Welcome, Guest. Please login or register.
27 Feb 2020 - 02:30:45
batug.com forum sayfalari  |  Pano  |  Arşiv  |  batug.com Basketbol Günleri  |  Topic: 16. batug.com Bilecik Basketbol Günleri Sonrası Yorumlar 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Pages: 1 ... 3 4 5 [6]  All
Author Topic: 16. batug.com Bilecik Basketbol Günleri Sonrası Yorumlar  (Read 28873 times)
Gri Gandalf
audere est facere
Veteran
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 2.966

I battle with monsters.


View Profile WWW
« Reply #75 on: 18 Aug 2009 - 16:35:37 »

1 hafta eve uğramadan orda burda gezip, hafta sonunda eve gittiğimde internetin çöküşüne raslayınca kafamdakileri nihayet bir hafta sonra Eskişehir'de yazıyorum.

Batuğ Abi'ye, MuYu'ya, Gani'ye sonsuz teşekkürler. Uzun zamandır turnuvalardan, bilgiden uzak kaldıktan sonra tekrar ortama girince ne kadar özlediğimi farkettim. Çok güzel bir ortam yaratmışsınız vallahi.

Neyse, romana başlarsak. Turnuvadan önceki cuma Eskişehir'de olmama rağmen, cuma akşamı Bilecik yerine Ankara'ya geçiş yaparak Belçika fatihi Volkan'la buluştuk. Plan Çağrı'yı da alıp road trip tadında Bilecik'e gitmek. Volkan'ların yeni evi Ankara sınırına lütfen dahil olduğundan sabah 6'da kalkıp yola düştük. Fazla zorlanmadan -ama yine de yanlış sapaktan dönmeyi başarınca biraz zorlanarak- Çağrı'yı gardan aldık ve trip'e başladık. Genel olarak afyonların patlamışlığı sebebiyle yolculuğun ilk yarısı olaysız geçti. Nihayetinde bi mola verip, mideye sıcak bişeyler sokunca neşemizi bulduk. Bir de ben ipod'u bulunca eğlencemiz de hazırdı. Biraz böyle takıldıktan sonra sözü Çağrı'ya verdik. Önce klasiklerden başlasak da doğal olarak sonra Mariah ablamıza geçildi. Çağrı kadar olmasa da ben de severim Carey'i. Çağrı önce son single'ı ile başladı, sonra istek üzerine 'When You Believe' söyledi. Hem Mariah hem Whitney çok geldi tabii adama. Fakat gaza geldi mi de okuyor be çocuk. Çağrı seneye Whitney'in kısımlarını ezberleyerek geliyorum, düeti daha düzgün yapıyoruz.  Wink Neyse bu aşamadan sonra en büyük sorunumuz benim Mariah'ın gençliğimde çok geceleri atlatmamı sağlayan şarkısını hatırlayamamam oldu. Bir kaç deneme sonunda 'I Still Believe' olduğunu hatırladım. Ordan da damara girdik. Hatta Volkan bile eşlik etti kimi dizelere. Büyüksün Mariah Carey.
Şen şakrak havada Bilecik'e nihayet yaklaştık ve Bilecik Rallisi'ne kaydımızı yaptırdık. Arkadaş o nasıl bir öyle. Nerede daralıyor, nerede dönüyor, nereye dönüyor belli değil. Toz toprak zaten tavan seviyede. Bunlara rağmen Volkan, Colin McRae Rally 2.0'den kalma hareketlerle bizi otele ulaştırmayı bildi. Otelde de Buster Keaton'dan kalma hareketle anahtarı arabanın içinde unutup, eşyalarımız içerideyken aleti kitledi.  Afro Bu küçük sorunun keyfimizi kaçırmasına izin vermedik diyeceğim ama çilingir olacak herif limon suyu kılıklı ruhunu ortaya çıkarınca keyif meyif kalmadı. Önce bi zılgıt, kimse bana yaklaşmasın. Sonra sürücü penceresinin ırzına geçme çabaları. Muvaffak olamayınca kapıyı kanırtarak taciz etme ve sonucunda lütfederek kapıyı açabilme. Bu işlem için 50 tl fiyat kesmesi kendisini tam kesmemiş olacak ki bir de pencereyi dürtüklediği aleti kapıya sıkıştırarak çıkaramamasını bize bonus görev olarak verdi. Sanayide kapı iç kaplamasını söktürüp orada çıkaracakmışız. Sonra da aleti otele bırakacakmışız o da bi ara gelip alacakmış. Baba senin alet Eskişehir'de bir çöp kutusunda, ordan alırsın. Aleti de biz çıkardık -şimdi burada da bir söz oyunu yapacaktım ama neyse- sanayiye gitmeden.

Bu tatsız mahbbeti geride bırakarak hemen salona yollandık. Otelde de birkaç kişiyi görmüştüm ama böyle herkesi bir arada maç-geyik havasında görünce oh dedim. batug.com bu beah. İlk maçlardan biri benimki olduğundan fazla muhabbete giremeden hemen sahaya çıktık. Emsi'nin sakatlığı sebebiyle oynamayacak olması moralleri bozmuş olsa da olduğu kadar diyerek basketbolumuzu oynadık. Genç Subaylar'a karşı oynadığımız için epey de oldu yani. Selim Abi, Oytun takır takır attılar üçlükleri, ben de pota altında takıldım öle. İkinci maçta Yavuz'larla -benim için o takım Yavuz'un takım butcher- karşılaştık. Çok da iyi mücadele ettik ama adamlar iyi kardeşim. Ezildik ribauntlarda. Maç sonunda benche giderken Yavuz ".ember altına tatil köyü kurayım, aman parkanin turuncu renkli yerlerine basmayayım, şöyle dirseklerimi de Barış'ın omuzlarına dayayayım" BabyShaqoğlu'na baktım ve kendime söz verdim: Never back down.  boxing

Cumartesinin son maçında Övünç bizi... Daha biz havaya giremeden maç bitmişti zaten. Gerçi Övünç'ün her maç sonrası tribünde "Evet abi, daha iyi oynuyoruz, oynayacağız" laflarını duyduğumdan sonuca pek de şaşırmadım. Şu adamı kızdırmayın, dellendirmeyin diye kaç defa söyledim yahu.

Maçlarımızı bitirdik, otele döndük, duşumuzu aldık ve yatağa çöktük. Hakikatten yaşlanmışız ha. Yemeğe 2 saat var bekleyemeyiz, dürüm mürüm bişi alalım derken, ne Volkan ne de ben yataktan kalkacak gücü bulamadık. Gerçi böylesi daha iyi olmuş olabilir çünkü yemek için mekana gittiğimiz de herşeyin tadı daha bir tatlı geldi. Mezelere ceylan görmüş aslan gibi yumuldum. Önce Kayhan'dan sonra Volkan'dan destek de gelince üç tabağa yakın mezeyi silip süpürdüm. Sonra gelen etler de fena değildi. Biraz soğuktu ama 50 kişi mekanı bastığımızdan normaldir. Yemek boyunca muhabbet sağlamdı. Selim Abi ile bisikler ve fotoğraf makinaları üzerine lafladık. Aslında makina demişken epey makina kurcaladım v makina muhabbeti yaptım bu hafta sonu. MuYu senin dediğim makina güzel de, o da 1200-1400 tl civarında değişiyormuş. Direk SLR alsan ya biraz daha koyup.

Yemekten biraz erken kaçıp Soner'lere bilet almaya gara gittik. Ve turnuvanın en çok beklenen ve bir türlü gelemeyen adamı Gökhan ile karşılaştık. Anca varmış, yuh. Karnımız tok, keyfimiz pek bi şekilde otele dönüp içmeye başladık. Volkan'ın getirdiği 2 şişe absolutun birini açtık. Normalde otel/yurt kalışlarının değişmezi olan oda gezmelerini yapmaya halimiz olmadığından ilk şişenin dibini görene kadar odada takıldık. Sonracığıma ünü alt katlara ulaşan Club Penthouse'u ziyaret etmenin vaktinin geldiğini düşünerek Absolut Mango şişesi ile birlikte yola düştük. Maalesef ben iyice mayıştığım ve mangonun iğrenç tadıyla ayılır gibi olduğum için 2,5-3 gibi mekanı terkettim. Lakin mekanın kalitesi, her halinden belli idi.

Gece uyudum.

Pazar sabahı önce ağzıma pislemiş kediyi odadan kovdum, sonra da ağzımdaki berbat tadı silmek için kahvaltı odasına yöneldim. Ümit Can ve yeğeni ile güzel bi kahvaltı yaptık. (Şefim bu arada dün Söğütlüçeşme durağında Esk trenini beklerken Fener taraftarının akın etmesiyle uyandım, Fener vs. Sivas maçına. Ben gelemezmişim zaten, bugün 2 tane sınavım vardı.) Yavaş yavaş diğerleri de geldi. Biraz daha yedik. Sonra da hazırlanıp maçlar için yola çıktık. Çeyrek finalde benim şampiyonluk adayı olarak gösterdiğim Adabazar takımına karşı oynayacaktık. Benim Şeker'in gelmeyişi ile sonlanacağını düşündüğüm Ada Satışı'nı tüm hafta sonuna yaymayı planlamışlar. Eh biz de Team Halay Ekibi olarak bunu affetmedik. Oğuz'un etkili oyunuyla yarı finale yükseldik. Yarı finaldeki rakibimiz ise yine Yavuz'un takımı idi.  Star Wars
Maç öncesinde takım arkadaşlarıma "Sırığı bana bırakın" dedim. Daha ısınma aşamasında etraftan "Barış sakin, yavaş be abi etc" laflar gelse de bunlara kulaklarım tıkalıydı. Batugdom'daymışcasına söylediğim "2 man in, 1 man out" tezahüratıyla gazın alasını almışım zaten. Neyse efendim maç başladı, dayandım Yavuz'a. Sokmadım arkadaşım pota altına. Dirseği dayadım, şortunu indirdim (yoksa bunu ilk maçta mı yapmıştım), baltayı vurdum etc. etc. etc. Şampiyon takımın gizli silahını sindirmiştim. Bir pozisyonda zaten "yok parmağım uf oldu" filan diyerek ağlamaya kalktı ama yemedim tabii. Çeyrek finalde 25 rib. alan adamı 8 rib'de (galiba) tuttum. Ayakkabılar kaymasa daha da iyi olacaktı ya neyse. Ha Yavuz'un bahsettiği pozisyona gelince. Şöyle anlatayım, rakibinizin aile mücevherlerine atılan bir fiske sonrasında ribaund almak çok kolay. Lakin bunca gaza, mücadeleye, pisliğe rağmen 21-5 yenildik. Yaşlıyız be abi, hakketten ama.  old

Bu noktada şunu belirtmek isterim yalnız. Sahada yaptığım herşey saha karşılık gördüğü, kabullenildiği içindir. Yavuz'a karşı da, üçüncülük maçında Ümit Can'a karşı da tamamen arkadaşca rekabet içerisinde oynadık. Bakın mesela Şef benim gözü morattı, ben bişi demedim. Sayın Beybişek gibi "derim kalktı ay aman" diye ortalığı velveleye vermedim.

Ayrıca Yavuz'a karşı yaptığım mücadele ile ilgili olarak kendimi, Lakers'ın şampiyon olmasını sağlayan sertlik ile mücadele edebilme özelliğini kazandıran Rockets gibi hissettiğimi söylemeliyim. Benden sonra hangi maçta bu kadar zorlandın ha, sorarım size.

Bizim yarı final maçı tırışka geçerken diğer yarı final bombaydı. Tam sevdiğim türde bol kapışmalı, kolay sayı yok oynun oynandığı maçı Kerem'ler kazandı. Fakat burada öyle yoruldular ki finalde güçlerini tam olarak gösteremediler. Neyse bir tane de gümüş madalyan olsun değil mi Kerem. Şampiyon kadroyu da kutluyorum. Sedat takımını çok iyi yönetti, herkesden katkı aldılar.  Saygı

Pazar akşam ki yemek dört kişilik masalar şeklinde düzenlendiğinden biraz sönük geçti. Zaten ayrılık vakti, yolculuk düşüncesi derken sıkıcı anların yaklaştığı belli ediyordu kendini. Biz de geldiğimiz araba tekrar yola düştük. Ben yine Esk'e döneceğim, Çağrı'yı gardan Ankara-Ordu yoluna uğurlayacağız, Volkan Esk'te bir gece geçirip Ankara'ya gidecek; planımız buydu. Aslında bir noktaya kadar da iyi işledi ama biz iki (Volkan ve ben) Ankara'yı, Eskişehir'i yalayıp yutmuş iki insan Ankara'ya son otobüslerin 22:30 olduğunu bilemedik. Daha fenası Ank-Esk arasını 2-2,5 saat diye hesapladık. Valla büyük eşşeklik, pardon Çağrı. Bayağı bi debelendikten sonra nihayet Çağrı'yı da otobüse bindirip Eskişehir merkeze geçtik.

Burada da can yoldaşım Volkan'a özel bir teşekkür etmek istiyorum. Maddi ve manevi çok destek oldu. Yemedi yedirdi, içti içirdi. Özlemişim be moruk. Senin arabayla Avrupa'da bi road trip yapalım.  Evil

İşte benim macera aşağı yukarı böyle bişi oldu. Gerçekten çok özlemişim. Kışın uzaklarda olmazsam mutlaka Antalya'dayım.


EK: Ulan dün ne güzel oturup 2,5 saat yazı yazdım, onda da gidip cracker saldırısına uğradığımız zamanı tutturdum. Öehh. Ama biliyodum böle bişi olacağını. Neyse...

Ordu iyidir iyi. İlk karadeniz seferini göremedik, bir daha gidelim.


Logged

mc
Yönetici
Pro. Member
*****
Offline Offline

Posts: 2.214


View Profile
« Reply #76 on: 18 Aug 2009 - 19:25:51 »

gani'cim teşekkür ederim, çok çok güzel bir haftasonu geçirdim. özellikle cumartesi geceki maraton uzun zaman aklımdan çıkmayacaktır, otel ve yemekler de kusursuzdu, yine ayrıca bir alkış bilecik'e. takımımın yarı finale gelişi ve salonların mükemmelliğini gördükten sonra da çok koydu oynayamamak; ancak kısmet değilmiş demek lazım.
Logged
Eric
Geçerli
Global Moderator
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.993



View Profile
« Reply #77 on: 18 Aug 2009 - 20:23:02 »

Bu kış turnuvasını sorunsuz halledersek hem forum ahalisinin selameti açısından (kar kış soğuk vs.) kış turnuvalarının hepsini burada yapma önerim olacak.

turnuva değilde yeme içme günleri yapsak ayriyetten  utangac
Logged

gelo-raptor
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.374



View Profile
« Reply #78 on: 18 Aug 2009 - 22:30:29 »

Bir dahaki yaz turnuvası için Olgu kusura bakmasın da sonuna kadar Ordu. Yıllardır bahane arıyordum zaten gitmek için. Çağrı'ya tam destek!!!
Logged

Kazaam
Newbie
*
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 158



View Profile
« Reply #79 on: 19 Aug 2009 - 02:14:42 »

daha sonra edirne yaparız abi bu sene orduysa
Logged
ai#3
ai#3
Yazar
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 3.054


mezara kadar


View Profile WWW
« Reply #80 on: 27 Aug 2009 - 15:53:40 »

 Turnuva sonrası yorum için epey geç kaldım ama anca döndük eve, esasen epey bende uzun bi yazı yazıcaktım ama üstünden hayli  uzun zaman geçti bi daha kine artık
 barış biraderim le başladığım turnuva serüveni yukarıda kendisi güzel bir şekilde eksiksiz özetlemiş zaten üstüne koyacağım nerdeyse birşey bırakmamış sağolsun; yolculuğu,turnuvası,turnuva dışı aktiviteleri sohbetleri vs ile benim adıma harika bir turnuva oldu, başta bu turnuvada emeği geçen gani kardeşime ve tüm dostlara teşekkür ederim ben tatil zamanımı sırf bu turnuva için ayarlamıştım ve iyikide öle yapmışım, takım arkadaşlarıma da özelllikle teşekkür etmek istiyorum tek tek, ben maçlarda epey eğlendim şahsen, alp in insan üstü gayretlerine ayrıca şapka çıklarıyorum ayrıca gökhan lada oynamak zevkti Smiley gökhan demiş ken kendisi corendondan şöle öldüm fiyatına bi bilet çaksada kışın ki turnuvayada gelsem Tongue
 tekrar emeği geçen ve bu oluşuma gönül vermiş tüm dostlara teşekkür ederim...
« Last Edit: 27 Aug 2009 - 15:57:17 by ai#3 » Logged

Teardrop
Pro. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 1.283

Tracy McGrady


View Profile
« Reply #81 on: 28 Aug 2009 - 15:39:20 »

ben de bayagı gec yazabiliorum, internete erişimim olmadı bugune kadar- eve dondugumden beri de fazla bilgisayar kullanmadım. bugune kismetmiş.

bu ortamın kurulumunda emegi gecen tum herkese tesekkürler. turnuvayı duzenleyene tebrikler, o  kendini biliyor- bilecik te de turnuva yapılabilirmiş; ama sanslıymısız tren kazasını biz yasamadık çok şükür.

şampiyon takıma ve mvp'ye tebrikler.

takım arkadaslarımın hepsine tesekkürler, kondüsyon problemlerine asabilseydik daha iyi noktalarda olabilirdik. onumuzdeki turnuvalarda daha yuksek kondusyonlarla inşallah.

cok guzel bir haftasonuydu, kıs turnuvasını sabırsızlıkla bekliyorum.
Logged
Pages: 1 ... 3 4 5 [6]  All
batug.com forum sayfalari  |  Pano  |  Arşiv  |  batug.com Basketbol Günleri  |  Topic: 16. batug.com Bilecik Basketbol Günleri Sonrası Yorumlar « previous next »
    Jump to: