Welcome, Guest. Please login or register.
15 Oct 2019 - 23:45:50
batug.com forum sayfalari  |  Pano  |  Arşiv  |  Dünya & Türk Basketbolu  |  Topic: Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker (2007 TBL Finali) 0 Members and 1 Guest are viewing this topic. « previous next »
Poll
Question: seri sonuç tahminleriniz  (Voting closed: 31 May 2007 - 22:39:57)
Efes Pilsen 4-0 - 4 (8%)
Efes Pilsen 4-1 - 7 (14%)
Efes Pilsen 4-2 - 11 (22%)
Efes Pilsen 4-3 - 4 (8%)
Fenerbahçe Ülker 4-0 - 6 (12%)
Fenerbahçe Ülker 4-1 - 3 (6%)
Fenerbahçe Ülker 4-2 - 12 (24%)
Fenerbahçe Ülker 4-3 - 3 (6%)
Total Voters: 47

Pages: 1 ... 10 11 12 [13]
Author Topic: Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker (2007 TBL Finali)  (Read 53010 times)
AirJordan
Newbie
*
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 202


Hocaların hocası


View Profile
« Reply #180 on: 5 Jun 2007 - 01:09:46 »

Konuyu uzatmak taraftarı değilim. Belki pek çok kişiye anlamlı gelmeyecek ama ben bu takımın gerçek kimliğinin final serisindeki psikolojosi tükenmiş Efes'e karşı coşan Fener'in değil onun öncesinde dacka'ya zorlanan, Banvit'e elenen Fener'in yansıttığını düşünüyorum. Euroleauge maçlarında ise ben Efes serisindeki takımı değil dacka ya da banvit'e karşı oynayan takımı seyrederiz gibi geliyor.

Ben bunu kabullenemiyorum. Ikinci yarıdan itibaren playoff'lar dahil, FB Ülker aşşağı yukarı
26 maça çıktı. Bunun ikisini kaybetti.Şimdi gelecek sezon euroleague'de başarısız olur çünkü 26 maçın 24'ünü kazanıp 2'sini kaybettiği ve kötü oynadığı 3-4 maçta gerçek kimliği ile oynadı dersen, sağlıksız bir analiz yapmış olursun kanımca.Kötü oynadığı 3-4 maçta gerçek kimliği ile oynuyor, iyi oynadığı 22-23 maçta sahte kimliği ile oynuyor. Bana çok mantıklı gelmiyor açıkçası.
Ne demek istediğini bi noktaya kadar anlayabiliyorum, ama sunduğun gerekçeleri çok fazla geçerli bulamıyorum.
FB Ülker banvit maçını konsantrasyon probleminden dolayı kaybetti, banvit'in de hakkını yedim gibi olmasın ki onlar hakettikleri galibiyeti aldılar, ama şu bir gerçek ki konsantrasyon zaafiyeti olmasaydı takımda, finalde efes'i düşüneceklerine banvit maçına konsantre olmuş olsalardı
o maçı kaybetmezlerdi. Efes banvit'i 3-0 ile geçti playoff'larda fark atarak, Fener de aynı tarifeyi efes'e uyguladı, belki de son 10 yılın en farklı kazanılan final serisini oynayarak. Şimdi nasıl olacak bu iş ? Daha güçlü rakiplere karşı Fener işi sıkı tutuyor, zayıf takımlara karşı ise maça asılmıyor anlamını çıkarıyorum buradan. Euroleague'de de banvit daçka ayarında takımlardan ziyade efes pilsen telekom ayarında takımlar olduğu için bu bahsettiğin tezin de gerçekleşme ihtimali fazla olmasa gerek.  Ya algılamada ya da anlatımda  bir sorun var galiba.
« Last Edit: 5 Jun 2007 - 01:10:56 by AirJordan » Logged
Ahmetarif74
Jr. Member
**
Offline Offline

Posts: 411


batug.com


View Profile
« Reply #181 on: 5 Jun 2007 - 13:27:10 »

Algılama sorunu oldugunu sanmıyorum. Varsa bir anlatım sorunu vardır. Beko ligi benim kanımca El için kıstas kabul edilemeyecek bir düzeyde. dolayısıyla 26 maçın 26'sını kazanmış olsa da bunu ben EL için kriter kabul etmem. Fener'in tam da toparlandığı ve üst üste galibiyetler aldığı zamanda iki takım içinde hedef maçını kendi evinde Napoliye kaybediyorsan EL için buna bakacaksın. 14 maç yapıp 5 tanesini kazanıyorsan yine buradan hareket etmek lazım diye düşünüyorum. Yok biz EL'de üst üste 3 maç kazandık. Avrupa devi Barca'yı da yendik diyenler ve gerçek kimliğimiz budur önümüzdeki sene de böyle olacak deniyorsa bana bu pek anlamlı gelmiyor. bu seriyi sonlandıran maç olan Napoliyi de hafife aldık diyerek argümanı desteklemek mümkün.

Ligde Telekom ve Efes'i ayrı tutmak anlamlı olabilir ama bir maçla Efes böyle çökebiliyorsa ve hiçbir toparlanma emaresi göstermiyorsa Efes'in o hali bile El için bence kıstas olmaz. Telekomun ise iki önemli handikapı vardı. Birisi ciddi bir coach problemi diğeri ise guard mevkiinde skorer eksikliği.

Seneye hedef gerçekten sadece ilk gruptan çıkmaksa zaten burada yazmak da anlamlı değil. Ben hedefin ilk sekizi zorlamak değil en azından ilk sekize kalmak olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de bazı şeyleri hatırlatmak istiyorum. o kadar. Bir de Türkiye'de rüzgarın nereden eseceği belli olmuyor. Hazır ülker'in desteği yakalanmışken Avtupa'da ses getirecek bir kadro kurmak hayal olmasa gerek. Uzun vadeli planlar ve stratejiler tabi ki olmalı. Alpella da zaten bunun için var. Ama kısa vade de daha iyi bir kadro kurulabileceğini düşünüyorum.

Benim ısrarla söylediğim ve son kez söyleyeceğim şey şudur. bazı zaferler bize geçmişimizi çok çabuk unutturmakta. Bu sadece Fener özeli için değil, Türkiye geneli için geçerlidir. Maalesef biz yerel'de büyük bir zafer kazandığımızda uluslararası arenada daha büyük bir zafer kazanacağımızı umarız. gerekli hamleleri yapmayız çünkü yerelde büyük bir zafer kazananlar bunu aynen uluslararası arenaya taşıyacaklardır beklentisine kapılırız. ama olmaz. Bir türkiye klasiği. sadece spor değil. bilim dahil olarak aklınıza gelen her türlü alanda durum böyle. Kartezyen felsefe konusunda Avrupa'nın 200 yıl gerisinden gidince böyle oluyor...
Logged

AirJordan
Newbie
*
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 202


Hocaların hocası


View Profile
« Reply #182 on: 5 Jun 2007 - 14:22:11 »

Algılama sorunu oldugunu sanmıyorum. Varsa bir anlatım sorunu vardır. Beko ligi benim kanımca El için kıstas kabul edilemeyecek bir düzeyde. dolayısıyla 26 maçın 26'sını kazanmış olsa da bunu ben EL için kriter kabul etmem. Fener'in tam da toparlandığı ve üst üste galibiyetler aldığı zamanda iki takım içinde hedef maçını kendi evinde Napoliye kaybediyorsan EL için buna bakacaksın. 14 maç yapıp 5 tanesini kazanıyorsan yine buradan hareket etmek lazım diye düşünüyorum. Yok biz EL'de üst üste 3 maç kazandık. Avrupa devi Barca'yı da yendik diyenler ve gerçek kimliğimiz budur önümüzdeki sene de böyle olacak deniyorsa bana bu pek anlamlı gelmiyor. bu seriyi sonlandıran maç olan Napoliyi de hafife aldık diyerek argümanı desteklemek mümkün.

Ligde Telekom ve Efes'i ayrı tutmak anlamlı olabilir ama bir maçla Efes böyle çökebiliyorsa ve hiçbir toparlanma emaresi göstermiyorsa Efes'in o hali bile El için bence kıstas olmaz. Telekomun ise iki önemli handikapı vardı. Birisi ciddi bir coach problemi diğeri ise guard mevkiinde skorer eksikliği.

Seneye hedef gerçekten sadece ilk gruptan çıkmaksa zaten burada yazmak da anlamlı değil. Ben hedefin ilk sekizi zorlamak değil en azından ilk sekize kalmak olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de bazı şeyleri hatırlatmak istiyorum. o kadar. Bir de Türkiye'de rüzgarın nereden eseceği belli olmuyor. Hazır ülker'in desteği yakalanmışken Avtupa'da ses getirecek bir kadro kurmak hayal olmasa gerek. Uzun vadeli planlar ve stratejiler tabi ki olmalı. Alpella da zaten bunun için var. Ama kısa vade de daha iyi bir kadro kurulabileceğini düşünüyorum.

Benim ısrarla söylediğim ve son kez söyleyeceğim şey şudur. bazı zaferler bize geçmişimizi çok çabuk unutturmakta. Bu sadece Fener özeli için değil, Türkiye geneli için geçerlidir. Maalesef biz yerel'de büyük bir zafer kazandığımızda uluslararası arenada daha büyük bir zafer kazanacağımızı umarız. gerekli hamleleri yapmayız çünkü yerelde büyük bir zafer kazananlar bunu aynen uluslararası arenaya taşıyacaklardır beklentisine kapılırız. ama olmaz. Bir türkiye klasiği. sadece spor değil. bilim dahil olarak aklınıza gelen her türlü alanda durum böyle. Kartezyen felsefe konusunda Avrupa'nın 200 yıl gerisinden gidince böyle oluyor...

Hah, şimdi oldu  Smiley

Benim de böyle bir korkum var esasında. Final maçından sonra sadece finali baz alarak gelecek yılın planlaması yapılacaksa
büyük hata yapmış olurlar. Ki ülke'nin yapısında var bu maalesef, işler iyi gittiğinde olumsuz yönler fazla gündeme gelmez.

Ama şunu da kabul etmek gerekir ki, yeni bir kadro ve yeni bir oluşum zaman geçtikçe kıvama gelir.
Her ne kadar lig maçları euroleague için kıstas olmasa da, ligin ilk ve ikinci yarısını karşılaştırdığında bu gelişimi görmek mümkün.
Bunlar olumlu noktalar, bir de olumsuz noktalar var, efes pilsen bu yıl kötüydü, gelecek yıllar bu kadar kötü olmayacaklar.
Telekom büyük bir atılım gerçekleştirmekte. Çok önemli takviyeler yapmakta ve gelecek yıl ligin ve avrupa'nın flash ekiplerinden  biri olacaklar . Galatasaray mesela aynı, yeni bir sponsor buldular, çok daha güçlü bir kadro kuracaklar. Beşiktaş da yeni yapılanmanın yollarını arıyor, gelecek yıl onlar da çok daha büyük yatırımlar yapacaklar. Yani gelecek yıl takımlar bu yıla göre çok daha kaliteli ve güçlü olacaklar. FB Ülker de buna ayak uydurmak zorunda. Benim fikrime göre takımda radikal değişiklikler yapmaya gerek yok.Takım iyi ama önemli 2 eksik var.
Bence öncelik olarak iyi bir kısa forvet ve pivot alınabilirse bu yeterli olacaktır. 2 takviye ile bence euroleague'de ilk 8 mümkün.

Her ne kadar imkansız olsa da, ileride serkan erdoğan'ın da alınmasını çok isterim.Ama bu çok zor galiba.
Logged
fabrio
Veteran
Sr. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 894


Gerçek bir prens...


View Profile
« Reply #183 on: 5 Jun 2007 - 14:44:03 »

Karşı olduğum iki nokta var;

Birincisi ilk 8'e kalmanın, ilk 16'ya kaldıktan sonra gerçekleşen küçük bir adım gibi gösterilmesi. İlk 16'ya kalmanın mevcut kadro ve rakipler itibariyle başarı olmadığında hemfikiriz. Fakat bu aşamayı geçip çuvallayan çok takım gördük geçmiş 3 senede (Daha önce ilk 8 aşamasının olmadığı dönemi saymıyorum). Çekirdek kadro itibariyle 2 senedir bir arada oynayan ve kadro kalitesi itibariyle Avrupa'daki sıralaması bana göre ilk 8'e giremeyecek bir ekibin, anormal bütçe arttırımları yapılmadan hedefinin ilk 8'i zorlamak olarak belirtilmesi bana göre olması gerekendir.

İkinci olarak başarıya getirdiğiniz eleştiriler. Bu seneye kadar Fenerbahçe takımı, sponsorluk çerçevesinde kadrosuna kattığı Ülkerspor'un aksine, tam 16 senedir şampiyon olamamış, taraftarları arasında (ben de dahil) Türkiye şampiyonluğu takıntısı olan bir takım. Bunun bu sene için oyuncular üzerinde bir baskı unsuru olduğu ve bu nedenle diğer amaçlara odaklanılamadığı bir gerçek ve bence çok doğal. 17 senedir şampiyon olamamış Galatasaray takımının veya 32 senedir şampiyon olamamış Beşiktaş takımının, çok üst düzey kadrolar kursalar bile, öncelikli amaçlarnın Türkiye ligi şampiyonluğu olmasının gelecekte normal olacağı gibi, Fenerbahçe'nin bu seneki şampiyonluğu abartması çok normaldir bana göre. Bundan sonraki senelerde, Fenerbahçe takımı adına Türkiye şampiyonluğu bir başarı gibi gösterilirse göz boyama olacaktır ama bu sene için bence bu geçerli değil.
Logged

Levenspiel
Newbie
*
Offline Offline

Posts: 50



View Profile
« Reply #184 on: 5 Jun 2007 - 19:32:09 »

Fener için ilk 8'e kalmak bir başarı olacaktır, ancak "ilk 8'i zorlamak" hakikaten komik bir hedef. "Zorlayacaksan" Final4'u zorla.

Fenerbahçe'nin kesinlikle içerden güvenilir bir hücum tehditi yakalamasi lazim, ve bu mevcut kadrosunda yok. Yoksa bildigin Ülker kadar gider en fazla. Barca'yı, PAO'yu yenip Pau'ya Prokom'a yenilebilen bir takım çıkar karşımıza.
Logged
fabrio
Veteran
Sr. Member
*****
Offline Offline

Gender: Male
Posts: 894


Gerçek bir prens...


View Profile
« Reply #185 on: 6 Jun 2007 - 00:31:37 »

Burada türkçe dersi vererek hakaret etmek istemem. Sağlam kafayla bir daha okuyun isterseniz.
Logged

Levenspiel
Newbie
*
Offline Offline

Posts: 50



View Profile
« Reply #186 on: 6 Jun 2007 - 03:25:00 »

Eh, hakaret etmişsin zaten. Ben de Türkçe dersi vermek istemem Wink.
Logged
Pages: 1 ... 10 11 12 [13]
batug.com forum sayfalari  |  Pano  |  Arşiv  |  Dünya & Türk Basketbolu  |  Topic: Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker (2007 TBL Finali) « previous next »
    Jump to: