı temel karakteristik özelliklerin de anne rahmine düşmekten bu yana geldiği kabul edilmiş bir gerçek. Örneğin daha bizim oğlan, anne karnında 3-4 aylıkken kıpır kıpırdı, o zamandan doktor bu çocuk sizi çok peşinden koşturacak deyip duruyordu, şimdi 2 yaşında ve kuduruğun önde gideni.
Logged

PETER NAUMOSKI-UFUK SARICA-VOLKAN AYDIN-LARRY RICHARD-TAMER OYGUÇ
gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #11 on: 24 Dec 2012 - 11:55:46 »

Bu konuda bende volkanla aynı görüşteyim.Anne babnın rolü var ama bence %10-%15 'i geçmez...
Zaten iş anne babada bitseydi herkes kardeşi ile aynı karakterde olurdu.Ama ben dahil bir çok kardeşin huyları birbirine zıt oluyor.
Hatta kardeşi geçtim ikizlerin bile huyları zıt oluyor.
Sağlık konusunda ise biz genelde doktorumuzu dinliyoruz her aşıyı da (hatta rota aşısı bile ) yaptırıyoruz...
Bir de merak etme 1 yaşından sonra sende tecrübeleniyorsun bazı konularda biraz daha kafan rahat oluyor
Logged

Son Turnuva Şampiyonu
riversking
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.069


twitter.com/EkiciHakan


View Profile
« Reply #12 on: 24 Dec 2012 - 16:08:38 »

Benim 2008  ve 2011 doğumlu iki kızım var. İkincisi ilkine göre biraz daha hareketli ama başka arkadaşların çocuklarına kıyasla yine de sakin (bana göre). Bunda benden aldığı genin çok bariz etkisi var (yada benim aileden). Ben Tolga bilir sabırlı adamımdır. Sakin, ağırkanlı biraz tembel herşeyini yavaş yapan adamımdır (çocuklar öyle olmadı onlar sistematik oldu biraz).
Ama çocuklarda anne, baba, yada büyük ebeveynlerden aldıklarını farkettiğiniz çok şey oluyor. Karakterin genler tarafından belirlendiğini ebeveynlerin ve diğer etkisel çevrelerin kişinin davranışlarını değiştirmede büyük rol oynadığını düşünüyorum.
Bazen çocuk için en iyisi ne diye düşünürken kendinizi ikilem içinde bile bulabiliyorsunuz. Neticede bunu yap bu doğru dediğiniz şeyi kendiniz sorguladığınızda şüphe oluşuyorsa çocuğa eziyet etmemeye kara veriyorsunuz.

Aşı işinde sağlık ocağı takip ediyor zaten. Eğer sürekli gittiğiniz hastane ve doktor varsa o da takip ediyor. Aynen defter verip gelişimi not ediliyor olayı. Yanlız paralı aşılar varmış devletin ödemediği. Onları isteğe bağlı vurduruyormuşsun. Misal benim büyük için hatun suçiçeği aşısı vurdurmamış. Okuldan kaptı geldi geçen gün şimdi 1 hafta yatacak. Üstelik ufaklığa da bulaştıracak Sad
Logged

Tspark
Forum Bücürü
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.453


TNT Yorumcusu!


View Profile
« Reply #13 on: 25 Dec 2012 - 02:50:02 »

Şimdi şöyle örnekler var, benim oğlan da 2 yaşında. Biz daha 4 aylıkken odasını ayırdık ve hiç ışık yakmadan uyumaya alıştırdık. Şimdi kendi başına zifir karanlıkta uyuyor, uyanıp geziniyor, tekrar gidip yatıyor falan. Bu çocuğun karakterinde karanlıktan korkmak var mıydı, yoksa bizim davranış tarzımız yüzünden mi karanlıktan korkmuyor?

Aynı şekilde bebeklikten beri hiçbir düştüğünde, canı acığında aman yavrum kalk falan demedik, birşey yok gibi davrandık, daha dikkatli ol öyle dikkat etmezsen çarparsın deyip geçtik. Şimdi düşse kalksa nereye çarparsa, canı acırsa acısın mızmızlanmıyor, ağlamıyor, eeehh deyip devam ediyor. Bunda elbette bizim davranışımızın etkisi var, doğuştan acı eşiğinin yüksek olmasından değil. Bu basit 2 örnek gibi pekçok küçük detayda anne babadan görülen, duyulan şeylerin çocuğun karakterini, düşünce yapısını ve şeklini oluşturduğu inkar edilemez bir gerçek.
Logged

PETER NAUMOSKI-UFUK SARICA-VOLKAN AYDIN-LARRY RICHARD-TAMER OYGUÇ
gilamaniac
Kiwi
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 8.909


Iker Casillas


View Profile WWW
« Reply #14 on: 25 Dec 2012 - 10:45:21 »

ben de karşı örnek vereyim o zaman biz çocuk küçükken her sese uyanmasın,gürültüye alışsın diye hep oturma odasında uyutmaya veya uyursa orada yatırmaya çalıştık ne zaman en ufacık ses çıksa çocuk uyandı ve delirmiş gibi ağladı biz de 1-2 hafta sonra bu işi buraktık kendi yatağına koyduk ve çocuk huzura erdi... Benim inancıma göre sizin çocukta zaten bu tarz bir yapı varmış siz de bunu ortaya çıkarmışsınız...

Mesela yemjek konusu ne annesi ne de ben yemek secmeyiz deli gibi yemek yeriz  ama bizim kız için yemek cehennem azabı yemek saati gelecek diye strese giriyoruz bunun bir cozumu varsa öğrenmek icin maddi manevi herseyi yaparım...
Logged

Son Turnuva Şampiyonu
Pages: [1] 2  All
batug.com forum sayfalari  |  Basketbol Dışı  |  Serbest Kürsü  |  Topic: Çoluk Çocuk, Torun Tombalak « previous next »
    Jump to: